Yarın, güneşin ilk ışınları ile beraber üçüncü cemre de toprağa düşecek ve çok eski olan bu inanca göre bahar ayı resmen başlamış olacak. Takvim yapraklarına göre ise 1 Mart’ta başlayan bahar, 31 Mayıs’a kadar sürecek ve yerini yazın kavurucu sıcaklarına bırakacak.
Ancak inançları ve takvim yapraklarını bir kenara bırakırsak Kıbrıs’ta bahar, şubatın ikinci yarısından sonra başlar ve en fazla nisan ayı başına kadar sürer. Bu kısa ama muhteşem aralıkta, doğa canlanır, kırlar ve tepeliker bütün cömertliğini sunar etraf rengarenk çiçeklerle mis gibi kokulara bürünür. İşte bu kısa ama kışkırtıcı muhteşem mevsim, insan doğasındaki pozitif enerjiyi ve yaşama sevincini her yönü ile açığa çıkarır. Kıbrıs, işte bu mevsimde “yeşil ada Kıbrıs” olur.
POLİ’nin insan, mekan, doğa ve gezi yazarlarından Hasan Karlıtaş ve Mustafa Özilmen her bahar gelişinde, doğaya dönüş çağrıları yaparlar ve bu mevsimde bu muhteşem doğa olayının mutlaka kaçırılmamasını yaşanmasını önerirler. Kışkırtmak için olsa gerek, rengarenk çiçeklerle süslü muhteşem ve davetkar kır fotoğrafları yayınlayarak “doğa sizi bekliyor” çağrısı yaparlar. Etkilenmemek elde değil, her biri birer Van Gogh tablosu kadar güzel, horoz lalelerinin kırmızısı ile lapsana çiçeklerinin sarısından oluşan fotoğrafların peşine düşmek kaçınılmaz olur. Kıbrıs’ta bahar, doğanın dengesini ve insan ruhunun derinliklerindeki bozulmaları, kırılmaları tamir eden düzenleyen, yaşanması, içe çekilmesi gereken sihirli bir mevsime dönüşür.
Bahar ve doğa yazılarını yurtseverlere ve romantiklere yani erbabına bırakmak lazım. Bugün biz, bahar fotoğraflarındaki bir ayrıntıdan, sarı lekelerden yani lapsana çiçeklerinden ve onların tohumlarından söz edelim.
Şubat mart aylarında muhteşem bir görünüme dönüşen lapsana, bizim doğamızda kendiliğinden yetişen en yaygın bitkidir. Kırk civarında çeşitli versiyonları ile hemen tüm dünyada vardırlar. Akdeniz ikliminin kuraklığı da dahil olmak üzere, Kuzey Yarımküre’nin sert iklimlerine bile dayanıklıdırlar. Lapsana bitkisi, bizde olduğu gibi kimi ülkelerde tarım alanları için bir baş belası olarak görülür ve yok etmek için tonlarca kurutucu kimyasallar kullanılırken, kimi ülkelerde başlıca tarım ürünü olarak değer bulur ve özel olarak yetiştirilir. Lapsana tohumunun dünya piyasasında iyi bir yeri vardır çünkü başta hardal yapımı olmak üzere çok geniş bir kullanım alanı vardır. Tohumlar, hardal yapımı dışında, hardal yağı ve hardal tozu imalatında da kullanılır. En nemli ihracatçı ülkeler ise, Kanada, Ukrayna, Çin ve Hindistan’dır.
KKTC’de hardal, özellikle üniversite öğrenci sayısındaki artışla çoğalan “fast-food” yiyecek mekanlarında mayonez ve ketçaptan sonra en çok aranan bir sos haline geldi. Bununla birlikte bazı biber çeşitleri ile zenginleştirilen bazı hardal türleri de pizza ve fast-food tarzı tüketimde sunulan başlıca lezzetlerden. Hardalın diğer bir tüketim alanı ise son zamanlarda yaygınlaşmaya başlayan et restoranları.
Özellikle “steakhouse” tarzı açılan yeni restoranlarda hardal olmazsa olmazlar arasına girdi. Bu gelişmelere rağmen, KKTC hardal üretimi konusunda kayıtlara geçmiş herhangi bir girişim yok. Butik tarzda üretilebileceği gibi, evlerde ihtiyaç kadar da üretilebilen hardal üretiminin olamaması, piyasada lapsana tohumunun bulunamaması ile ilgili olabilir. KKTC’nin her alanında ve sınırsız miktarlarda kendiliğinden yetişebilen lapsanalardan elde edilebilecek tohumlar, maalesef bizde henüz mutfaklarımıza girebilmiş değil.
Lapsana tohumundan yararlanmak sadece hardal imalatı ile sınırlı değil ayrıca hardal yağı ve hardal tozu da elde etmek mümkün. Ancak bundan önce lapsana tohumunun besin değerlerine ve kullanım alanlarına bir bakalım.
Lapsana Tohumunun Yararları
Lapsana tohumu çok iyi bir selenyum ve omega-3 yağ asidi kaynak olmanın yanı sıra fosfor, magnezyum, manganez, besinsel lif, demir, kalsiyum, protein, niasin ve çinko yönünden de zengindir. Tohumların acımsı tadı kırmızı et, balık, kümes hayvanları, yemek sosları ve salata soslarında çeşni olarak kullanılıyor. Ayrıca tohumlar bütün olarak lahana gibi sebzeleri haşlarken de kullanılıyor. Kahverengi hardal tohumları Hint mutfağında önemli bir yer tutar.
