SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR: Gazimağusa Limanı’ndaki çevre kirliliği tüm bölge için ciddi bir sağlık tehdidi arz ediyor. Uzmanlar özellikle limana gelen çimentonun ilkel yöntemlerle tahliye edilmesi nedeniyle havaya yayılan tozun akciğer kanserine neden olabileceği konusunda uyardı
ÇALIŞANLAR ENDİŞELİ: Gazimağusa Limanı’nda ekmek parası için mücadele eden çalışanlar ise “Kanser olur muyum” endişesi yaşıyor. Havadis’e konuşan çalışanlar bu yapının sürdürülemez olduğunu söyleyerek limanda yeni düzenlemeler yapılmasını istiyor
Ceren ÖZBİL
Gazimağusa Limanı çalışanlarının ve bölge halkının sağlığı “dökme yük” yüzünden ciddi tehdit altına giriyor. Limana gelen hayvan yemleri ve çimentonun tamamen ilkel yöntemlerle tahliye edilmesi nedeniyle havaya yayılan toz akciğer kanserine neden olabiliyor.
Ayrıca limanda yaşanan tek sıkıntı ilkel yöntemlerle tahliye edilen hayvan yemleri ve çimento ile de sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda liman içerisinde bulunan alkol tankları da her an patlama riski arz ediyor.
Bölge tehdit altında
Türkiye’den 2010 yılında KKTC’ye getirilen ve Serbest Liman Bölgesi’nde bulunan bir şirketin alanına bırakılan devasa rafineri parçaları da hem çalışanlar hem de çevre sakinlerinin sağlık sorunlarıyla baş başa kalmasına neden oluyor. Bu parçalar limanın hemen yakınında bulunan Karakol İlkokulu’nun yakınında duruyor.
Trafik de sorun…
Gazimağusa Limanı içerisinde trafikle de ilgili hiçbir düzenleme yok. Son yıllarda liman içerisinde meydana gelen trafik kazasından 2 kişi yaşamını yitirirken, yine son yıllarda liman işçileri arasında 4 kişi de sağlık sorunları nedeniyle yaşamını kaydetti.
Çalışanlar endişeli…
Gazimağusa Limanı ile ilgili olarak oluşan bu olumsuz tablo çalışanlar arasında da büyük endişe yaratıyor. Bir yandan ekmek parası için mücadele veren liman çalışanları diğer yandan “Kanser olur muyum” endişesi yaşıyor.
Emin: Yeniden organize edilmelidir
Gümrük Çalışanları Sendikası Başkanı Erol Emin, Gazimağuasa Limanı’nda yaşanan sorunların saymakla bitmeyeceğini söyledi. Limanın artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini kaydeden Emin şu şekilde konuştu:
Limanın kısa ve uzun vadeli planlarla reorganize edilmesi gerekir. Bu konuda yetkililerle ve ilgili bakanlarla görüştük. Onlarda bu yapının sürdürülemez olduğunu söyledi. Ayrıca Liman içerisindeki hurdaların dışarıda preslenmesi kararı alınması bizi mutlu etti. Ancak sorun sadece bunlarla sınırlı değil. Hayvan yemleri ve çimentoların tahliyesi tamamen ilkel yöntemlerle yapılıyor ve bu nedenle ortaya çıkan toz ciddi sağlık sorunlarına da neden oluyor. 2006 yılında zaten bu konu da hazırlana raporlar var.
“Kirliliğe devlet tesislerinin de katkısı var”
Emin, Gazimağusa Limanı’nda kirliliğe neden olanın sadece özel şirketler değil ayni zamanda devlete ait tesislerinde olduğunu belirtti. Bu konuda birçok kez uyarı yapmalarına rağmen kimsenin kulak vermediğini söyleyen Emin şu ifadeleri kullandı:
“Serbest Liman Bölgesi’nde Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi’ne ait katran tankları bulunmaktadır. Bu tanklardan özellikle yaz aylarındaki sıcağın etkisiyle artan katran sızıntısı denize akarak hem denizi hem de deniz canlılarını tamamen yok etmektedir. Ayrıca birçok kanser türüne de neden olmaktadır.”
Körceğiz: Akciğer kanserine neden oluyor
Tabipler Birliği Çevre Sorumlusu Dr. Ahmet Körceğez, özellikle çimentonun taşınması gerektiği gibi taşınmamasının çok ciddi sağlık rahatsızlıklarına neden olduğunu kaydetti. Körceğez, bunun akciğer kanserine neden olabileceğini ifade ederek şu şekilde konuştu:
“Son haftalarda çimento ile ilgili olarak iyileştirme yapıldığını duyduk. Bu da beni mutlu etti. Ancak bunun dışında arpa buğday gibi havan yemleri de ayni şekilde taşınıyor. Bu da çeşitli solunum rahatsızlıklarına ve alerjilere neden olabilir. Endüstriyel limanın yerleşim olmayan başka bir alana taşınması gerekiyor. Limanın ilk kurulduğu yıllarda bölgede yerleşim yoktu. Ancak şimdi çevrede yerleşim var. Mağusa Limanı’nda turizm limanı olarak kullanılabilir.”
Canova: Düzen şart
Kamyoncular Biriliği Başkanı Mehmet Canova, limandaki sorunların anlatmakla bitmeyeceğini söyledi ve şimdi uygulanan arpa, buğday ve çimento tahliye şeklinin yanlış olduğuna işaret etti. Bu konuda sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yapan Canova ayrıca liman içerisindeki trafikle de ilgili düzenleme yapılmasını istedi.
Elyeli: Umarız cevap alırız
Liman çalışanı Adil Elyeli, 1974 yılından önce limandaki çalışma sisteminin çok farklı olduğuna işaret etti ve şimdiki çalışma sistemi nedeniyle kanser olma endişesi taşıdıklarını ifade etti. Ayrıca ülkeye gelen arpa buğday gibi hayvan yemlerinin haşerelere karşı iki kez ilaçlandığını kaydeden Elyeli “Arpa ev buğdaydan yayılan ilaçlı toz bize zarar vermiyor mu?” sorusunu sordu. Elyeli şu anda uygulanan sisteme karşı mücadele verdiklerini söyleyerek bu mücadelenin sonunda ümit ettiklerini kaydetti.
Caner: Nefes almak imkansız
Özel bir şirket çalışanı Hasan Caner, limanda her tarafın pislik içinde olduğunu söyledi ve bu nedenle nefes almakta bile zorlandıklarını ifade etti. Caner şu şekilde konuştu:
“Şimdiki bakanımız doktor olduğu için ve kendisini iyi tanıdığım için bu soruna eğileceğinden eminim. Bakanımızın Mağusa’ya ne kadar düşkün olduğunu biliyorum.”
































