Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Malumun ilanı…

Tam bir aydır Eroğlu’nun aday olup olmayacağını tartıştık. Ha bugün, ha yarın derken, kasım ayının son gününe kadar adaylık açıklaması için beklemeyi tercih ederek, gündemdeki yerini korumayı başardı.

Ve dün saat tam 12.00’de BRTK’dan “Halka Sesleniş” ile aday olduğunu açıkladı. Ancak sanıyorum “adayım” demesi, kimse için sürpriz olmadı…
Dün radyo programında da tartıştık. Adaylığını Cumhurbaşkanlığı ofisinden yapması bence yanlıştı.
Şu anda görevde olabilir, ancak yeniden aday olacağını açıklayacağı yer orası değildi. Çünkü orası tüm toplumun, devletin malı olan bir makam. Siyaseten adaylığı ile devlet görevinin bağdaşmadığını en iyi Eroğlu bilir bilmesine de, herhalde yanındakilerin hazırladığı mizansene “hayır” diyememiş.
Bunlar işin şekilsel yanı olmakla birlikte, seçim sürecinin Cumhurbaşkanlığı makamının olanaklarıyla devam edeceği konusunda da endişelere yol açacak detaylar. Kendisini yönlendirenlerin biraz sakin olmaya ihtiyaçları var.
Konuşmasının içeriğinde ise öyle büyük bir iddia yoktu. Ben bunu, 2010 seçimlerine, hatta 2009 seçimlerine benzettim. Hani hemen hemen hiç konuşmadan bitirdiği seçimlere. Sanki bu kez de aynı taktiği sürdürecek gibi gördüm…
Yine de en dikkatimi çeken; “Cumhurbaşkanlığı makamı gerek Kıbrıs konusu gerekse ülkenin iyi yönetilmesi açısından çok önemli bir misyona sahiptir. Dolayısıyla, bu makamda yapılacak hataların bedeli büyük olur. İşte bu düşünceler, karar verme sürecinde başlıca etkenler olmuştur” cümlesi oldu…
Yani demek istiyor ki, “benim dışımda seçeceklerinizin hata yapma riski var. Eğer buna izin verirseniz, bedeli ağır olur”…
İşte bu büyük bir iddia…
Hatta suçlama…
Arogant, tepeden bakan bir tavır…
Yıllar yılı makamlarda oturmanın getirdiği bir duygu herhalde…
Aynı ima “Böylesi onurlu bir hizmet için aday olan veya olacak olan herkese demokrasimiz adına teşekkür ederim” cümlesinde de var. Kendisinin de aday olduğu andan itibaren diğerleriyle eşit şartlarda olduğunu unutmuş görünüyor.
Tabii bir de “Önümüzdeki beş yılda özellikle iç konularda daha etkin olma kararlılığındayım” sözü var ki, neresinden bakarsanız faul…
Bizim rejimimizde, Cumhurbaşkanı’nın yetkileri sınırlı. Anayasa Cumhurbaşkanı’nın sınırlarını açıkça belirlemiş durumda. Hele de kendi partisi iktidarda değilse, bunu açıktan yapması zor. Sistem kendi içinde buna izin vermiyor. Aynı hatayı, yani parlamenter sistemi, başkanlık sistemiyle karıştırma hatasını, Kudret Özersay da yapıyor. Ve doğal olarak da tepki topluyor.
Ha, Sayın Eroğlu’nun iç konulardan kastı, partilerin içiyse, onu zaten hayde hayde yapmakta.
Her neyse, sonuçta satrancın taşları yerine oturdu…
Oyun başlıyor…
Hakkımızda hayır…

 

YERİN KULAĞI VAR
KAYNAK AÇIKLANMALI:

Eroğlu’nun adaylık açıklamasının ardından seçim süreci gayri resmi olarak başlamış oldu. Adaylar arasında parti adayı olan tek isim Sibel Siber. Diğer üç aday ise bağımsız olarak yarışacaklar. Benim merak ettiğim bağımsız adayların bu sürece nasıl bir bütçe ile girecekleridir. Sibel Hanım CTP’nin desteğini alacak doğal olarak, peki ama diğer adaylar, propaganda için gereken maddi desteği nasıl ve nereden karşılayacaklar acaba?..

