Köşe Yazarları

Maraş açılımı konusu


Hayat, devamlı akış halindedir.  Hayatı belli bir zaman dilimi içerisinde  durduramazsınız.

Kıbrıs sorununu da bazıları durağan bir çember içerisinde tutmayı çok arzulamaktadırlar. Bu arzu içerisinde, arka planda, elde ettikleri çıkarları ve statükoları koruma sırıtmaktadır.

Kıbrıs konusunda hareketlenmeyi sağlayacak birkaç ana nokta vardır:

Bunların başında, BM’nin adadaki askerlerini çekmeyi sağlamaktır.

Rum yönetimi, BM yi koruyucu bir kalkan olarak görmekte, iş pratiğe gelince,BM’nin çözüm planlarına herhangi bir katkı koymamaktadır.

BM nin askeri varlığını adadan çekme kararı, Rum yönetimi ile Türkiye’yi karşı karşıya getirecek ve Rumları görüşmelerde elde edilebilir hedeflere motive edecektir.

İkinci  konu, Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin, 1960 Antlaşmasından kaynaklanan yasal haklarına gerçekten dönme politikasıdır.

Rumların uzlaşmazlığının temelinde, yönetimi Kıbrıs Türkleriyle PAYLAŞMAK İSTEMSEMESİDİR. Oysa 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıs Türklerine yönetmede özel haklar tanımakta ve bunların arasında GARANTİ ANTLAŞMALARI özel bir yer tutmaktadır.

Zaten 1964 yılında, Sayın İnönü, Kıbrıs Cumhuriyetinden Kıbrıs Türklerinin AYRILMAMASINI savunmuş, ancak bölünmeyi isteyen Türkler bu politikaya uymamışlardı. Sonuç ortadadır.

Kıbrıs Sorununda ezberi bozacak ve Rumları telaş ve paniğe sürükleyecek üçüncü adım, Maraş konusunda harekete geçmektir.

Kudret Özersay siyaset sahnesinde yer aldığı günden beri, bu politikayı gündeme getirmeye çalışmaktadır:

Özersay, dün yaptığı YENİ  AÇIKLAMASINDA hiçbir fikrin birilerinin tekelinde olmadığını ancak Maraş konusunun bir vaatten öte birikim, araştırma ve dünyanın olurunu alabilecek öneriler sunabilecek bilgi gerektirdiğini söyledi.

“Hiçbir fikir kimsenin tekelinde değildir. Tıpkı Kıbrıs’ta barış ve çözüm belli bir siyasi parti ve kişinin tekelinde olmadığı gibi.

Kapalı Maraş’ın eski sahiplerine iade edilerek onların gelişi ve taşınmazlarını kullanması meselesi şaka değildir. Bu KONU karmaşık bir şeydir ve hayata geçirilmesi de ezberlenen dört cümleyle mümkün değildir.

Özersay’ın Maraş konusunu yeniden gündeme getirmesi , desteklenmesi gereken bir adımdır.

Bu adımın gerçekten atılması yönündeki her doğru girişim, Rum toplumu arasında dalgalanma yaratarak, uzlaşmaz Kıbrıs Rumlarını zora sokacaktır.

Maraş açılımı politikalarında Kıbrıs Türkleri bu adımı, FIRSATA çevirip, Maraş’ı çeşitli gerekçelerle yağmalamaya çalışırlarsa, bunun  bedelini Kıbrıs Türkleri kesinlikle acı bir şekilde ve çok pahalıya öderler.

Bu açılım, ULUSLARARASI HUKUK’a  uygun bir şekilde yapılırsa, bu politikanın etkileri, Kıbrıs Sorununun çözümüne önemli katkılar yapar.

Önemli olan, durgun olan göl suyuna, halkalar yaratacak taşları atmaktır.  Maraş bu taşların en önemlilerinden biridir.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı