Köşe Yazarları

Müzakerelerde kritik eşik







Müzakere süreçleri zor olur.
İnişli çıkışlı, bazen gergin…
Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere süreci de bu şekilde devam ediyor.
Yarım asrı geride bırakan Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması ve günün sonunda her iki taraftaki halkı da tatmin edecek bir çözüm bulunması hiç de kolay değil.
Ama imkansız da değil.
Güney Kıbrıs seçim sathı mahalline girmemiş olsaydı, belki müzakerelerde işler daha kolay olurdu.
Seçim dönemlerinde bu işler maalesef zorlaşıyor.
Gelinen aşamada liderler ve müzakerecileri Haziran ayı sonuna kadar Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB ve Mülkiyet konularında ortaya bir uzlaşı metni çıkarma hedefiyle çalışıyorlar.
Son dönemde odaklandıkları başlık ise mülkiyet.
Taraflar mülkiyet konusunda ortaya bir yakınlaşma belgesi koyabilmek için çaba sarf ediyorlar.
Tıpkı diğer üç konuda ortaya çıkan yakınlaşma kağıtları gibi…
Masada konuşup prensipte uzlaştıkları meseleleri kağıda dökme eksersizinde özellikle Rum tarafının bazı konularda eski pozisyonunu öne çıkarmaya çalışması işleri zorlaştırıyor.
Ancak  buna rağmen, müzakere odasındaki olumlu havanın bozulmaması ve mülkiyet konusunda bir yakınlaşma kağıdının ortaya çıkması için çaba sarf ediliyor olması, Haziran sonu olarak konulan hedefin ulaşılabilir bir hedef olabileceği beklentilerini yükseltiyor.
Toprak ve Garantilerle Güvenlik konuları masada daha ele alınmaya başlamış değil.
Bu konularla ilgili bazen gayrı resmi bazı fikir eksersizleri yapılıyor olsa bile, bu meselelerin son aşamada ele alınmasının en sağlıklı yol olacağı artık herkes tarafından kabullenilmiş durumda.
Bu arada Türkiye-AB zirvesinin uzlaşı ile sonuçlanmış olması da Kıbrıs müzakerelerinin geleceği açısından olumlu bir gelişme olarak not edilmelidir.
Zirvenin başarı ile bitmesi son dönemde Brüksel kaynaklı baskılar altında bunalan Rum Lider Nikos Anastasiades’i rahatlatacak.
Anastasiades’in son dönemde müzakerelere dönük olarak dağılan ilgisini yeniden yoğunlaştırmasını sağlayacak.
Bu da özellikle liderler düzeyinde çözüm bekleyen meselelerin ele alınıp sonuçlandırılabilmesi için olumlu bir zemin oluşturacak.
Kısacası Türkiye-AB zirvesinin sonucunun Kıbrıs müzakerelerine olumlu etkileri olacak.
Özellikle Brüksel’de Kıbrıs meselesine 3-4 ay içerisinde bir çözüm bulunabileceğine dönük oluşan beklenti de Kıbrıs müzakerelerinde itici bir unsur olacak.
Gelinen aşamada Kıbrıs sorununun çözümü konusunda beklenti yüksek.
Top ise Lefkoşa’da liderler ve müzakerecilerinde…
Eğer Lefkoşa’da taraflar beklentilere yanıt verecek bir performans ortaya koyarak Haziran ayı sonu hedefini tuttururlarsa, işin önemli bir bölümünü başarmış olacaklar.
Sonra sıra garantörlerin de katılacağı final görüşmelerine gelecek.
Özetle önümüzdeki üç ayda yaşanacak gelişmeler müzakerelerin sonucunu belirleyecek.
Bizi çözüme yaklaştırabileceği gibi, müzakere koşullarını da ortadan kaldırabilecek.














Başa dön tuşu