Köşe Yazarları

Maraş ve sarhoş Rum


Böyle günlerdi aylardan haziran, Lala Mustafa Paşa Lefkoşa’yı kuşatmıştı.

Temmuz ve ağustos da geçecek, ara sıra Lefkoşa surlarına yapılan saldırılar yerini top yekun bir harekata bırakacak; surlarda gedikler açılacak, askerler kılıç kalkan içeriye dalacaklar, sokaklar kan gölüne dönecek, ölen ölecek kalan kalacak ve nihayetinde Lefkoşa alınacaktı.

Sıra Mağusa’nın kuşatılmasıydı ancak Mağusa’yı almak çok zorlu olacak, binlerce asker ölecek fakat nihayetinde o da alınacaktı…

Bir yazarın dediğine göre Lefkoşa alındığında Osmanlı bayrağını göndere çeken sarhoş bir Rum’du.

Osmanlı bayrağını göndere çekebildiğine göre, sarhoş da olsa, aklı yerinde olmalıydı sarhoş Rum’un.

Zaten birçok yerde Rumlar Osmanlılara yardım etmişti.

Anlatılanlara göre, Venediklilerin hakimiyetindeki Lefkoşa’dan iki Rum kaçıp Lala Mustafa Paşa’yı Larnaka’daki çadırında ziyaret etmişler, ona Lefkoşa’nın durumunu anlatmışlar, savunma açısından oldukça zayıf olan Lefkoşa’nın Mağusa’dan önce alınmasını tavsiye etmişlerdi.

Paşanın planında önce Mağusa vardı.

İki Rum’un anlattıkları ilgisini çektiğinden, yaptığı incelemeler sonrasında anlatıların doğru olduğuna kanaat getirerek, rotasını Lefkoşa’ya ayarlamıştı paşa.

Diyeceğim,

Mağusa daha sonra alınmış ve alınışı da bir yıl kadar sürmüştü…

O dönemlerde Mağusa’da olsun, Lefkoşa’da olsun, sur kapıları güneş batımında kapanır giriş çıkışlar yasaklanırdı.

Saldırı olmazdan önce Mağusa surlar içinde Rumlar da yaşıyordu.

Ne zaman ki Kıbrıs’a iskan edilmek üzere nüfus aktarılmış, yeni gelenler Rum evlerini de işgal edip, Rumları surların dışına atmışlardı.

Hıristiyanların surların içine girmeleri bile yasaktı ya da izin alarak girmek durumundaydılar ancak.

Belirli ve uzun dönem hayat bu şartlarda sürmüştü…

Mağusa surlarının dışına çıkarılan Rum nüfusun surlara yakın, denize nazır Maraş bölgesinde iş tutarak, burada tarımla uğraşmaya ve hayatlarını burada sürdürmeye çalıştıkları belirtilir birçok yazar tarafından.

İşte o Maraş surlar içi göçün sebep olduğu bir yaşam alanı halini almış, giderek adamakıllı bir kent haline gelmişti.

Bir zamanların Maraş’ı zenginliği ile bilinir.

Bu zenginliğin içinde Türkler yoktu.

Nüfus olarak da yoktular denebilir…

Maraş’ta envanter çalışması yapılacakmış.

Tekmil nüfusu Türk olan veya karma köylerde, veya çoğunluğu ya da azınlığı Türk olan köy ve kasabalarda herhangi bir envanter çalışması yapıldı mı bugüne kadar? (Talat döneminde, cumhurbaşkanlığında güneydeki Kıbrıslı Türklerin tarihi kültürel mirası üzerine yapılan çalışmalar hariç.)

Kendi köyüne, malına mülküne, bağına bahçesine sahip çıkmayan, buraları yok sayan, aldık-verdik anlayışı içinde olan, hakkında hiçbir bilgiyi devlet arşivlerine yerleştirmeyen bir anlayışın, Maraş’ta yapacağı ileri sürülen çalışmalar ne anlama gelir ki?

Bu şov yapılacaksa yapılsın tabii!

Ama bu sefer sarhoş Rum bulacağınız garanti mi?

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı