DünyaSürmanşet

Mekiska’da 14 yılda 80 bine yakın kişi kayboldu






Dizlerinin üstüne çöken Karla Quintana, çölün kumları arasından çıkardığı çakıla benzer nesneleri incelerken yardımcılarından biri “parçalar” deyince herkes kastettiği korkunç anlamı biliyordu. Yaklaşık 10 yıl önce Los Zetas karteli üyeleri kurbanlarını buraya getirip parçalamıştı. Üstünkörü gömülen bedenleri belki bir daha kimse bulamayacaktı.




The Washington Post‘un hazırladığı dosya, 2006’dan bu yana Meksika’da 80 bine yakın kişinin kaybolduğunu ortaya koydu. Bu, Latin Amerika’daki ABD ve asker destekli yönetimlerin muhalifleri öldürdüğü dönemlerden bu yana en ciddi “kaybetme” krizini işaret ediyor. Soğuk Savaş zamanında Guatemala’da 45 bin, Arjantin’de 30 bin, Şili’de de yaklaşık 3 bin 500 solcunun öldürüldüğü tahmin ediliyor.



Geçen sene kayıp sayısıyla rekor kıran Meksika’da günde ortalama iki gizli mezar keşfediliyor.

Pembe şalıyla dikkat çeken Quintana, uzun aradan sonra kaybolanlar için ciddi çaba gösterilirken bu işin başına geçti. Epeydir solcu olarak bilinen Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador, uyuşturucu kartelleri ve onlarla işbirliği içine giren güvenlik güçlerinin yargısız infazlarını artık durdurmak istediğini belirterek 41 yaşındaki avukatı görevlendirdi.

Quintana, 2019 şubatında Meksika Ulusal Arama Komisyonu Başkanı olduktan sonra ofise gittiğinde, henüz bir yıl önce kurulan komisyonun neredeyse hiç desteklenmediğini görerek, internet masrafını bile cebinden ödemek zorunda kalmıştı.

Yozlaşmış ve az maaş verilen mensuplara sahip adalet sisteminde savcılık yetkisi verilmeden görevlendirilmesi, pek çok kişinin bu işi başaramayacağını düşünmesine neden olmuştu. “Ülkedeki en zor iş” olarak dahi nitelenen görevi için ilk yılında 22 milyon dolarlık bütçe alabilmişti.

Sahaya indiğinde durumun vehametini gördü ve göreve başlamasından 6 hafta sonra Lopez Obrador’la birlikte kameraların karşısındaydı. Devlet Başkanı ona sınırsız bütçe verdiğini bütün ülkeye ilan ediyordu.

O dönemki kayıtlarda en az 40 bin kişinin adı kayıplar arasında listelenmişti. Quintana bilgisayar programcıları, analizciler ve avukatların aralarında olduğu onlarca kişiyi işe alarak bilgileri gizleyen savcılara baskı kurmaya başladı. Ölü sayısı, 32 bölgeden bilgi gelmemesine rağmen 61 bin 637’e çıktı. Devamında yaklaşık 37 bin cesedin otopsi ya da DNA testi yapılmaksızın devletin elinde tutulduğu ortaya çıkarıldı.

Kayıp yakınlarıyla görüşmeye başlayan Quintana, ABD’den getirdiği ailesinin güvenliğiyle ilgili endişe yaşamaya başlamıştı ki, kocası boşanarak kızıyla birlikte kuzeye geri döndü.

2020 ağustosu itibarıyla 89 kişiyi istihdam eden komisyon, ABD’den de 24 milyon dolarlık maddi destek gördü. Artık cesetler kurulan merkezlerde tek tek teşhis ediliyor.

Ekim ayında Guanajuato eyaletinde bulunan toplu mezarlarda 69 kişinin bedeni tespit edildi. Bu da, turizm ve sanayisiyle meşhur eyaletin savcılığının “Burada toplu mezar yok” demesinin ne kadar haksız olduğunu gösterdi.

Çocuğu kayıp olan annelerden Conchita Sierra, Quintana için şu ifadeleri kullandı:

Eğer o gelmese mezarı kazmazlardı. Diğerleri gibi bunu da gizlerlerdi.

Salvatierra’daki gizli mezarda bazı cesetlerin birbirine sarılırken bulunduğunu ifade eden acılı anne, “Canlı canlı gömüldükleri sonucuna vardık” dedi.

71 yıl aradan sonra 2000 yılında tek parti döneminden kurtulan Meksika’da iyi bir adalet sistemi kurulamadığı için bu kadar faili meçhulün olduğu tahmin ediliyor.

ABD’nin güneyindeki ülkede, günümüzde her 100 suçtan yalnızca birinin haber alınarak çözülebildiği bildiriliyor. Bu da adalete güvenin zayıflamasına ve daha da fazla kişinin suç işlemesine neden oluyor.

Şimdiden kayıtlı kayıp sayısı 79 bini aştı. Sürekli olarak listeye yenileri eklenmeye devam ederken Meksika halkı da adaletin sağlandığı günlerin hayalini kuruyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Amerika Sorumlusu Jose Miguel Vivanco’ysa temkinli. Önemli aşama kaydeden Quintana için “Kayıpların nerede olduğunu arıyor, onları kimin niye öldürdüğünü değil” diyerek yasal ve siyasi sürecin önemini vurguluyor.

Kaynak: Independent Türkçe, The Washington Post





Başa dön tuşu