Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Lütfen Listeleri İyi İnceleyin…

Seçim yaklaştıkça, listelere bakıyor musunuz..?

Yoksa kafanızda zaten belirlediğiniz bir karar var mı…

Yani mühür de vursanız, aralarından seçmek hakkınız.

Ayrıca, karma diye de bir olay var…

Anketlere bakıyorum da, yüzde 25 civarında hatta bazılarında daha yüksek kararsız görünüyor.

Bugüne kadarki tecrübelerimle söyleyebilirim ki, bunların çoğu karmadır.

Onun için hep derim ki, genel seçimler öncesi anketlerde sonuca yaklaşmak zordur. Karma yanıltıcıdır, hesabı da zordur. Öyle kararsızı dağıttım, karmacıları dağıttım falan sökmez. Bilemezsiniz.

Dönelim başa…

Listeler belirlendi mi?

Son bir kaç seçimdir değiştirmeye başlamıştık. 2013 seçimlerinde Meclis’in yüzde 46’sı değişmişti…

Şimdi, halihazırda milletvekili olanların üçte biri de seçime katılmıyor.

Gidişat bu kez de değişen bir Meclis göreceğimiz yönünde.

Ama mühürcüler, karmacılar, lütfen listeleri inceleme zahmetinde bulunun. Değiştireceğiz derken, bugüne kadar hayatta hiç bir başarı ortaya koymamış, hiç bir uzmanlığı bulunmayanları ayıklayın.

Bu seçimlerde partilerin çoğu aday bulmakta zorluk çektiler. Onun için dolgular yapıldı. Kimse inkar edemez.

Oyuna gelmeyin. Sonra şikayet etseniz de fayda yok…

 

 

İSTERSEK, BU KARARI DURDURABİLİRİZ…

Vakıflar Yönetim Kurulu’nun, Ozanköy-Bellabais arasındaki 70 dönümlük araziyi İmam Hatip Lisesi yapılması için Türkiye Maarif Vakfı’na kiralama kararı almasının ardından bir çok şey su yüzüne çıkmaya başlandı.

Girne Belediyesi, bilenlerin söylediğine göre, dönümü 1 milyon sterlin civarında eden bu lebi-derya araziye park yapmak istemiş. Reddedilmiş.

Bu noktada Girne Belediye Başkanı’nı çıkıp bunu cesurca açıkladığı için tebrik etmek lazım. Ne de olmasa bugünlerde “Ben UBP desteğiyle seçildim” falan diyor ya, o bakımdan…

Aslına bakarsanız, olayın hükümetle resmi bir ilgisi de yok görünüyor.

Kararı veren, Vakıflar Yönetim Kurulu. Hem de bir cinlik yapmışlar, 10 yıllığına kiralamışlar ki, başka onay gerekmesin. Genel Müdür İbrahim Benter söylüyor zaten, “Bakanlar Kurulu’na gönderilecek değildir” diyor.

Biz de, Bakanlar Kurulu’na gidecek, belki seçim sonrası oradan döner falan diye umutlanmıştık ki, beyhude…

Diğer taraftan, AK Ocaklar açıklama yapıyor ve “Burası İmam Hatip olmayacak, Benter açıklasın” diyor.

Benter anında açıklamayı dağıtıyor. “İmam Hatip olmayacak, dar gelirlilerin çocuklarına eğitim verecek”…

Varsa böyle bir niyet, neden devlete bir okul yapılmaz da Vakıf okulu yapılır? Devlet okullarının içler acısı hali ortadayken…

Orada varolan okullar bölge trafiğini zaten kaosa çevirmiş. Okul yapacak başka yer mi kalmamış?

Sonra dönümü 1 milyondan fazla eden bir arazi, hayrına verilebilir mi? Neden Vakıflar’a daha fazla kar getirecek bir şekilde değerlendirilmez? Kaldı ki, yapılacak olan bir işletmedir… Sonuçta o da gelir elde edecek. Meccane değil ya…. Senede bin sterlin kira ne demek?

Girneliler… Sadece Girneliler değil, bütün halk, sivil toplum tepkisini ortaya koymalıdır.

Daha önce başarmıştık, yine başarabiliriz…

 

 

 

YERİN KULAĞI VAR

USTASINDAN ÖĞRENDİ:

UBP Genel Başkanı Özgürgün tıpkı Eroğlu gibi, diğer parti başkanlarıyla televizyon programlarına çıkmıyor. Şimdi de banka hesaplarıyla ilgili olarak da, tıpkı geçmişte Eroğlu’nun banka hesabındaki 3 milyon için benzer bir yol izlerse şaşmayın. Hatırlayacaksınız Eroğlu da bu paralarla ilgili olarak toplumu pek de tatmin etmeyen açıklamalar yapmıştı. Şimdi Özgürgün de benzer bir açıklama yapabilir. Hele seçim öncesi, açıklama beklemeyin bence…

