Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Maliye Bakanı Özgür’den önemli açıklama!

MALİ YARDIM BAĞIMLILIĞI BİTER: Maliye Bakanı Birikim Özgür kısa ve net konuştu: 13’üncü maaş olmasa, kamu maliyesinin cari harcamalarında Türkiye kaynaklarına mali bağımlılığı biter. Bunu ‘vesayet istemiyoruz’ diyen ama statükoya sonuna kadar sahip çıkanlar bilsin diye söylüyorum. Yasalarımıza göre yükümlülüklerimiz neyse, onu yerine getireceğiz

Bertuğ TOPAL

Maliye Bakanı Birikim Özgür, kısa vadeli ödenmesi gereken kaynağın, borçlanma yolu ile aşılacağını, esas arzu ettiği noktanın ise, yapısal sorunlarını çözen kamu maliyesinin, Türkiye ile varılan uzlaşıda, reformlara bağlı olarak yer alan kaynağın serbest bırakılması olduğunu söyledi.

Hükümetin de kendisine somut hedefler koyduğunu belirten Özgür, Türkiye’den “açıktan para istenmesine” sonuna kadar karşı çıkacağını söyledi.
Özgür şöyle devam etti:
“Bizim reform hükümeti olarak somut bir hedefimiz var. Yapısal dönüşümlere bağlı olarak gelirlerimizi artırıp giderlerimizi kontrol altına alacağız. Reformların aynı zamanda pahalılığı düşürücü etkisi olması da gözetilecek ve girdi maliyetlerindeki düşüşle ekonominin canlandırılması hedefine katkı sağlanacaktır.
Burada özne ve esas faydalanıcı Kıbrıslı Türkler olmakla birlikte Türkiye ile yeni ekonomik programı imzalama zemininin oluşması da mümkün olacağından, gerek cari bütçemize sunulacak 200 milyon TL’lik yıllık katkıyla gerekse reform destek ödenekleri ile ülkeyi ve reform süreçlerini yönetme ve halkımıza güzel hizmetler sunma imkânlarımızın artacağını da akıldan çıkarmamak gerekir.
Biz Türkiye’nin bize iltimas geçip karşılıklı taahhütler dışında ilave bir mali yardım yapmasını istemiyoruz. Çünkü uzun yıllar içerisinde gördük ki bu ilave katkılar sadece mali yardım bağımlılığı sorunumuzu derinleştirmiyor aynı zamanda çarpık ekonomik yapı nedeniyle toplumumuzda ciddi sosyal bozulmalara da yol açabiliyor.
Biz ‘emek en yüce değerdir’ diyerek bugünlere geldik. Alın teri dökmeyenler emeğin ne olduğunu bilemezler.
‘Haydan gelen huya gider’ diye güzel bir söz vardır. Üretmeden bir gelir elde eden toplumlar da yozlaşır ve zaman içinde yok olur. Kimliğimize, kültürümüze ve siyasi varlığımıza sahip çıkmanın yolu reformlarla sistemimizi güçlendirmekten geçiyor.
Geleceğe emin adımlarla yürüyeceksek bunun yolu kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapı hedefinden şaşmadan çalışmak ve siyasetin odağına reformları koymaktır”.

“Borçlanma yoluna gideceğiz”
Kamu maliyesinin 2015’ten kalan yükümlülükleri ile ilgili de konuşan Özgür, şunları kaydetti:
“Biz yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz. Benim tercihim ve çabam Türkiye ile imzalanan protokol çerçevesinde reform destek kaleminden bir kaynak temini ile yükümlülüklerimizi yerine getirmekti. Gelinen aşamada en son tercihim olan borçlanma yoluna gideceğimiz için çok üzgünüm.
Yeni yıla buruk girdim. Maliye Bakanı olmadan önce de sıklıkla ifade ettiğim gibi çocuklarımızın geleceğinden, çocuklarımızın tabağından çalarak günübirlik harcama yapmak bize yakışmaz.
Bu konudaki ilkesel yaklaşımımı esnetmem benim açımdan sadece ama sadece yapısal tedbirlerin somutlaşması ve geleceğe dair somut pozitif adımların atılmasıyla birlikte mümkün olabilir.
Bugün mecburen borçlanma yoluna gitsek de en azından bu topraklarda geleceğini kurmasını istediğimiz çocuklarımıza daha iyi koşulları miras bırakabilmek için bu ilkesel tavrı sonuna kadar savunacağım”.