Lapsana tohumunun sözü edilen besin değerleri dışında yağı, bazı hastalıkları tedavi edici nitelik de taşıyor. Lapsana bitkisinden elde edilen hardal yağı, eski zamanlardan bu yana hastalıkların tedavisi noktasında kullanılmaktadır. İçeriğinde omega 3 yağ asidi, demir, fosfor, lif, kalsiyum, çinko ve magnezyum barındıran hardal yağı cilt için de oldukça yararlıdır.
Lapsana tohumunu doğal olarak kullanma ve yağını elde etme dışında, ondan toz olarak da yararlanmak mümkün. Genel olarak salata ve yemeklerin yapımında sos olarak kullanılan lapsana tohumu tozu, lezzetin yanı sıra bazen de yapılan yiyeceğe renk vermesi için de kullanılır. Tüm bunların yanı sıra lapsana tohumu tozu içecek olarak da kullanılabilir ya da ızgara soslarında, fırınlanmış sebzelerin soslarında yada yumurta ile yapılan çeşitlerde de farklı bir lezzet elde edilmesi için kullanılır. Tatlı, acı, keskin koku ya da yumuşak bir koku gibi birçok farklı çeşidi bulunmaktadır. Vermiş olduğu tat ve görsellik için kullanılan lapsana tohumu tozu tüm bu özelliğinin yanı sıra vermiş olduğu yararlar ile de oldukça faydalı bir baharat çeşidi olma özelliğindedir. Sulandırılarak içilmesi, yemeklere katılarak kullanılması ya da bazı besin öğeleri ile karıştırılarak kullanılmasının birçok faydası bulunmaktadır.
Lapsana Tohumunun Ekonomik Değeri
Lapsana tohumu, uluslar arası piyasalarda hardal tohumu olarak isim bulur ve tıpkı diğer tohumlar gibi borsa değerleri ile alımı satımı yapılır. Türkiye’de ihtiyaca yetecek kadar üretimi yoktur ve bilinen markalar, ürettikleri hardal, hardal yağı veya tozu için çoğunlukla Ukrayna ve Kanada’dan dış alım yaparlar. İç piyasa fiyatları ise oldukça pahalıdır. Attarlarda kilosu 10 liraya kadar alıcı bulurken, internet üzerinden yapılan satışlarda kilosu 30 liraya kadar çıkabilmektedir. Dünyanın en büyük satış sitelerinden Alibaba’da, Hindistan ve Çin üretimi lapsana tohumlarının tonu, 850 – 1000 Amerikan Doları civarında alıcı bulmaktadır. Ancak bunun için 20 metrik ton (bir küçük konteyner) alım yapılması koşulu vardır.
Lapsana tohumu yağı veya tozu bakımından da durum farklı değildir. Her iki ürünün de fiyat değerleri oldukça yüksektir. Türkiye’de Katkıdeposu.com internet satış sitesi hardal tozunun kilosunu 19.84 liraya satarken örneğin hepsiburada.com satış sitesi, hardal yağının 50 miligramını 4.5 liraya satmaktadır.
Yatırım Değeri Var Mı?
Kuzey Kıbrıs’ta doğada kendiliğinden de yetişebilen lapsana bitkisinin hüküm süren iklim koşullarında rahatça verimli olabilme özelliği dikkate alınırsa, ürün çeşitlendirme bakımından yetiştirilmesi yararlı olabilir. Tohumu ve tohumundan elde edilen ürünlerin halen ithal ediliyor olmaları dikkate alındığında, iç piyasa ihtiyaçları ve niş üretim olarak diğer tarım ürünleri ile birlikte turizm sektöründe kullanılma olasılığı oldukça yüksektir. Bu tür yararların dışında lapsana tohumunun Türkiye’de halen yeteri kadar üretilemediği ve ihtiyaçlar ithal edilerek karşılandığı dikkate alınırsa, elde edilen ürünün Türkiye’ye satılabilme olasılığı vardır. Üstelik Türkiye’de kısmen yetiştirilebilen lapsana bitkisinin ekim ayları mart, nisan ayları iken, Kıbrıs’ta iklim özelliklerinden ötürü bu aylarda ürünler hasat edilebilip piyasaya erkenci girme fırsatı da ortaya çıkmaktadır.
Diğer şeyler yanında, bu alanda gerekli yatırımların maliyeti de yüksek değildir. Tohum temizleme ve öğütme makineleri için yüksek meblağlar ödenmesi gerekmez. Kurulacak bir ünite ile çok sayıda üreticinin ihtiyaçları ayni zamanda karşılanabilir.
Mevcut şartlar lapsana yetiştiriciliğinin çiftçilerimiz için yeni bir alan olabileceğini gösteriyor. Tek problem KKTC Gıda ve Tarım Bakanlığı’nın geçtiğimiz haftalarda açıkladığı 2017 Tarım Destek Programı’nda girişimciliğe yer vermemiş olmasıdır. Oysa tarımdaki verimsiz kısır döngünün aşılmasının tek yolu, planlama ile yaratıcılık ve girişimciliğin desteklenmesidir.
Öntaç Düzgün | Poli 2017
































