Meclis Genel Kurulu’nun yeni yasama yılındaki ilk toplantısında hükümet adına söz alan Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi’nin 10. dönem, 3. yasama yılının ilk birleşiminin hayırlı olmasını temenni etti.
Dış politik gelişmelerle ilgili parti ve hükümetin görüşleri hakkında bilgi veren Başbakan Üstel, KKTC’nin önemli bir dönemden geçtiğini söyledi.
Üstel, yaklaşık bir buçuk yıldır iktidarda olduklarını ifade ederek, bu süre içinde Cumhuriyet Meclisi’nde uzun zamandır bekleyen ve ülkenin ihtiyacı olan reform nitelikli yasaları Meclis’ten geçirdiklerini kaydetti.
Başbakan Üstel, yeni dönemde de ülkede sağlanan istikrar sayesinde yarım kalan projeleri bitirerek, yeni dönemde ülkenin ihtiyacı olan yeni projelere imza atacaklarını söyledi.
Türkiye ile imzalanan İktisadi, Mali İşbirliği Protokolleri ile projelerin hayata geçirileceğine işaret eden Başbakan Üstel, yeni dönemde bekleyen reform projelerini de tamamlayacaklarını kaydetti.
Ülkede yaşanan enerji sorununda Anavatan Türkiye ile kabloyla enerji gelmesi için ön protokolün imzalandığını, Ercan Havalimanı’nın açıldığını, altyapı çalışmaları çerçevesinde yarım kalan yolların bitirildiğini, bazılarını bitirme noktasına getirdiklerini anlatan Başbakan Üstel, Türk Lirası’ndaki değer kaybından oluşan gelir kaybının önlenmesi amacıyla ödemelerin günü gününe yapıldığını, hayat pahalılığını ise yılda 3’e çıkarma kararı aldıklarını aktardı.
Başbakan Ünal Üstel, sosyal yardım alanlar ve engelli maaşı alanlar için de birtakım artışlar yapıldığını belirterek, “ilk evim kredisi” gibi desteklerin gerçekleştirilmesi için çalışmaların devam ettiğini, sanayici ve iş adamlarına destek projelerinin sürdüğünü kaydetti.
Halkın beklediği yasaların komitelerden geçirildiğini, yeni dönemde de Meclis’ten geçirileceğini ifade eden Başbakan Ünal Üstel, çarpık yapılaşmanın önüne geçilmesi amacıyla imar planının yeniden gözden geçirilmesi için çalışmaların başlatıldığını söyledi.
Başbakan Üstel, kalkınma planının yapılması için gerekli ihtisas komisyonlarının nerelerden oluşacağının belirlenmesi için de çalışmaların başladığını anlatarak, uzun zamandır yol güvenliği için tehlike arz eden yollardaki ışıklandırma sorunları için bir çalışma başlattıklarını, halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap verecek yasaları birer birer geçirmeye kararlı olduklarını vurguladı.
Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Üstel, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyın çağrısını selamladı.
Başbakan Ünal Üstel, Meclis’in yeni döneminin hayırlı olması dileklerini de sözlerine ekledi.
DP Genel Başkanı Ataoğlu yeni yasama yılının hayırlı olmasını diledi
Meclis’in yeni yasama yılının açılış töreninde konuşan Demokrat Parti Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, yeni yasama yılının hayırlı olmasını temenni etti.
Yaz tatili gözetmeden komitelerde çalışan tüm milletvekilleri ve katkı koyan Meclis çalışanlarına teşekkür eden Ataoğlu, önümüzdeki yasama yılında daha verimli olabilmek amacıyla komitelerde uzman kişilerin görüşlerine yer verilmesinin önemine değindi.
Ataoğlu konuşmasında, yeni dönemin verimli olabilmesi adına Meclis’te bulunan 50 milletvekilinin birlik ve beraberlik içinde çalışmasını ve yasaları geçirmesini temenni etti.
Erhürman eleştirdi
Cumhuriyet Meclisi’nde CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman konuşma yaptı. Erhürman, konuşmasına Türkiye’de yapılan terör saldırısını kınayarak başladı.