SEÇİM HARCAMALARI BAĞIŞLARDAN:
İddialara göre bağımsız adaylardan bir tanesi, gerekli maddi desteği sağlamak için yardım fonu oluşturacak ve üst sınırı olan bağışlarla ve şeffaf bir şekilde propaganda sürecini götürmeye çalışacakmış. Hatta, seçim sonrası toplanan paralardan artan miktar, muhtaç kurumlara bağışlanacakmış. Bence güzel bir düşünce. Keşke bütün bağımsız adaylar harcamalarının hesabını verebilecekleri böylesi bir kampanya ile yarışsalar…

GÜNEY’DEN DE TEPKİ VAR:
Bellapais Manastırı’nın hemen yanı başına yapılmak istenen arıtma tesisi sadece KKTC’de değil Güney Kıbrıs’ta da haber oldu. Rumca gazeteler Bellapais Manastırı’nın hemen altında yapılmak istenen tesisin manastıra zarar vereceğini belirterek uluslararası girişim başlatacaklarını açıkladılar… Yapılacak, yıkılacak tartışmaları arasında bir şey güme gitti sanırım; bu inşaat iznini kim verdi? Zira işletme bütün izinleri aldığını söylüyor. Haydi belediyelerden izin almak zor değil de, Şehircilik ya da Eski Eserler de mi onay verdi? Gerçekten çok merak ettim. Açıklasalar da öğrensek.

YA BİZİMKİLER:
Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in, kalp kapakçığındaki sorun nedeniyle New York’ta olacağı ameliyat ve tedavi sürecinin masraflarının devlet tarafından değil, kendisi tarafından karşılanacağı açıklandı. Kimse kusura bakmasın ama Allah korusun bizde böyle bir şey olsaydı nasıl olurdu? Bırakın Cumhurbaşkanı’nı, milletvekilleri bile yıllardır yaptırdıkları diş protezlerinin parasını bile bu devlete ödettiler…

BM ÇEKİLİYOR MU:
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, “Son Danışman olacağım” demiş. Bunu neye dayanarak söylediğini anlamak mümkün değil. BM Kıbrıs konusundan mı çekiliyor? Bu karar ne zaman verilmiş? Ban’ın bu konuda bir beyanatını ben hatırlamıyorum. Gerçekten ilginç…

HELVA DA DAĞITSINLAR:
Batırılan KTHY’ye ait içerisinde otobüslerin de bulunduğu 15 araç satılmış. Yaklaşık seksen bin ile yüz bin TL arasında gelir sağlanan satıştan elde edilen paranın, yine KTHY çalışanlarının mağduriyetini gidermek için kullanılacağı öğrenildi. Benim önerim o para ile birkaç kilo da simit alsınlar ve ölümüne neden oldukları KTHY için helva yapıp dağıtsınlar. Biliyorsunuz dinimizde ölünün arkasından helva dağıtmak adettir…

ZİRVEDEKİLER 
Mehmet Saydam: “Çözüm da çözüm. Çözüm olmaz ise adada ekonomik olarak var olamayız!!! Bu ifade toplum zihnine öyle bir kazındı ki, bağımsızlıkmış, özgürlükmüş kimsenin umuru değil. Bu oyun öyle güzel yazılmış ve öyle güzel oynanıyor ki, ben masadan kalktım diyen Güney Kıbrıs’a karşın, Türk tarafı ‘tamam tamam, ne istersen al ama çözüm olsun’ diye yalvartılma noktasına sürükleniyor…”

DİPTEKİLER
Karanlık Yollar: Maliye elektrik borcunu Kıb-Tek’e ödemediği için yollarımız karanlık. İşte sonunda bir cana mal oldu. Milyarlarca lira masrafla yapılan aydınlatmalar, ihaleler, ihale kavgaları, hatta yenile ortaya çıkan led ışıklandırma fasariyaları; sonuç, ortaçağ karanlığı. Yok mu bunun bir çaresi… Daha nereye kadar…