Köşe YazarlarıSürmanşet

MELEKLER ERKEK Mİ DİŞİ Mİ…




Biz gazeteciler için her türlü seçim makbuldür.

Seçim demek öncelikle haber demektir.

Üstelik de okuyucunun ilgisini çeken haber. Seçim ortamlarında gazetelerin tirajları artar, televizyonların izlenme oranları tavan yapar.

Mesleki açıdan keyifli ortamlardır seçimler.

Maddi açıdan da öyle.

Gazetelerin-televizyonların görebileceği en yüksek rakamlar seçim zamanları dağıtılır.

Hele milletvekilliği seçimiyse birhayle meraklı aday kazanma hayaliyle ortalığa para saçarlar.

 

***

 

Bugünlerde konuşulan milletvekilliği erken seçimidir.

Nisan gibi yakın bir tarih dile getiriliyor.

Üstelik cumhurbaşkanlığı seçiminin üstünden daha 6 ay geçmeden.

İtiraf etmeliyim ki “Nisan’da erken seçim yapılsın” önerisini işittiğimde en küçük bir heyecan duymadım.

Ve hatta “yok da bu ortamda erken seçim” dedim.

Çünkü ülkenin gerçekleri erken seçim değildir.

Vatandaşın gündemi de erken seçim değildir.

Ülkenin gerçekleri ve vatandaşın gündemi nedir bilir misiniz?

 

***

 

Her gün artan sayıda vakalar var.

Uzmanlar “eğer rakamlar 25’in üzerine çıkarsa sağlık servislerimiz çöker” diyorlar.

Vaka sayısı günlük 20 civarında seyrediyor.

Sağlık Bakanlığı ekonomi örgütleri ile görüşüyor ve 3 haftalık yeni bir kapanmanın ekonomik boyutlarını ölçmeye çalışıyor.

Ülke çok kritik bir noktada duruyor.

Sağlık ve ekonomi ikileminde ne yapılması gerektiğine karar verilecek.

Kapanmak demek ekonomik açıdan felaket demektir.

Sağlık sisteminin çökmesi de öyle.

Bu zor kararı verecek güçlü bir otoriteye ihtiyaç vardır.

Ama öyle bir otorite ortada yoktur.

Adeta ortada hükümet yoktur.

Başbakan’ın ve hükümetin gündemi yaşanan meclis başkanlığı krizi ve erken seçimdir.

Peki, sağlık ve ekonomi açısından yaşadığımız böylesi kritik bir zamanda  partisinin adayına oy vermeyen milletvekillerinin yarattığı saçma ve zarar verici gündem ile mi uğraşacağız?

 

***

 

Binlerce iş yeri faaliyetlerini durdurdu veya küçülmek zorunda kaldı.

Binlerce emekçi işsiz kaldı.

Memleket yangın yeri.

Bu sorunu çözmek zorunda olanlar ise “melekler erkek mi yoksa dişi midir” tartışmalarının benzeri bir aymazlık içindedirler.

İçinde bulunduğumuz durumun özeti budur ve biz bunu hak etmiyoruz…

 

 







Başa dön tuşu