Sosyal medya bu hafta mezuniyet resimleri ile doldu taştı. Onlarca arkadaşımın çocuğu, onlarca eski öğrencim liseden veya üniversiteden mezun oldu. Sosyal medya sayesinde haberdar olduk. Sosyal medya doğru kullanıldığında iyi bir iletişim aracı olabiliyormuş demek ki…
Birçok genç için lise bitti. LYS sınavı da geçen hafta sonu tamamlandı. LYS sınavına girenlerin de, girmeyenlerin de önlerinde koca bir hayat var ve bir meslek seçmeleri gerekiyor. Kimi genç kararını vermiş, kimisi seçmiş ama kararsız. Doğru bir tercih yaptığından emin olmayanlar da var.
Bu ülkede hangi mesleği seçersen seç, mutlaka mezun fazlalığı vardır. Ülkemizde faaliyette olan üniversite sayısı 12-13’ü buldu ve bir o kadar daha üniversite faaliyete geçmek için sırada bekliyor. Hal böyle olunca da üniversiteden mezun sayısı ihtiyacın çok üzerinde oluyor. Yanlış “üniversite giriş” koşulları nedeniyle, ülkede birçok meslek alanında atıl durumda çok sayıda insan gücü var.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen meslek seçimi önemli… Bir kere illa ki bu küçük ülkede iş bulma sevdasından kurtulmak gerekiyor. Çünkü bugüne kadarki yanlış politikalar bizi bu noktaya getirdi. Demek ki biz öğrencilerimizi tüm dünyada iş bulacak şekilde yetiştirmek ve meslek sahibi yapmak durumundayız. Aksi taktirde bu ülkede işsizler ordusunu her geçen yıl büyütmeden başka bir seçeneğimiz olmaz. Buraya doğru da gidiyoruz aslında…
Meslek Liseleri yaygınlaştırılıp geliştirilmediği, buralara giden öğrenci sayısı artırılmadığı sürece, herkesin üniversiteye gittiği bu yapı sürdürülebilir değildir. Bu noktada deniz çoktan bitti. Artık acil müdahale gerektirir. Hiç geç kalmadan Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, genel orta öğretim ve meslek eğitimini yeniden organize etmesi ve düzenlemesi gerekmektedir.
*****
Tüm bu olumsuzluklara rağmen biz gene de gençlere meslek seçiminde doğruları hatırlatalım. Uzmanlar meslek seçerken, gençlerin seçecekleri mesleğin sadece kazanç sağlayan meslek özelliği taşımaması gerektiği uyarısında bulunuyor. İyi kazanç yanında yeteneklerin kullanımı, düzenli yaşam, sosyal statü gibi farklı doyum kaynaklarının da meslek seçiminde önemli olduğunu söyleniyor.
…Ve en önemlisi ebeveynler öncelikle çocuklarının kendi ilgi, yetenek ve beklentileri doğrultusunda seçim yapmalarına izin vermeleri gerekiyor. Ne yazık ki ülkemizde anne-baba tutumları çocukların meslek seçimini etkiliyor. Bu durum da çocuklarımızın kendi objektif değerlendirmesini ve mesleki kararlar vermesini zorlaştırıyor.
Bugüne kadar yapılan araştırmalar kişinin ilgi duyduğu faaliyetleri mesleğe dönüştürmesi işinde daha verimli olmasını sağladığı görülmüştür. Dolayısı ile kişinin ilgi duyduğu mesleği yapması hem bireysel hem de toplumsal ruh sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Gençler ayrıca meslek seçiminde mutlaka seçeceği mesleğin özelliklerini, çalışma ortamını, iş olanaklarını iyice araştırması gerekiyor.
*****
Bu doğruları yazıp söylüyoruz da, birçok insanın da şöyle dediğini duyar gibiyim: “Nedir yau hoca dediğin, bu memlekette torpili olan işe giriyor. Maksat bizim çocuk de bir okulcuk bitirsin, ondan sonra bir torpil da biz bulacağız”.
Haksız da değiller, bugüne kadarki uygulamalar insanlara bunu söylettiriyor. Vatandaşın böyle düşünmesini değiştirecek adımların atılması kaçınılmaz. Atılır mı? Pek sanmam.
Bu toplumun tüm kurumları ile baştan aşağıya ciddi bir değişime ihtiyacı var. Eğer bu değişimi sağlayamazsak düzlüğe çıkmamız ne yazık ki mümkün görünmüyor.
