Yasama yılı açılışında yapılan konuşmaların törensel olduğunu ancak bugünkü konuşmalarını bu sınırlar içinde yapmanın mümkün olmadığını, ülke koşullarının mümkün kılmadığını söyleyen Erhürman, ülkemin karanlık bir dönemden geçtiğini savundu.
Halkın güvende, huzur içinde hissetmediğini, geleceğini öngöremediğini, alım gücünün düştüğünü söyleyen Erhürman, inşaat sektörünün hareketli bir dönem yaşadığını ancak bu sektöre bakıldığında alıcı konumunda Kıbrıslı Türklerin olmadığını, aracı ve işletmecide de yabancılaşma durumunun giderek arttığını ifade etti.
Erhürman, 20 Eylül tarihli Bakanlar Kurulu’nun istisnai vatandaşlık kararını okuyarak, bir şirket sahibi iş insanının şirket kurmasından kaynaklı zorunlu olarak KKTC vatandaşı yapılmasını eleştirerek, “Şirket kuran herkesi vatandaş mı yapacaksınız? Neden bu kişiyi vatandaş yapmak zorundaydınız?” diye sordu.
Yoksullaşmanın geriye döndürülebileceğini ancak yoklaşmanın geriye dönüşü olmadığını belirten Erhürman, ülkede ciddi bir yabancılaşma yaşandığını, Kıbrıslı Türklerin “yoklaşmayla” karşı karşıya olduğunu söyledi.
Uzun süreli kalkınma planının Meclis’ten geçmesi gerektiğini söyleyen Erhürman, plandan kimsenin haberi olmadığını, komiteler kurulduğunu ve kimsenin süreçle ilgili bilgisi olmadan halka ilan edildiğini belirtti.
Erhürman, ana muhalefetle tek bir istişare yapılmadığını dile getirerek, nüfus politikası olmadan uzun süreli kalkınma planının hazırlanamayacağını söyledi.
“Derdiniz iş yapmak değil, tören, şov yapmak” diyen Erhürman, halkın tutunduğu son umut olan planlamanın işe yaramaz hale getirilmesi halinde son umut kırıntılarının da tüketilmiş olacağını, buna izin vermeyeceklerini söyledi.
Elektrik konusuna değinen Erhürman, KIB-TEK’te bakım onarım yapılmadığını, bu nedenle Güney Kıbrıs’tan elektrik alındığını, ihalesiz akaryakıt raporları ile halkın zarara uğratıldığını, şaibeli sınav ve münhalsiz istihdamlar yapıldığını savundu.
“İstikrar kelimesi sizinle zulme uğruyor” diyen Erhürman, müdürler, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, bakanların sürekli değiştirildiğini, kurumsal hafızanın hasara uğratıldığını ileri sürdü.
CTP’nin reformlara ilişkin önerilerini hatırlatan Erhürman, “hükümetin derdinin reform yapmak olmadığını” söyledi.
Erhürman, Kıbrıs sorununda yeni siyasetle birlikte bir zeminde Kıbrıs Türk halkının haklarının savunulmasının da “derin dondurucuya kalktığı” değerlendirmesinde bulundu.
Hükümetin, yargının kendini tehdit altında hissetmesine yol açtığını savunan Erhürman, STÖ ve sendikaların itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Erhürman, eğitim sistemini eleştirerek, özel ile kamu arasında fırsat eşitsizliği yaratıldığını, ders kitabında iki resim bulunduğunu, bir resmin altına Güney Kıbrıs geleneksel, diğer bir resmin altına Kuzey Kıbrıs geleneksel kıyafeti yazıldığını, böyle bir şey olmadığını, yanlış bilgi verildiğini savundu.
12-13 yaşındaki çocukların bu ülkede yaşamak istemediklerini, “bu ülkeden gideceğim” dediğini söyleyen Erhürman, ailelerin de çocuklara “iş bul gelme” dediğini, alım gücünün düştüğünü, gençlerin ev araba alamadıklarını, güvende hissetmediklerini, demokrasi ve düşünce özgürlüğünün sınırlanmaya çalışıldığını savundu.
































