Köşe Yazarları

MOTİVASYONU BOZMAYIN YETER







Motive olmuş bir iş gücünün şirketin performansına olan katkıları saymakla bitmez. Zaten çok uzun bir süredir bu farkındalığın sonucu ortaya çıkan bilgi bombardımanı altındayız. Ancak nasıl Sanayi Devrimleri’nde 1’den 4’e aşamalı bir geçiş ve dönüşüm yaşadıysak, “motivasyon” kavramı da bu dönüşümden payını aldı. Hoş geldin “Motivasyon 4.0”




Günümüzde, otomasyon daha düşük seviyeli işleri devralma aşamasında. Aynı zamanda, daha yüksek düzeyde düşünme ve yüksek motivasyon gerektiren yeni işler yükseliş eğiliminde. Mevcut işyeri evrimi, işin yeniden tasarlanması gerekliliğini ve yeni yetkinlik ihtiyaçlarını gündeme getirdi.



Daha önceki endüstriyel bağlamda iş davranışlarını “önceden” iyi açıklayan motivasyon modellerinin modası geçmeye başladı. Yeni ve tazeyken işe yarayan çoğu kavram, bugün aynı etkiye sahip değil. Bir döneme damgasını vuran motivasyon kavramının içeriği artık herkes için aynı değil.

Bu değişimi farkedemeyen çoğu şirket liderinin insanları motive etmeye çalışan düşünce ve davranışlarının da modası geçmeye başladı. Çoğu yönetici bu yeni dönemde, iş gücüne katılmaya başlayan yeni nesilleri, yanlış inanışlardan kaynaklanan sistemlerle, eski moda etkinliklerle ve ödüllerle motive etmeye çalışıyor.

Çalışanları gerçekten motive etmekte işe yarayan şeyler ile yöneticilerin gerçekte yaptıkları arasında bir uçurum var.

Bu sebeplerle şimdi soruları ve cevapları  değiştirme zamanı.  İlk olarak başkalarını nasıl motive edeceğimizi sormayı bırakabiliriz. Bunun yerine, çalışanların kendilerini motive etmeleri için gereken ortamı nasıl yaratabileceğimizi sormalıyız.

Buna cevap verecek bilgiler henüz yüklenme aşamasında olabilir  veya şirket altyapımız ve kaynaklarımız buna hazır olmayabilir. O zaman daha kolay ve kestirme bir yolu deneyebiliriz:

Çalışanları motive etmenin en iyi yolu: Demotive etmeyi bırakın

Aslında, çok uzun bir süredir çalışanları işe alırken aradığımız yeni yetkinliklerden biri de kendi kendilerini motive edebilmeleri. Ve aynı zamanda, çalışanlar da kendi iç motivasyonlarını sağlamak için yoğun bir çaba içinde.

Peki biz sabahları uyanıp güzel bir gün olacağına kendine inandıran, kendi kendini motive edip tüm pozitif enerjisi ile işe gelen personelimizin bu yüksek motivasyonunu nasıl değerlendiriyoruz?

 

Çalışanların işyerinde motivasyonunu yerle bir eden en önemli etken, diğer insanlar ve en önemlisi, rapor verdikleri yöneticiler veya üst düzey yöneticilerdir. Ne yazık ki çoğu yönetici yaratılması çok zor ve maliyetli olan ve hazır bir şekilde bulup değerlendirebileceği bu kaynağı boşa harcıyor ya da etkisiz kılıyor. Bu da gösteriyor ki çalışan verimliliğinin önündeki en büyük engel kötü yönetim.

İşyerinde moral bozulmasına veya motivasyonun azalmasına neden olan birçok  sebep vardır ve kişiye göre değişir. Yöneticilerin bu konularda farkındalık kazanması ve sorumluluğu alması gerekmektedir. Bir yöneticiyseniz ve çalışanların motivasyonunu kaybetmesi ile ilgili bir sorununuz varsa, işe kendi  yönetim tarzınıza bakarak başlamalısınız.

Mesela, o gitgide küçülen yetenek havuzunda zar zor bulmaya çalıştığınız o “kendini gerçekleştirmiş  çalışan”,  var ya, gerçekte o çalışan hiyerarşiye pek saygı duymaz; ne yapacağının söylenmesini istemez; mikro yönetilerek karışılmak istemez; modern bir köle gibi hissetmek istemez.

Kendini gerçekleştirmiş bir çalışan, ortak olmak, özerk hissetmek, birlikte yaratmak, işbirliği yapmak ister. Kendini gerçekleştirmiş çalışanlara  eski endüstriyel dönemlerdeki işçiler gibi davranamazsınız. Tabi dilerseniz yapabilirsiniz de ancak o zaman bireysellikleri ile bereber tutkularını ve amaçlarını da başka bir yere götüreceklerdir.

Kendinize, çalışanlarınızla iletişim ve bağlantı kurmak için kullandığınız yöntemlerin son kullanma tarihlerinin geçip geçmediğini sormalısınız. Mesela çalışan, tüm iç iletişimin yukarıdan aşağıya bir süreç olduğunu ve yukarıya doğru geri bildirim olasılığının düşük olduğunu düşünüyorsa, o zaman motivasyonunun azalması daha olasıdır.

Yönetim yaklaşımınızın tutarlı olmaması da  motivasyon kaybının nedenlerinden biri olabilecek başka bir güçlü faktördür. Çalışanlar kendilerine tutarsız davranıldığını hissederlerse – örneğin, ekipteki bir kişiye ayrıcalıklı muamele yapılıyor gibi görünüyorsa veya görevler adaletsiz bir şekilde dağıtılıyorsa – motivasyon düşecektir.

Önemli konulardan biri de onlara gösterdiğiniz değerdir. Mesela diğer çalışanların  önünde onları utandırdığınız da insanlar sadece motivasyonlarını kaybetmekle kalmaz, aynı zamanda kendilerine olan saygılarını, özgüvenlerini kaybederler ve onları utandıran kişilerle veya yöneticilerle konuşmaktan kaçınmaya başlarlar.

Unutmayın ki aslında çok basit gördüğünüz bu tarz konular onlar için çok önemli olabilir ve nihayetinde morali, motivasyonu, bağlılığı ve üretkenliği etkileyebilir. Asık bir surat, sert bir bakış ve kişiyi yok saymak gibi sizin farkında bile olmadığınız konular, onların o sabah işyerinize yani aslında  size hediye olarak getirdiği değerli motivasyonun yerle bir olmasına sebep olabilir.

“Çalışanlarınızı Motive Etmenize Gerek Yok – Sadece Onları Demotive Etmeyi Durdurun” çok basit bir felsefedir ve yine de birçok yöneticinin çok geç olup da  hasar ortaya çıkana kadar göremediği bir gerçektir.

Şaşırtıcı değil: Çalışanlar işlerini bırakmazlar—yöneticilerini bırakırlar.

 









Başa dön tuşu