Köşe Yazarları

MEMLEKETE NE OLDU…







Biz gazeteci milletinin dilinden düşmeyen “saptamadır” şu sıralar;




“Kıbrıs sorunuyla ilgili haberler ilgi görmez artık, vatandaş bıktı usandı…”
Vatandaş mı bıktı usandı yoksa Eşref Çetinel’in deyimi ile “50 yıldır Kıbrıs sorunu peşinde koşturmaktan biz mi bıktık” bilinmez ama hiç de hayra alamet değildir olup bitenler.
Amerikan elçisinin Havadis’e verdiği mülakatta sivil toplum örgütlerine çağrıda bulunması “Amerika yine kesenin ağzını açacak” şeklinde değerlendirenler oldu da aslında bir gerçeğin dile getirilmesiydi dillendirilen.
Vatandaş Kıbrıs sorununu bıraktı da sivil toplum örgütleri çok mu ilgileniyor?
Birçok örgüt yöneticisi Havadis’e “biz hazırız” dediler de neyin hazırlığının yapılacağı muamması aşılamadı henüz.
Çünkü hemen hemen tümü içler acısı durumdaki Kıbrıs sorununun değil bütçenin derdindedir bu günlerde.
Herkes, ay sonu itibarıyla Meclis’ten geçecek bütçeden daha fazla pay kapmanın kavgasındadır.
Yönetenler, “denk bütçe” deyip kemer sıkmaya çalıştıkça örgütler “daha fazla, daha fazla” deyip şikayet etmektedirler.



      ***

Kopan görüşmelerin mayıstan önce başlamayacağı aşikardır.
Türkiye’nin yayınladığı Navtex ile birlikte Kıbrıs’ın batısında seyreden Barbaros’un daha uzun süre bölgede dolanacağı kesindir.
Yılsonu itibarıyla süresi dolan Navtex’in Türkiye tarafından beklemeye alınmayacağı da şimdilik kesin gibi görülmektedir.
Anastasiadis, Amerika’da kalp ameliyatına girerken bile “kalbim Barbaros’tan daha önemli değildir” şeklinde veciz bir espri yaptı ve görüşme masasına dönmeyip de bu konuyu daha uzun süre kaşıyacağının sinyalini verdi.
Eline fırsat geçirdi, tepe tepe kullanacak herhalde.
Zaten onun kullanmasına da gerek yok.
Kuzey’deki memleket seçim havasına çoktan girdi.
“El öpmeler” başladı.
Nisanın ikinci yarısında seçim olur.
Kutlamalardır, yemindir, göreve başlamadır derken, bu iş mayısın ortasını bulur.
Mayısın ortasına kadar teknik olarak görüşmelerin başlaması mümkün değildir.

      ***

“Biz hazırız” diyen sivil toplum örgütlerine gelince;
Duygusal olarak hazırdırlar da icrada yokturlar.
Zaten olmadıkları için değil mi bütün bu başımıza gelenler…









Başa dön tuşu