Röportaj

“Mahkumiyetim barışa hizmettir”







“500 TL’Yİ BİLİNÇLİ ÖDEMEDİM”: Murat Kanatlı Askeri Mahkemece verilen 500 TL’lik cezayı bilinçli ödemediğini söyledi. Kanatlı, para cezasını ödemenin suçu kabul etmek anlamına geleceğini düşündüğü için cezayı ödemek yerine hapse girmeyi göze aldığını vurguladı

“KONUYU AİHM’YE TAŞIYACAĞIZ”: Kanatlı, konuyu gerektiği takdirde Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’ne taşıyabileceklerini belirterek şunları söyledi: Bu bir tepkidir. Paranın ödenmesi suçun kabulüdür. En önemlisi de bundan sonra gelecek sürecin önünü tıkamaktır. Bu kavga sürecek ve yolu açacağız

“2 DAVA DAHA VAR”: Kendisi ile ilgili sadece 2009 yılında seferberliğe gitmemesi davasının sonuçlandığını belirten Kanatlı sırada 2010 ve 2011 yılında açılan davalar olduğunu ifade etti. Kanatlı: Bizim istediğimiz dünyada uygulanan insan haklarının bizim topraklarımızda da uygulanmasıdır. Bunu için bedel ödeyeceksek ödemeye de hazırız

EN FAZLA ÖZLEDİĞİ ŞEY İNTERNET: 10 günlük cezasının ilk gününde en çok özlediği şeyin internet olduğunu kaydeden Murat Kanatlı, habere ulaşamamak ve dışarıda neler döndüğünü öğrenememenin kötü bir his oluşturduğunu söyledi

Havadis Gazetesi, Askeri Mahkeme tarafından seferberliğe gitmemesi nedeniyle 500 TL para cezası verilen ve parayı ödemeyi reddetmesi ile 10 gün hapis cezasına çarptırılan Murat Kanatlı’yı Merkezi Cezaevi’nde ziyaret etti. Kanatlı ‘mahkumiyetim barışa hizmettir’ diyerek bir an önce hukuksal düzenin oturtulmasını istedi.  Kanatlı, “azılı suçlu” gibi kelepçelenip mahkemeden çıkarılmasını ise “polis ile önceden olan husumetlerimiz nedeniyle şov amaçlı yapıldı” diye değerlendirdi.

“Kendimi en kötü karara hazırlamıştım”
Kanatlı,  davanın karar duruşmasından 1-2 gün önce arkadaşlarını hapislik cezası konusunda uyardığını söyleyerek “ben kendimi en kötüsüne hazırlamıştım ama onlar şok oldular” diye konuştu. Avukatlarının uyarı cezası verilmesini beklediğini söyleyen Kanatlı, kendisinin içine doğanın ise ibreti alem olsun diye böyle bir ceza verileceği olduğunu söyledi.

Yargıcın okuduğu karar düşündürücü
Kanatlı, kendisini asıl ilgilendirenin bu süreçte yargıcın okuduğu karar olduğunu söyledi. Kendilerini 2 yıla yayılan süreçte düşüncelerini anlattıklarını söyleyen Kanatlı, yargıcın bunun tam tersi bir karar okuduğunu söyledi. Kanatlı, “Biz onuncu defa yaptık Askersiz Lefkoşa Eylemi’ni, Maraş’la ilgili 2007’lerden eyleme başladık. Hep söylediğimiz şu idi: Özellikle 2003’ten sonra bu ülkede silaha dayalı bir çözümü olmayacak. Ben bir silahın daha fazla gündemde olmayacağı söyledim. Bize göre güvenlik sorunu yoktu ayrıca savaş koşulları geçerli değildir” dedi. Kanatlı 2 yıl boyunca mahkemede bunu anlatmaya çalıştıklarını söyleyerek yargıcın bunun tam tersi bir karar okumasının düşündürücü olduğunu belirtti.

“500 TL’yi bilinçli ödemedim”
Murat Kanatlı Askeri Mahkemece verilen 500 TL’lik cezayı bilinçli ödemediğini belirterek bu para cezasını ödemenin suçu kabul etmek anlamına geleceğini düşündüğü için para cezasını ödemediğini söyledi.
Kanatlı, “Ben dedim ki güvenlik sorunu yoktur bu bunu anlatmaya çalıştık ve ısrarla savcı da bizi sıkıştırdı ve şunu sordu: ‘sence sizi savaşa mı hazırlıyorlar’ ben de dedim ki size göre savaşa hazırlıyorsunuz. Sizin pozisyonunuz savaş pozisyonudur. Ve ben bu savaşa taraf olmayı savaşın hazırlığını reddediyorum. Ondan sonra dedi ki ‘öyle bir şey yoktur.’ Eğer öyle bir şey yoksa dedim geçici 10. maddeyi neden kaldırmazsınız” diye konuştu.

“Çözüm sürecinde bu kadar savaş sözcüğü rahatsız edici”
Yarcını kararın içerisinde kendisini rahatsız eden konunun ülkenin çözüm sürecinin içerisinde bulunduğu bir süreçte bu kadar savaş kelimesinin bulunması olduğunu kaydeden Kanatlı,  “İçerisinde çok fazla savaş kelimesi geçen, çok fazla güvensizlik kelimesi geçen bir karar okundu. Bence mahkemenin etki altında kaldığını gösterir bu karar. Askeri kurum altında karar alması dolayısıyla böyle bir karar verildi” dedi.

