Almanya Başbakanı Angela Merkel, 2017 seçimlerini kaybetmemek için, Türkiye’ye yanınlaşma siyasetine döndü.
Merkel’i, Almanya içinde en fazla tehdit eden olumsuz gelişme, MÜLTECİLER sorunudur.
Özellikle Suriye’den dalgalar halinde AB’ye gelmek isteyen ve bu uğurda, canlarını bile tehlikeye atan Suriye’li mülteciler, Almanya içini de önemli oranda karıştırdı.
Sorunun insani boyutu da, ülke içerisinde gittikçe yarattığı ırkçılık da, sonuçta Angela Merkel’in halk içerisindeki itibarını zayıflatan bir faktör haline geldi.
Angela Merkel, MÜLTECİ SORUNUNU, AB den ve özellikle ALMANYA’dan uzakta tutmak için, Türkiye ile 2011 den beri durmuş olan ilişkileri yeniden canlandırmaktan başka bir çare bulamadı.
Avrupa’ya Suriyeli mülteci akınını durdurmak için İstanbul’u ziyaret eden Almanya Başbakanı Merkel, işbirliği karşılığında vize muafiyeti ve mali yardıma yeşil ışık yaktı.
Erdoğan’la görüşen Angela Merkel’in ana gündemini Suriye’de savaştan kaçan sığınmacıların Türkiye’de nasıl tutulabileceği sorusu oluşturdu. Sığınmacı sorununu ‘kontrolsüz bir kriz’ olarak niteleyen Merkel, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin canlandırılması gerektiğine de vurgu yaptı.
Merkel, Türkiye ile üyelik müzakerelerinde yeni fasılların açılabileceği, Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkı tanınabileceği mesajını verdi.
Merkel bu seyahatle kendi iç kamuoyuna, Mültecileri Türkiye’de durdurmaya çalışıyorum mesajını vermeye çalışırken, Erdoğan ve Davutoğlu da bu seyahati, Türkiye halkına ve demokratik kamuoyuna, BATIYA YAKLAŞIYORUM. Batının desteği benimle şeklinde satmaya çalışacaklardır.
Sonuç’ta iç politikalarında iyice sıkışan iki lider de, dünya şartlarının dayatmasıyla ve özellikle Suriye krizinin yarattığı mülteci krizi nedeniyle kaçınılmaz olarak yakınlaşma ve uzlaşma çizgisine sürüklendiler.
Şimdi, önümüzdeki süreçte AB’nin Türkiye’ye sığınmacılar konusunda yapacağı mali yardım paketinin nasıl kullanılacağı tartışılacak.
BM, AB ve Türkiye’nin sığınmacı konusunu daha etraflıca konuşması hem Suriyeli sığınmacılar hem de tüm dünya için önemli olacak.
Merkel’in Türkiye ziyaretinden sonra, AB-Türkiye görüşmelerinde YENİ BAŞLIKLAR açılması gündeme gelir gelmez, Kıbrıs Cumhuriyeti de YENİ BAŞLIKLARIN açılmasının, Türkiye’nin Kıbrıs’ta yeni gelişmeler yaratmasıyla bağlantılı olduğunu açıkladı.
Suriye Krizi ve Mülteciler Sorunu, birçok DÜNYA SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİNE hız veren bir dinamik haline geldi.
Son Günlerde, gerek Amerika ve gerekse, Angela Merkel, Suriye Krizinde ,ESAD’ın da dikkate alınacağı bir çözümün bulunabileceğini tekrarlamaya başladılar.
İki gün önce de, Rusya ve Amerika, Suriye konusunda ortak bir noktaya geldiklerini açıkladılar.
Angela Merkel’in Türkiye ziyaretini bu geniş çerçeve içerisinde değerlendirmek gerekmektedir.
Suriye Krizi ve bu krizin yarattığı MÜLTECİ SORUNU, yeni dünya dengeleri yaratmak ve bölgesel sorunlara, çatışma değil, işbirliği çerçevesinden bakmak gerektiğini yeniden gündeme getirmekle, acı ve ölümlerin yanında, diğer yönüyle olumlu bir rol oynamaya başladı.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























