Lefke birçok açıdan önemli bir kent…
Kent ama köy gibi…
Doğancı otantik ve orijinal bir Kıbrıs köyü…
Gemikonağı’nı anlatmaya hiç gerek yok…
Lefke kasabası ise baştan sona Osmanlı kokuyor…
Nakış gibi işlenecek bir bölge…
Cennet bir kasaba…
Olması gerekirken, Lefke halen köy…
Lefkeli de mevcut belediye başkanı Mehmet Zafer’e çok ama çok bağlı…
Ne yaparsa yapsın…
Gadimici belediye başkanı…
Borç dağ gibi…
Her ihale tartışmalı…
Personel arasında ciddi gerilmeler var…
Yatırım yapamayan… Devletin her kademesine borcu olan bir belediye…
Sonuç?
Hem belediye, hem de LAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı olan Mehmet Zafer, yıllardır bölgedeki tüm istihdam kapılarını elinde tutuyor…
Nerdeyse belediye başkanlığı kadar mütevelli heyeti başkanlığı var…
Haziran 2014’e gidilirken Lefke’de siyaset de ısınmaya başladı…
Soru belli: Bu kez Mehmet Zafer başkanlık koltuğundan edilecek mi?
DP, Ced’e teklif yaptı
Demokrat Parti, 28 belediyede de aday çıkarma eğiliminde. Bu nedenle çalışmalar sürüyor.
Lefke’de sol eğilimli, öğretmen- müzisyen Nazım Ced’e “aday ol” teklifi yapıldı.
Ced, “geçmişimi inkar edemem” diyerek, teklifi geri çevirdi. Oldukça popüler bir isim olan Ced, DP adayı olmayı reddetti.
Şimdi gözler, bir önceki belediye seçiminde aday olan Hakan Oran’a çevrildi. Şu an, Çevre Bakanlığı Müsteşarı olan Oran’ın aday olma eğiliminde olduğu belirtiliyor…
Serdar Denktaş’ın içinden geçen bir başka isim ise Hüseyin Öztoprak. Eski Tarım Bakanı ve bölgede çok popüler bir isim… Ancak böyle bir niyeti yok.
Tabloya göre en güçlü isim Hakan Oran…
CTP’de iki isim öne çıktı
CTP’de iki isim öne çıktı.
Halen Belediye Meclis Üyesi durumundaki Aziz Kaya ve bir önceki seçimin adayı Teoman Oktay…
Kaya da Oktay da aday olmak istiyor.
Ancak iki isim de yıllardır bir arada önemli işbirliği yapıyor.
CTP, çatışma yaşamadan iki güçlü aday adayından, hangisini tercih edecek…
Lefkeli CTP’lilere göre vakit kaybetmeden parti tavrını belli etmeli ve çalışmalar başlamalı…
İki ismin kırıp- dökmeden…
Bakalım CTP, bu konuda nasıl bir tavır izleyecek…
Marketler daha dikkatli olmalı
Süpermarketler ve marketler arasında ciddi bir rekabet var.
Piyasada ciddi bir daralma olduğu muhakkak.
İş yerlerine giren insan sayısı artsa da…
Sepetler artık eskisi gibi dolmuyor.
Böyle olunca da süpermarketler ve marketler, “daha ucuz” mal satma telaşına düşüyor.
Yaşanan birçok sorunun temelinde de bu var.
Acenteler Yasası yok…
Serbest piyasa ekonomisine bağladık.
Hal böyle olunca, Türkiye’nin merdiven altı ürünleri “ucuz ve orijinal” maskesi” altında adaya sokuluyor.
Son örneği Tuzot…
Tek bir markette olsa anlayacağım da…
Neredeyse hepsinde sahte Tuzot çıktı.
144 bin adet yahu… Say say bitmez…
Tümü de piyasaya sürüldü.
Kimse, “Neden bu kadar ucuz” diye sormadı mı?
Marketlerin de, “Devlet denetlesin, biz ne gelse rafa koyarız” mantığından uzaklaşması gerekiyor.
“Sırf daha ucuz” diye alınan Tuzotlar…
Herkesin elinde patladı…
Çekler “Demiri” Ticaret’e ödendi…
Geri alınacak mı? Bilen yok.
Sadece halk sahte Tuzot tüketmedi…
Süpermarketler ve marketler 500 milyon TL ödedi…
Yazık değil mi?
































