Sayın Başaran Düzgün, zengin ve elit bir azınlık birden fazla iş dalında ve tekelci bir yaklaşımı ile adanın % 37’sine hükmediyor.
Yanlış anlaşılmasın, kapital düşmanı değilim, komünist de değilim. Bu elit! tabaka etraflarındaki birkaç akıl hocasının teşviki ile geleneksel “hayırcı” politikacıları kullanarak devletin tüm olanaklarını kendi çıkarları, aileleri, çevreleri ve arkadaşları için sistematik olarak kullandılar.
Sn. Akıncı ve Sn. Anastasiadis arasındaki görüşmelerde kaydedilen her gelişme ve ilerleme işte bu insanları (tabakayı) ve onlar doğrultusundaki politikacıları rahatsız ediyor. Çünkü kaybedilecek paracıklar için üzülmektedirler. 74 Harekatı’ndan etkilenen ihtiyaçlı insanların duygularını sömürerek geçinen birtakım süper vatansever! de herhalde bir antlaşmadan sonra yapacak başka iş bulamayacaklar.
Peki, onlara göre bu 40 yıllık sistem niye değişsin?..
Kıbrıs problemi diye bir şey niye kalmasın?..
Kıbrıs problem denilen şey aslında sadece ve sadece para ve mülk konusu
değil midir?..
Maalesef demek oluyor ki, Kıbrıs problemi sanıldığı gibi insanlarının bunca
yıldır çektikleri ile ilgili değilmiş !!!.
Wikipedia’ya göre I.ve II. Dünya Savaşlarında 77,000,000-102,000,000 insan
hayatini kaybetti!..
5,000,000’dan fazla çocuk ailelerinden koparılıp başka yerlere nakledildiler!..
Sadece Yugoslavya da 300,000’den fazla çocuk öksüz kaldı!..
70,000,000’dan fazla aile evlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kaldı!..
Peki, biz Kıbrıslılar, o insanlardan farkımız ne ki?.. Biz Kıbrıslıların
onlardan ayrıcalığı ne ki?..
Onlar, bizlerin çektiği acıların milyon kere fazlasını çektiler. Ve yine de bütün zorlukları empati ile aşarak bir arada huzur içinde yaşamayı öğrendiler.
Son olarak da AB’yi kurarak yaşam seviyelerini yükselttiler.
Niye bizler bütün bunları aşıp onlar gibi düşünemiyoruz?..
Çünkü beyinciklerimiz kendi küçücük akvaryumumuzda yıllarca o “hayırcı” politikacılar ve basın sayesinde yıkanıyordu. Simdi de kısmen aynisi yapılmaya çalışılmıyor mu?.. İlk defa çözüm için umut ışığı doğdu ve yine ayni kişiler ve kısmı basın yaygarayı koparmaya başladı. Hele bir kısım basın söylenenleri açıkça çarpıtarak veya eksik olarak aktarmaya devam
ediyor.
“Efendim ben Rum ile yaşayamazmışım, beni evimden atacaklarmış, böyle
olursa kan gövdeyi götürecekmiş.”
Dinozor beyinlilerin yapmakta olduğu bu söylemler artık rağbet görmüyor.
Bunların bence tek korkuları kaybedecekleri paracıklar ve gerçeklerle yüzleşecekleri endişesidir.
Sn. Akıncı ve Sn. Anastasiadis bunlara hiç aldırmadan yollarına devam etmeliler ki Tanrı’ya şükür ediyorlar da. Elbette ki kolay olmayacaktır. Acı reçetelere hem bizler, hem de onlar hazırlıklı olmalıyız. Çünkü hedefimiz her zaman büyük resim olmalıdır.
Her iki lidere de destek olalım…
Saygılarımla
Metin Remzi
Not: Belki de bugünkü bazı manşetlere cevap olurdu
***
TEKZİP
Gazetenizin 2 Ağustos 2015 tarihli sayısının sayfasında “KULİS” isimli köşede Başaran DÜZGÜN tarafından “Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a; GKK’nın değişmeyen halleri…” başlığı altında yayımlanan köşe yazısında; “GKK komutanı ziyarette yaptığı konuşmada ‘Bizim görevimiz KKTC’yi iç ve dış düşmanlara karşı korumaktır’ dedi” ve “GKK’nın kuruluş yıl dönümünde kokteyl yaparlar ve medyanın dörtte üçünü davet etmezler. Kendilerince ‘angajman kuralları’ koyarlar ve akıllarınca kendilerine yakın olmayanı davet etmeyerek cezalandırırlar” ifadelerini kullanmıştır.
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın 39’uncu kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında yapılan ziyaretlerde Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlyas BOZKURT, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın görevinin “Barışta ve savaşta KKTC’yi iç ve dış tehditlere karşı korumak” olduğunu, bu görevi asker ve polis kanadıyla yerine getirdiklerini bildirmiştir. Söz konusu ifade 29/1976 sayılı KKTC Güvenlik Kuvvetlerinin Kuruluşu Görev ve Yetkileri Yasası’nın 3’üncü maddesinde belirten ifadenin aynısıdır. Tümgeneral İlyas BOZKURT’un kendi şahsi fikri değildir. Dolayısı ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın KKTC’de hiçbir kurumu, kuruluşu ve şahsı “DÜŞMAN” olarak algılaması söz konusu olamaz. Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı KKTC’nin birliğine- düzenine-bütünlüğüne zarar verecek her türlü faaliyete karşı yasal statü içerisinde görevini yürütmektedir.
1 Ağustos 2015 tarihinde düzenlenen kuruluş yıl dönümü resepsiyonu ise “Basına Kapalı” olarak gerçekleştirilmiş, o gece orada yer alan gazeteciler, “Basın Mensubu Kimlikleri” dışında diğer kimlikleri çerçevesinde (Gazetenizin köşe yazarlarından olan Sayın Ahmet OKAN ve Mehmet MOREKET gibi) resepsiyona davet edilmiştir ve bu durum kendilerine de ifade edilmiştir.
Doğru olmaya bilgilere dayanarak yazmış olduğunuz siyasi nitelikli yorumlar da tamamen mesnetsiz olup Güvenlik Kuvvetlerine karşı yapılmış bir haksızlık niteliği taşımaktadır.
Bora Haskara
Dz. Bnb
Güv. K.K Basın Subayı
































