Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Muhaceret Affı, Plansızlık ve Eğitim

Okullar açılalı bir ay oldu. Birçok okulda öğretmen eksikliği devam ediyor. Öğretmen eksikliği nedeniyle bazı okullarda ailelerin çocuklarını okula göndermeme eylemleri sürüyor. İlköğretimde birçok okulda sınıftaki öğrenci sayısı 35’i buldu. Ortaöğretimde bazı okullarda sınıfta 40’ın üzerinde öğrenci var.

Hal böyle iken Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova, mecliste yaptığı konuşmasında nüfus artışı yaşandığına dikkat çekerek, eğitimde ve sağlık birimlerinde yığılmalar olduğunu, bu sebeple problemlerin çıktığını anlattı.

Ayni günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hamza Ersan Saner,  CTP’nin başvurusu ve Anayasa Mahkemesi’nin ara emri kararıyla durdurulan Muhaceret affından 45 günde 2 bin 697 kişinin yararlandığını, affın normal süresi olan 90 güne tamamlanabilmesi halinde bu sayının 5-6 bini bulacağını açıkladı.

Peki sayın Berova’ya sormak lazım, ne oldu da nüfus artışı oldu bu ülkede? Doğurganlık mı arttı? Çok sayıda vatandaş mı yapıldı? Yoksa muhaceret affı ile bu ülkeye çağ nüfusu kadar çocuk mu geldi?

Kaldı ki bunların cevapları açık açık söylenemiyorsa ve sadece “nüfus artışı” oldu denilerek geçiştirilmeye çalışılıyorsa, yapılan bir yanlışlık var demektir. En basiti ile planlama hatası vardır. Bakanlar Kurulu’ndan muhaceret affı geçirilirken siz nerdeydiniz sayın Berova?

Gelelim Çalışma Bakanımıza… Göğsünü kabarta kabarta anlatıyor; “CTP engellemeseydi 5-6 bin kişi yararlanacaktı aftan” diye… Kısa sürede 2 bin 700 kişi aftan yararlanmış. Bakanlar Kurulu’ndan Muhaceret Affı’nı geçirirken hiç mi aklınıza gelmedi, bu çalışanların çocukları olabilir, bunların barınma ve eğitim hakkı vardır ve bunu devlet olarak sağlamak durumundayız. Bence hiç gelmemiştir.

Çok basit bir hesap yapmakta yarar var. Bu ülkede çağ nüfusu 3000-3500 arasındadır. Çalışma Bakanımız Ersan Saner, CTP’nin ara emri almasından önce 2 bin 700 kişi aftan yararlandı. Ülkeye çalışmak için gelen bu emekçi insanların yarısının çocuğu olsa ve bu ailelerin de en az bir çocuğu olsa 1350 yeni öğrenci demektir. İki çocuğu olsa 2700 öğrenci demektir. Yani çağ nüfusu kadar öğrenci… Ersan Saner’in söylediklerinden anlaşılacağı üzere en iyimser tahminle en az 1000 öğrenci bu öğretim yılı başında okullara akın etmiştir. Bu duruma ne okullarımızın altyapısı müsaittir ne de öğretmen sayımız. Bugün okullarda yaşanan kaos da bundan kaynaklıdır.

Öğretim yılının başında Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından basılan kitaplar çağ nüfusuna göre basılmaktadır. Bugün oldu daha bazı okullarda kitap eksikliği vardır. Neden biliyor musunuz? Çünkü basılan kitaplar tükendi ve ikinci baskıları yapılmaktadır. Artan öğrenci sayısından kaynaklı bu çağda kitap eksikliği yaşıyoruz. Eğitimde teknolojik materyallerin kullanımının yıllar öncesinden başlandığını söylememe gerek yok. Biz 2016’da en basit eğitim materyali olan kitabın eksikliğini yaşıyoruz. Varın siz düşünün halimizi…

Benim Türkiye’den veya üçüncü ülkelerden, emeğinin karşılığını alamayan, ucuz işçi olarak kullanılan insanlarla bir sorunum yok. Ancak bu insanları bu ülkeye getiren ve bu ülkede çalışmalarına izin veren yöneticilerin, bu insanların çocuklarının eğitim hakkını da düşünmek zorundadır. Bu ülkede yaşayan çocukların da eğitim hakkı düşünülmelidir. 21’inci yüzyılda 40 kişilik sınıflara mahkum edileceksek vay halimize…

Dolayısı ile bu plan özürlü devletimiz ve bu devleti yönetenlerin kararlar alırken iyi düşünmesi ve planlama yapması gerekmektedir. Bu olay bize göstermiştir ki, her alınan kararın yan etkilerini de düşünmek zorundayız. Düşünemiyorsak, düşünebilen bir bilene sormakta yarar vardır. Saner’in dediği gibi muhaceret affı sonuna kadar uygulansa ve bu ülkeye 5-6 bin kişi gelseydi ne olacaktı?

Vay okullarımızın haline vay!