Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Meşrubat”

Meşrubat ile ilgili gerek internet gerekse yazılı basında ortaya atılan iddia ve yorumları arkadaş ortamlarında sorulduğunda cevaplama ihtiyacı doğuyor.

Mümkün olduğunca bir yazıda bu iddialara ve algıda oluşan “şehir efsanelerine” açıklık getireyim dedim.

***

Her şeyden önce meşrubat üretiminin en ileri teknoloji ve en kaliteli şartlarda üretildiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu sektördeki dünya firmalarının bilançolarında kayıtlı olmayan ya da çok düşük değerden duran en değerli varlıkları şirketlerinin de isimleri ile özdeşleşmiş olan markalarıdır.

Bunun için üretimdeki en ufak risk doğuracak bir ihtimale fırsat vermeyen bir kontrol mekanizmaları ve kaliteyi iyileştirmeye yönelik yatırım yapma iştahları var. Bununla ilgili teknolojik yeniliği ve ilerlemeyi fazla bir hesap yapmadan hemen hayata geçirme içgüdüsü hakim. Yeni teknolojinin getirdiği olanaklarla üretilen meşrubat dünyanın neresinde olursa olsun son derece güvenli ve standart bir şekilde üretiliyor.

***

Meşrubat tüketimi diğer başka gıda maddeleri ile birlikte obezite ile anılmaya başladı.

Hiçbir besin ya da gıda tek başına obezitenin sorumlusu değildir.

Obezite çeşitli faktörlere bağlıdır.

Genetik, metabolik, çevresel, kültürel sosyo ekonomik etkenler; yaşam tarzı (stres, uykusuzluk, hareketsiz yaşam stili vs.), alınan ve tüketilen enerji arasındaki dengesizlik obezitenin temel nedenleridir.

Obezite ile mücadelede önemli olan yeterli ve dengeli beslenme ile aktif yaşamdır.

***

Bunun için de aldığımız gıdaların şeker miktarını ve enerji/kalori değerlerini kabaca da olsa bilerek tüketmemiz son derece kritiktir.

Örnek vermek gerekirse 250ml gazlı meşrubatta aşağı yukarı 5-6 kaşık (28gr) şeker vardır. Buna karşılık 1 kase meyveli yoğurtta 7-8, 1 top vanilyalı dondurmada 2-3, 1 elmada 3-4, 3 kaşık balda 2-3 kaşık şeker vardır.

Gazlı meşrubattaki enerji değeri yine 250 ml’de 112,5 kalori, 50 gr (iki dilim) tost ekmeğinde 119,5 kalori ve bir porsiyon (iki kibrit kutusu) yağlı beyaz peynirde de 166 kaloridir.

***

Gazlı içeceklerle ilgili diğer dile getirilen konu da içerisindeki CO2 gazıdır.
Bu gaz havada bulunan renksiz, kokusuz bir gazdır.  Gazlı içeceklere de ferahlatıcı etki vermek için kullanılır. Maden suyundaki ile aynıdır.

CO2 asit değildir ama gazlı meşrubatta asit vardır.

Gazlı meşrubatta sitrik ve fosforik asit bulunmaktadır. Asit meyve, sebze, meyve suları, çeşitli salata sosları, sirke gibi birçok besinde olduğu gibi az miktarda meşrubatta da bulunur.

Mide asidi yaklaşık 2 ph değerindedir. Mide asidimiz gıda maddelerinden daha kuvvetli asidik yapıya sahiptir.

Gazlı meşrubatın ph değeri 2,5, limon suyu 2 ile 2,6, üzüm 2,8 ile 4,5, erik 2,8 ile 4,6 elma suyu 3.35 ile 4,0, portakal suyu da 3,3 ile 4,3 ph arasında asidik değerlere sahiptir.

Gazlı meşrubatlarla dile getirilen diğer konu da içerdikleri kafeindir. 250 ml gazlı içecekte 1 kupa çayın yarısı, 1 kupa kahvenin de üçte biri kadar kafein vardır.

***

Diğer dile getirilen ve hakikaten bu sektörde çalışan herkesi dehşete düşüren iddia da içeceklerin içerisinde renklendirici olarak böceklerin kullanıldığı ile ilgili efsanedir. Gazlı içeceklere renk veren madde böcek değil karameldir. Diğer bir şehir efsanesi de temel hammaddenin meyan kökü olduğu ile ilgilidir. Bu içeceklerin temel ham maddesi meyan kökü değildir. İçerisinde alkol yoktur. Bu ürünlerin hiçbirinde domuz ürünleri de dahil olmak üzere hayvansal kaynaklı gıda maddesi bulunmamaktadır.

***

Dost ortamlarında dile getirilip bana sorulan sorulara derlediğim verilerle kısaca açıklık getirmeye çalıştım.

Meşrubat hayatımızın genellikle mutlu anlarında yüzyılı aşkın bir süredir yer alan bir üründür. İnternet ve çeşitli yayın organlarında şu veya bu sebeple yer alan haberleri aktif yaşam ve dengeli beslenmeye önem vererek değerlendirmekte fayda var diyorum.

Tüketilmesi ilgili birimler tarafından onaylanmış birçok gıdayı dengeli ve bilinçli bir şekilde tüketirken esas olarak aktif yaşama da önem vermek en doğrusudur.

Hayat ve yaşam bir dengedir.