 

40 YILDIR AYNI TERANE:

Tüm partiler seçim zamanı oy alabilmek için çok güzel icraatlar, güzel sözler söyler hep. Ama yıllardır seçim öncesi söylenenlerin kaçta kaçı hayata geçirildi hatırlayan var mı..? “Müşavirlik kalkacak, polis sivile bağlanacak, sosyal adalet sağlanacak ve daha niceleri”. 40 yıldır hep aynı terane. Günün sonunda ne yazık ki söylenenlerle yapılanlar farklı oluyor. Sonuçta olan, bu sözlere inanıp da oy veren vatandaşa oluyor…

 

SEÇİMDEN SEÇİME:

Hayat şartları yüzünden meyhane alemlerini unutanlar için seçim dönemleri bulunmaz fırsat. Hele kalabalık bir nüfusa sahipseniz, gün sizin gününüz. Her akşam bir partinin kurduğu masalarda ye yiyebildiğin kadar, iç içebildiğin kadar, hesaplar adaylardan. Üç-beş yılda bir bile olsa hasret kaldığınız o masalar emrinize amade… Hesap olarak ödediğinizse, sadece oyunuz oluyor…

 

YİNE “ŞAKA” MI DİYECEK:

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş neredeyse her seçim dile getirdiği “oy satın alma” konusunu bu seçimde de yineledi. “Bir partinin oy satın almak için organizasyon yaptığını” iddia eden Denktaş, bu partinin kim olduğunu ise söylemedi. Hatırlayacaksınız geçmişte “oy satın aldım” iddiası için mahkemeye çağrılmış ve orada “şaka yaptığını” söylemişti. Bu kez de şaka mı yaptı bilmiyoruz ama, elinde kanıt varsa çıkıp bunu toplumla paylaşmalıdır…

 

SESSİZCE YAPSAYDINIZ:

KTHY binasının satışının önündeki engeller kaldırılmış. Şimdi bu övünülecek bir şey midir? Ekonomi Bakanı övünerek açıklıyor. Tamam, geliriyle KTHY çalışanlarının alacakları ödenecekmiş, iyi… Ama bunu sessiz sedasız yapsalar da batırdıkları havayolunu gözümüze sokmasalardı. Yok! Alacağı olan mağdurları tavlayacaklar seçim öncesi. Mesele bu… KTHY sadece çalışanların malı mıydı? Bütün bir halk, devlet kaybetti… Ben buradan utandım yani…

 

CASİNOCULAR DA AĞLAR:

Casinocular da ağlamaz mı, insanın çıldırası geliyor. Vergileri yüzde 3’ten 10’a çıkaracak yasa hazırlanmış da ağlarlar. Bu kadar absürd bir açıklama olamaz. Bu ülkede çatır çatır para basarlar, her türlü teşvikten, muafiyetten yararlanırlar, ekonomiye katkıları kazançlarının binde biri bile değildir, Belediye vergisi artmış diye de ağlarlar… Yapmayın, etmeyin, bu halka bu kadar hakaret yeter. Aksine bilin ki, bu halk daha da fazlasını istiyor, teşviklere, muafiyetlere son verilmesini talep ediyor. İnşallah önümüzdeki dönem buna cesaret edecek olanlar gelir iktidara…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Hüseyin Ekmekçi: “Hayırsever Türkiye Maarif Vakfı, ‘fakir çocuklar okusun diye’ okul yapacakmış o araziye. Çocukları fakir zengin diye ayırıyoruz… Bunun adı ‘hayır işi’ oluyor. O okul ‘imam hatip’ olmayacakmış… Ki Vakıflar İdaresi Yönetimi ‘imam hatip’ diye adlandırıyor… Velev ki ilahiyat koleji oldu… Devlet ne işe yarar devlet? Devlet yönetimini de hayırseverlere verelim. Bir hayır sever okul açsın, diğeri hastane yapsın, beriki arazi dağıtsın… Devlete, hükümete gerek yok o zaman… Okul ihtiyacına ve içeriğine Vakıflar İdaresi ve Türkiye Maarif Vakfı karar verecekse… Hükümete falan ne gerek var”…

 

 

DİPTEKİLER

Abdullah Aktolgalı: DP’den aday olan Çevre Koruma Dairesi Müdürü’nün söylediklerine bakın; “Partimize bağlı tüm bakanlık ve müdürlüklerimizdeki başarı ortadadır”. Ne demek bu? Devletin diğer birimlerinde başarısızlık olduğunu mu ima ediyor, yoksa Bakanlıklar Parti-Devlet bütünleşmesine girdi de onun itirafı mı? Üstelik de memleket her yönden bir çevre felaket yaşarken, Çevre Koruma Dairesi Müdürü söylüyor bunu. Başarılıymış… Bence devletin en başarısız biriminin başında oturuyor. Ne diyeyim bilemedim ki…