Poli

Lefkoşa’nın “şeher” olduğu zamanlar…


Hasan Karlıtaş
Hasan Karlıtaş

O kapıdan hangi yıl çekip gitmiştin.

Ve o sokaklara bir daha gelmemiştin hatırla.

Hatırla Ciğerci Ahmet’in kahkahasını.

Ne güzeldi Lefkoşa… (Ahmet OKAN)

Ressam Semra Bayhanlı tarafından geçtiğimiz haftalarda, Lefkoşa’daki Halk Sanatları Derneği (Hasder) merkezinde, açılan buram buram Kıbrıs tüten “ŞEHER” isimli sergi, adı gibi Lefkoşa’nın “Şeher” olduğu zamanların nostaljisini hissettirdi. Ahmet Okan’ın eşsiz dizeleri ile daha da anlam bulan sergi, izleyenleri derinden etkiledi.

İkiz kızkardeşi Sevcan Çerkez ile birlikte, İlk sergisini resim ve heykel çalışmalarından oluşan bir kolleksiyon ile açan, Semra Bayhanlı’nın, ikinci sergisi “Pirililerim Gitmesin’ ismini taşıyordu. İkinci serginin ardından, üçüncü kişisel sergisini eşsiz bir tema ve “Şeher” ismi ile açan sanatçı, etkisi uzun zaman kaybedilmeyecek bir çalışmaya imza attı.

KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ?

Sergide kimler yoktu ki ; Kıbrıs düğünlerinin vazgeçilmezi Mehmetaliler topluluğu üyeleri, “Mavusa dedikleri / gargadır yedikleri / çok hoşuma gidiyor / gargacı dedikleri…Ağrıdı dişim nananay / sızladı dişim nananay / çok içmişim nananay ve Kelle” şarkıları ile kitleleri eğlendiren Ahmet Becirli, Ahmet Altıparmak, Lefkoşa’nın şeher olduğu zamanların çok özel iki rengi Çoronik ve Karanfilli, Filozof (Feylosof), Vedia Barut, radyodaki plak yarışı programının eşsiz sesi Hüseyin Kanatlı, Simavi Aşık, yakın geçmişte hayata gözlerini yuman,  yeri doldurulamayacak, her sözü gülümsetirken düşündüren Ciğerci Ahmet, gözleri görmemesine karşın yıllarca hayatını seyyar satıcılıktan kazanan Ali Dayı, “Al yemeni mor yemeni”, “Kıbrıs bir adamıdır cennetten parçamıdır” sözlerini yazıp adete marş gibi yüreğimize kazıyan Kamran Aziz ve daha niceleri… Unutulmadı… Unutulmayacaklar…

Bir düş kurmuştuk,

Al yemeni mor yemeniden ibaret. (Ahmet Okan)

Geçmişin nostaljisini bizlere buram buram hissettirip, geleceğe dair düşündüren, yağlı boya ve sulu boya çalışmalarında benzersiz bir his uyandıran, üretken sanatçı Semra Bayhanlıya, sanat yaşamında başarılar dilerim…

Siz, Lefkoşa’nın taşlarının öylece sessiz duruşuna aldanmayın…

Onlar, Lefkoşa’nın en kritik tarihi dönemeçlerinin, birebir tanığı…

Güzelliklerinin ve yıkımlarının da…

Ey yaşlı Lefkoşa… Ey Ortaçağ’ın görkemli şehri… Lefkoşa’mızŞeher’imiz… Ne yazık ki, sana iyi bakamadık… Seni yeterince sevemedik. Terk ettik… Sadece, binaları ve evleri değil. Toplumsal geçmişimizi, çocukluğumuzu, gençliğimizi ve kültürümüzi de terk ettik. Şehrin kalbinin attığı birçok sokak şimdilerde keder yüklü… Bizi biz yapan değerlere sımsıkı sarılarak, iyi bir vizyonla Lefkoşa’nın kaderi değişebilir…

Kıbrıs’ımızın ve Lefkoşa’mızın hak ettiği günlere ulaşması temennisiyle, iyi pazarlar…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı