Lozan anlaşması 2023 tarih ve Türkiye’nin zengin olması

3 Ağustos 2016 Çarşamba | 09:15
Mahmut Sezinler

Son zamanlarda özellikle TC Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için 2023 yılını hedef göstermesi ile başlayan ve de ortada dolaşan bir iddia var. “LOZAN ANLAŞMASI”. İddiaya göre Lozan Anlaşması 1923 tarihinde 100 yıl süreli yapılmıştır. Anlaşmanın ekli maddelerinde Türkiye’nin bazı doğal yer altı kaynaklarının kullanılması yasaklanmıştır. Bu yasak 2023 yılında doluyor. Dolayısıyla Türkiye 2023 yılından sonra yer altı zenginliklerinden olan başta petrol ve bor madeni gibi yer altı zenginliklerini kullanabilecektir. Bu zenginlikler sayesinde Türkiye hızla gelişip zenginleşecek. Lozan Anlaşması’nın eklerinden olan bu iddia doğru mu?

Lozan Anlaşması’nın metnine baktığımızda bu anlaşmanın iddia edildiği gibi 100 yıl süreli olduğuna dair bir bulgu yok. Türkiye’nin yer altı zenginliklerini kullanmada engelleyici herhangi bir içerikte yok.

Lozan Anlaşması’na ekli maddeler olup olmadığını bilemiyoruz. Bu güne kadar bu konuyla ilgili herhangi bir makale, haber, vb.. mevcut değil. Dolayısıyla Türkiye’nin yer altı zenginliklerinin bir kısmının kullanılıp kullanılmayacağı konusunun gerçek olup olmadığını inceleyerek anlamak lazım. Dolayısıyla petrol ve doğal gaz verilerine bakmak gerek.

Türkiye petrolleri Anonim ortaklığı Ham petrol ve doğal gaz sektörü raporu 2016’ya baktığımızda bazı istatistiki verilere ulaşmamız ve bu verilerden bir sentez ortaya çıkartmamız mümkün.

Türkiye’nin 2015 yılı itibariyle kayda alınmış ham petrol rezervi 334,5 milyon varil. Doğal Gaz Rezervi ise 3,7 milyar metre küptür. Rapora göre Dünya petrol rezervi 1,7 trilyon varil doğal gaz rezervi ise 187.1  trilyon m3’dür. Günlük Dünya’da petrol üretimi 91 milyon varil. Doğal gaz üretimi yıllık 3,5 trilyon m3’dür.

Türkiye 2015 yılında günlük ortalama 503 bin varil ham petrol tüketiyor. Bu tüketimin 51 bin varilini kendi kaynaklarından (%10) kalan miktarını ise ithal etmiştir. Yine 2015 yılında Türkiye yıllık Doğal Gaz tüketimi toplamı 48,8 milyar m3 olurken bunun 398 milyon m3’ünü kendi kaynaklarından kalan kısmını ise ithal etmiştir. Görüleceği gibi Türkiye’de ham petrol ve Doğal Gaz’ın var olduğunu ve engel olmaksızın bunların yer altından çıkartılıp kullanıldığını raporlar ve istatistikler gösteriyor. Şimdi bu durumda Lozan Anlaşmasının gizli maddelerine göre yer altı zenginliklerinin aranmasında bunlara ait rezervlerin saptanmasında engelleyici düzenlemeler var mıdır? Bunu bilemiyoruz. Ama Türkiye’de sürekli doğal gaz ve petrol arama faaliyetleri devam ediyor. 2015 raporuna göre son 10 yılda Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından açılan sondaj kuyusu sayısı 1594 adettir.

Neredeyse Avrupa’da en çok Sondaj çalışması yapan ülke Türkiye’dir. TPAO dışında Türkiye’de sondaj çalışması yapan yabancı şirketlerde mevcuttur. Bu bilgi ve veriler bize Türkiye’nin ham petrol ve doğal gaz arama, saptama ve çıkarma konusunda herhangi bir engelle karşılaşılmadığını gösteriyor.

Yaptığım tespitlerde Türkiye’nin petrol ve doğal gaz arama çalışmalarının her zaman devam etmekte olduğunu bulunan petrol veya doğal gazın hemen faaliyete geçirildiğini ve yer altı doğal kaynaklara ulaşmada herhangi bir engelleyici faaliyet veya anlaşmanın olmadığı kanaati bende oluştu. Dolayısıyla Lozan Anlaşmasında, ekinde veya gizli maddelerinde yer altı kaynaklarına Türkiye’nin ulaşmasında herhangi engelleyici bir unsur olduğuna dair bende bir kanaat oluşmamıştır.