Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Leymosun’u Girne’de yaşamak!..

Kentsel kimliklerimizi kaybediyor muyuz?


Galiba öyle.

Girne’ye, Lefkoşa’ya ve başka kentlere belediye başkanları seçeriz.
Ama bakarsınız, seçilenler Girneli değiller, ya da Lefkoşalı değiller!

Normaldir.
Ada, 1974’ten çıkalı böyle oldu.
Baflılar, Leymosunlular, Larnakalılar kuzeye geldi.
Baflıydı Güzelyurtlu oldu!
Leymosunluydu Girneli oldu!

Halbuki herkes yerinden memnundu.
Kentlerini ölesiye sevip övünüyorlardı.
Mesela Baflıların kendilerini çok övdükleri söylenir.
Eski Baflıların.
Derler ki “Alim de zalim de Baf’tan çıkar!”

En önemlisi Leymosunlular.

Belli ki uzun müddet bocaladılar.
Zaman ilerledi.
Bir türlü Leymosunlu kimliğini unutamadılar.
Kolay değil elbet.
Böylece, Leymosun’lular Pikniğini düzenlemeye başlayıp senede bir gün de olsa bir araya geliyorlar.
Bu yıl üçüncüsü.
Leymosunlular Pikniği dün Boğaz piknik alanında yapıldı.
Mangallar yandı; eski günler yad edildi.

Bu diğerlerinin başına da gelebilir.
Baflılar kalkıp, Baflılar Festivali düzenleyebilirler.
Mağusalılar da Mağusalılar Festivali’ni.
Lefkoşalılara gelince.
Durumu en vahim olan onlar!
Çünkü kentlerini kendi elleri ile kaybeden tek cemaat şeherden çıkıyor!
Bütün savaşlardan galip çıkmışlar lakin, en sonunda bölgeyi terk etmek durumunda kalmışlar!..
Bu çerçevede kaybolan Lefkoşalılar olarak Kayıp Kent Festivali düzenleseler yeridir!

Hayde de Leymosun dedikleri
Şekerle kaymaktır yedikleri
Hiç aklımdan çıkmayor
Hayde de beyimin dedikleri

Araştırmacılar, maziden kalma bir maniyi veya bir türkünün sözlerini gün ışığına çıkardıklarında herhalde bir erkeolog edasıyla sevinirler.
Çünkü o manilerde bir sosyal hayat, bir kültür vardır.
Bir zamanlar insanların nasıl yaşadığına, duygularının, davranışlarının, sosyal hayatlarının ne olduğuna dair ipuçları elde edilir.

Kentsel kimliğin süratle kaybolduğu bu dönemlerde bir piknik veya buna benzer etkinlikler vesilesi ile bir araya gelmek, bir kaybolma, bir yabancılaşma endişesinin dürtüsü olsa gerek.

Cemaat düzeyinden topluma, toplum düzeyinden halk statüsüne yükseldik derken, birbirimizi düğünlerde, pikniklerde, cenaze törenlerinde arar ve görür olduk.
Dahası görmezsek sorar olduk!..

Daha ne olsun?

Soma’da ölenlerin nasıl öldükleri belli!
Burada ölüp kaybolanların nasıl ölüp nasıl kayboldukları bile belli değil!

Leymosunlu Girne’ye gömülür.
Baflı Lefkoşa’ya, Mağusa’ya!

Rumlar ne yaptı?
Hâlâ Girne milletvekili seçiyorlar!
Bıraksalar, ölülerini Karpaz’a, Girne’ye gömecekler…

Leymosunluların kapılar açıkken bile Girne’de buluşmaları oldukça anlamlı!

“Gandır çocuğu da Taksim istesin” derler ya!
Galiba ganmaya çoktan razıydık!

Ama,
Leymosun’u Girne’de yaşamak ne güzel şey be kardeşim!