Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Meclis de senin, irade de…

Hay bizim aklımıza…
Neden mi?

Zira “her şeyin kötüsünü kendimize layık görüyoruz” da ondan…
Günlerdir kürtaj olayını tartışıyoruz…
Kumarhaneleri yıllardır tartışıyoruz…
Bet ofislerini de öyle…
Üniversiteleri nasıl “adada kalması yasal olmayan kişilerin kayıt yaptırarak” kullandığını da…
YÖDAK denetim yapmaz…
“Bu öğrenci nerede?” diye sormaz…
Git bak, izini sür, bir gece kulübünde konsomatris, bir kumarhanede kurpiyer, bir villada “hayat kadını” olarak bulacağın “öğrenci kayıtlı” kişiler var…
Kürtaj gelişigüzel yapılıyor bu ülkede…
Yasası sağlam ama…
Gaydı- guydu yok…
Devam edeyim mi?
Nijerya Elçisi bile uyarıyor, “Her geleni okula kayıt etmeyin” diye…
Bizde durum nedir?
Her sektörün içerinde bir “yolsuzluk…”
Ama arsızlık da aynı zamanda…

“Para” için, “gelir” için her türlü değer yargısı ayaklar altında…
Kişisel souysuzluk…
“Toplumsal ahlaksızlığa” döndü.
Hepimiz isyan ediyoruz…
Herkes feryat figan…

En kolayı Türkiye’ye sövmek…
Ganimete yatan biz…
Haksız kazanç sağlayan biz…
Türkiye’deki yasakları burada “paraya” çeviren biz..
Malı götüren biz…
Ama suçlu Türkiye…
Öyle mi…
Elbette, burada yaratılan düzenin  baş sorumlusudur Türkiye…
Sistemsizliği besledi…
Şimdi de “sistem” dedikçe…
Bizimkiler de, “Öde askeri kışlaların, taşıdığın nüfusun parasını” diyerek, aslında bu durumu da meşrulaştırdık…
Maaşlar, kuraklık paraları ödendikçe, sesimizi çıkrmadık…
Şimdi de kolayını bulduk…
“Türkiye’nin kör barsağı olduk… Piliğini burada temizliyor…”
E sen napan?
Sen ne işe yaran?,Kurumların ne işe yarar…
Medyan…

Kamu kurumların…
Sivil Toplum örgütleri…
KKTC denen devlet yapısı ne işe yarar…
Meclis sende…
Bakanlıklar sende…
Halk iradesi sende…

Yasaklasana kardeşim…
Türkiye kumarhaneleri yasakladı, sana attı…
Beğenmiyorsan, yasakla…
Devam edecekse, denetle…
Kürtaj Türkiye’de yasak da sende değil?
Ölümüzün körü da yasak değil. Bal gibi de burada da yasak.
Denetle o zaman…
Ya da yasayı uygula…
Betlerde öyle…
Her alanda öyle.

***

Biz adam değiliz, biz
Bu ganimet psikolojisi iliklerimize kadar işledi.
Hak etmediğimizi kazandığımız ürece…
Çarkımız döndüğü sürfece…
Maaşımız ödendiği sürece…
Sorun yok

Ahlaksızlık mı var?
Toplumsal yozlaşma mı var?
Aile kavramı mı yerle bir?
Örf ve adetlerimiz mi ayaklar altında?
Geleneklerimiz- göreneklerimiz mi pas pas edildi?
Hiç umurumuzda değil…
Suda dayatma mı var?
Maaşımız ödensin…
Elektrikte dayatma mı var?
Bütçe açığı kapatılsın…
Hepsine eyvallah…
Sonra “irademize müdahale var…”
E dön da bak bakayım bir meclistekilere…
Bunu önlemek için ne yapıyorlar?
Hangi önleyici yasayı geçirdiler?…
Kim kime dum duma…

Ama en çok bağıran da “solu idare” edip, sus pus olanlar…
“Bulacan canım, verecen canım” diye diye…
“Askerin var ödeycen canım” diyenler…
“Paranı da memurunu da istemeyiz” deyince, meşru olamıyor…
Hele hele parlamentoda olup, “e irademize müdahale var” diyenler…
Siz de zekamızla daha fazla dalga geçmeyin artık…
Ya yasa yapın…
Ya da gölge etmeyin…
İrade sizde…

Kumarhaneden kürtaja, betten su yönetimine…
Yasaklayın, denetleyin…
Vırvırınızdan usandık…