“Şu an düşünce suçundan yatıyorum”
Kanatlı, kendisinin düşünce suçlusu olarak cezaevinde yattığını belirterek herhangi bir şekilde yasayı çiğnemediğini söyledi. Kendilerine dayatılan bir süreç olduğunu söyleyen Kanatlı, Anayasa Mahkemesi kararında denildiği üzere vicdani rettin bir düşünce hakkı olduğuna dikkat çekti. Askeri Mahkeme’nin buna rağmen kendisini yargıladığına dikkat çeken Kanatlı, “Anayasa Mahkemesi kararına da dayanarak ben bir düşünce suçlusuyum şu anda. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi ihlal edilmiş bir suçluyum” diye sözlerine devam etti.

“Vicdani ret hakkı için süreç başlamışsa güzel bir şey”
Kanatlı, dışarıda ne yaşandığını bilmediğini ve insanların basıl bir tepki verdiğini öğrenemediğini ifade etti. Sadece bugün televizyonda görebildiği kadar dışarıdaki olaylardan haberi olduğunu belirten Kanatlı, “Vicdani ret hakkı için süreç başlamışsa güzel bir şey” dedi.

“Mahkumiyetim barışa hizmettir”
Kanatlı, “Savaştan insan kaynaklarını kurtarabilirsek bu barışa en büyük katkımız olur. Mahkumiyetim barışa hizmettir. Yalnızca bu coğrafyada değil Kıbrıs’ın tümüne dair amacımız budur. Biz bunun çalışmasını yalnız Türk ordusuna karşı değil Kıbrıs’taki tüm askeri birliklere karşı sürecimizi ilerletiyoruz” diye konuştu.

“Hukuk dinamiktir, özgürlükler gelişir”
“Yasaların yapıldığı dönemlere göre yasaları tartışsaydık dünyanın dönmediğini bile iddia edebilirdik” diye konuşan Kanatlı, belli dönemlerde belli yasaların gerici olmaya başlayabileceğini söyledi. Bayarcan davasını örnek gösteren Kanatlı, “AİHM tam elli yıl sonra ilk defa düşünce ve insan özgürlüğünden Ermenistan’ı mahkum etti. Mahkum ederken açıkça şunu söyledi. ‘Hukuk dinamiktir özgürlükler gelişir ve bizim alacağımız kararlar da bu çerçevede olması gerekir’ biz bunu mahkemeye defalarca söyledik” ifadelerini kullandı. Hukuksal düzenlemenin olmadığının gerekçe sürüldüğünü kaydeden Kanatlı, “TC’de de hukuksal düzenleme yoktur ama Türkiye’de Eskişehir Askeri Mahkemesi oturdu ve Enver Aydemir davasında bizim hukuk sistemimiz bunu yapmadı ama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile de başka bir kuruma bağlıyız o yüzden mahkeme olarak biz oturuyoruz ve bu kişinin vicdani retçi olup olmadığına biz karar vereceğiz” dediğini hatırlattı.

“Bana ayrıcalıklı bir uygulama yapıldı”
Kanatlı, mahkemede kendisine ayrıcalıklı bir uygulama yapıldığı söyleyerek herkesin ikili olarak kelepçelenip arabaya bindirildiğini söyledi. Polisin basın olduğunu bile bile böyle bir muamele yaptığını kaydeden Kanatlı, “Belli ki polis teşkilatıyla aramızda uzun zamandır süren husumet dolayısıyla şova yönelik yapıldı. Biz de o an yapabileceğim tek şey olan ‘gülmek devrimciliktir’ anlayışıyla güldük” dedi.

“Bizim sözümüz silahımızdır”
“Bizim sözümüz silahımızdır. Ne demoralize olduk ne de moralimiz bozuldu” diyen Kanatlı, Başbakanın ‘elimiz kolumuz bağlıdır’ açıklamasıyla ilgili ise mevcut hükümetin de UBP hükümeti gibi  davrandığını söyledi.

“Gerekirse konuyu AİHM’ye taşıyacağız”
Kanatlı, konuyu gerektiği takdirde Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’ne taşıyabileceklerini belirterek,
“Bu bir tepkidir. Paranın ödenmesi suçun kabulüdür. En önemlisi de bundan sonra gelecek sürecin önünü tıkamaktır. Haluk Tufanlı ve daha bir çok arkadaşımız arkadan geliyor. Bu kavga sürecek ve yolu açacağız” diye konuştu.

“2 dava daha var”
Murat Kanatlı, kendisi ile ilgili sadece 2009 yılında seferberliğe gitmemesi ile ilgili davanın sonuçlandığını sırada ise 2010 ve 2011 yılında açılan davalar olduğunu ifade etti. Bu cezanın artabileceğini söyleyen Kanatlı, “Bunlarla ilgili hukuksal düzen içerisinde bir önlem alınabilir. Bizim istediğimiz dünyada uygulanan insan haklarının bizim topraklarımızda da uygulanmasıdır. Bunu için bedel ödeyeceksek ödemeye de hazırız” dedi.

“Bana iyi davranıyorlar”
Murat Kanatlı cezaevinde geçirdiği 24 saatlik süreyi de Havadis’e değerlendirdi. Kanatlı, cezaevinde gardiyanların ve yönetimin kendisine iyi davrandığını söyledi. “Buraya dair bir sıkıntımız yok. Ama bir insanın özgürlüğünün kısıtlanması kadar da kötü bir şey yoktur. Mutlu değiliz ama bulunduğumuz yer açısından iyi durumdayım” diye konuştu.

En fazla özlediği şey internet
10 günlük cezasının ilk gününde en çok interneti özlediği kaydeden Murat kanatlı, habere ulaşamamak ve dışarıda neler döndüğünü öğrenememenin kötü bir his oluşturduğunu söyledi.








Başa dön tuşu