Köşe Yazarları

MEMLEKETİMDEN HABERLERİM VAR

Eşref Çetinel yazdı






Cumhurbaşkanının Evliya Çelebi gibi Türkiye’yi il il ziyaret edip gezmekten KKTC’deki varlığının unutulduğu…

***



ZATEN sağlığında rahat huzur yüzü göstermedilerdi.. Ölümünden sonra da “Anıt Mezarının” yapımı sorun haline getirilen Rahmetlik Denktaş’ın, şimdi de Anıt Mezarın bakımı ve korumacılığının “özel bir şirkete” havale edilerek baştan savıldığı..***

HER yıl olduğu gibi bu yıl da asgari ücret saptamasının yılan hikâyesine çevrildiği..

***

MEMLEKETİN Başbakanının “ben Kurultay seçimlerine başbakan olarak katılmak isterim” diyecek kadar siyasetin harcıalem pişkinliğinin yeni bir versiyonunu sahnelediği!

***

İHALESİ bir başka baş ağrısı olurken memleket insanlarının elektrik santralarında kullanılan kirli yakıtlardan çıkan dumanlarla zehirlendiği..

***

Sn. Cumhurbaşkanının Kıbrıs siyasi sorunuyla ilgili politikalarının “büyük övgülere mazhar olduğu” haberleri yayılırken son arayış ve merakta Türkiye’nin hangi ilinde gezmekte olduğunun bile bilinemediği..(Pardon meğer Kütahya’daymış.)

***

İŞSİZLİĞİN 139 binleri orsa ettiği gerçeklerde, bir başka büyük sorunun da gizli işsizlik olduğunun sözünün bile edilmediği..

Pahalılığın gemi azıya aldığı…

***

ARTI trafikten sağlığa, eğitimden enerjiye, 47 yıldır hâlâ bitirilememiş alt yapı sorunlarına kadar sadece vizileyen KKTC’nin bir gün sonra bile ne olacağının bilinmediği!

***

MARAŞ’ı açıp dünya aleme şov yaparken “artık günü saati geldi” denilen, tescili Kıbrıs’a ait olan hellimin AB’e ihracatı konusunda hâlâ en küçük bir kıpırdanma olmadığı….

***

…MEMLEKETİM KKTC’İ HÜRMETLE SELAMLARIM!..

“Ve hiç mi utanılmadı, hiç mi hicap duyulmadı” derim! Dünyanın her yerinde Anıt Mezarlar askeri Birlikler tarafından korunup bekçiliği yapılırken, Rahmetlik Denktaş’ın Anıt Mezarının Hükümet tarafından bir “özel şirketle” havale edilmesinin neyin aklı neyin saygısı oldu ki?

***

ÖTE YANDAN: Geçenlerde bir gazeteci refikim de yazdıydı.. Sn. Tatar sanki yurt dışı ziyaretlerde bulunmak için Cumhurbaşkanı oldu!

Hem de Anasatasiadis’in Guterres’le birlikte harıl harıl yeni bir siyasi kumpas peşinde koştuğu sıralarda!

***

NİTEKİM şimdilerde Anastasiadis’li Rum tarafı Kıbrıs’ın Kuzeyini iki ayrı bölge ve egemen devletler federasyonunda bile yutamayacağının idrakine varmış olmalı, 180 derece dönüşle ta 1960’lara giderek yine kendilerinin icadı olan “Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına” dönüşü önerdi!

 

***

ADAM bizimle oynuyor! Sn. Tatar ise artık Lefkoşa’daki “saray” yetmiyor, elinde asası, ayağında çarıkları, sırtında harmanisi diyar diyar Türkiye’nin illerini dolaşıp…

Ne yapıyor dersiniz? Kıbrıs siyasi sorununu, siyasi tezlerimizi Türkiye’ye mi anlatıyor? Kaldı ki bu seyahatların parasal giderleri cebinden çıkmıyorsa ilgili “hangi kalemden” çıktığını da açıklamalıdır..

***

KALDI ki ortada bir de “Maraş sorunu” var. Bir mahallesini açtılar ama ne iskâna ne de alış verişe! İlk günler Rum mülk sahipleri bizim yönetimimiz altında geri dönüp mülklerine sahip çıkabilirler denmesine karşın o konuda da tırnak kadar ilerleme olmadı!

***

TEK OLAN ŞU: Sanki Maraş “uzayda bir seyyare imiş yada fi tarihinden kalma bir dinazorun kadavrasıymış gibi insanların seyirlerine açıldı ki her gün yüzlerce insan söz konusu o mahallenin yollarında sağlı sollu viran harap evleri aval aval seyreyleyerek dolaşırken birbirlerine hayretle sesleniyorlar:

“Demek Maraş buymuş ha!”

Her halde Mars’a çıkılsa bu kadar  heyecan duyulmayacaktı! ***

VE GÜNLERDİR mesela Ağustos ayı açlık sınırının 4 bin 466 TL’ye yükseldiği, insanların  olanca rizikolarına karşın kredi kartlarına yumuldukları ülkede hâlâ asgari ücret pazarlıkları sürdürülmekte…

 







Başa dön tuşu