Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

Kuzey Kıbrıs’ta Yükseköğretim ve Mesleki Eğitimin Sorunları ve Geleceği…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uzun yıllardır eğitimde nitelik yerine nicelik üzerine odaklanan bir politika izlemektedir. Bu yaklaşım, eğitim kalitesini ikinci plana atarak, öğrenci sayılarındaki artışı bir başarı göstergesi olarak sunmaktaydı. Ancak bu politikaların sürdürülebilirliği ve uzun vadede ülkeye sağladığı katkılar tartışma konusudur. Kuzey Kıbrıs,ın turizmden sonra ikinci büyük sektörü olan yükseköğretim, hem ekonomik hem de sosyal açıdan ülke için büyük önem taşımaktadır. Ancak bu sektörde yaşanan yapısal bozukluklar ve politik eksiklikler, eğitim kalitesi, tartışması ve güvenilirliği ülkenin geleceğini tehdit etmektedir.

Bu durumu politika olarak yönetme sorumluluğu olanların, yükseköğretim ve mesleki eğitimin stratejik ve ekonomik önemini kavramış olmaları beklenirdi. Ancak, anlıyoruz ki ülkenin geleceğindeki eğitimin önemini ve etkisini birçok açıdan değerlendirip, ülkenin üniversite ve eğitim ülkesi olması ile ilgili tüm olumsuzlukları eğitim bilimci olmayanlar tarafından tartışılmasının faydasızlığını tüm ülke olarak göreceğiz. Bu sayısal kapasitenin yarattığı yurt işletmeleri, inşaat, turizm, hizmetler sektörü, yiyecek-içecek sektörü, giyim, kırtasiye ve birçok sektör bu hacme göre büyümüştür ve şu anda büyük risk altındadır. Bu durumu kim nasıl bir analiz yaparak çözüm politikalarını ortaya koyacaktır? Pandemideki başarısızlık ve tecrübe bizlere neyi öğretememiş?

 

Eğitim Politikalarının Nicelik Üzerinden Değerlendirilmesi:

KKTC’de eğitim politikaları, büyük ölçüde öğrenci sayılarındaki artışa odaklanmış durumdadır. Üniversitelerin kapasitesini 100.000’in üzerine çıkarmakla övünülmekte, ancak bu büyümenin niteliksel gelişimle desteklenip desteklenmediği sorgulanmaktadır. Öğrenci sayılarındaki bu artış, beraberinde konaklama, inşaat, sağlık ve ulaşım gibi sektörlerde de büyümeyi getirmiştir. Ancak, bu büyümenin sürdürülebilirliği ve kalitesi ciddi şekilde sorgulanmaktadır.

 

Yükseköğretimin Sektörel Önemi ve Ekonomik Katkısı:

Yükseköğretim sektörü, KKTC ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Üniversitelerin yanı sıra öğrenci yurtları, kiralık evler, inşaat sektörü ve hizmet sektörü gibi birçok alan bu büyümeden faydalanmaktadır. Ancak, bu büyümenin plansız ve politikasız bir şekilde gerçekleşmesi, ekonomide ve sosyal yapıda ciddi sorunlara yol açmaktadır. Eğitim sektörünün ekonomiye katkısı büyük olsada, bu katkının sürdürülebilir ve kaliteli bir eğitimle desteklenmesi gerekmektedir.

 

Yapısal Bozukluklar ve Siyasi Kararların Etkisi:

KKTC’de eğitim sektöründe yaşanan yapısal bozukluklar, büyük ölçüde siyasi kararların etkisiyle şekillenmektedir. Hükümetin aldığı kararlar ve izlediği politikasızlık, eğitimin sürdürülebilirliğini ve kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Eğitimin bugüne kadar sayısal başarı üzerinden değerlendirilmesi, ekonomik ve sosyal alanlarda problemleri de beraberinde getirmiştir.  Yönetemiyorsanız sorumlusunuz, sorumluysanız yasakçılık ve engelleyicilik yerine sistem ve programlarla, rekabet ettiğiniz ülkelerle nitelik ve yaklaşımlarınızı geliştirerek sayısal rekabetinizi sürdürebilirsiniz. Bu durum, eğitimde doğru planlamalar ile  orta vadede kalitenin düşürmeden ülkemize eğitimde ve ekonomide zarar vermeden  bu durumu düzeltebiliriz.

 

Yabancı Öğrencilere Yönelik Tutum ve Tutarsızlıklar

Geçmişte yabancı öğrencilerle övünen  hükümetler, son dönemde yabancı öğrencilere yönelik düşmanlık edici açıklamalar yapmaktadır. Bu tutarsızlık, ülkenin eğitim politikalarının ne kadar plansız ve politikasız olduğunu göstermektedir. Yabancı öğrencilerin ülkeye sağladığı katkılar göz ardı edilerek, onlara yönelik olumsuz tutumlar sergilenmesi, eğitim sektörüne zarar vermektedir. Ülkenin kalkınma politikalarının lokomotifi olarak görülen yükseköğretim sektöründe, yabancı öğrencilere yönelik bu tutum değişikliği, sektörde büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Politika değişiklik kararı verildiyse, yerime  hangi politika konacaktır..

 

Eğitimde Nitelik ve Çeşitlendirme İhtiyacı

Ülkemizde eğitimin nitelikli hale getirilmesi ve çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Eğitimin sadece sayısal başarı üzerinden değerlendirilmesi, uzun vadede ülkeye zarar verebilir. Eğitimin kalitesini artıracak politikalar benimsenmeli, öğrencilere daha nitelikli eğitim olanakları sunulmalıdır. Bu kapsamda, eğitimde çeşitlendirme ve katma değer yaratacak kapasitenin artırılması önemlidir. Yüksek öğretimdeki güvenilir belgelendirmenin, ülkemizde ve bizim ile rekabet eden ülkeler tarafından kullanılacağını biliyoruz, peki  bu konuda ne yaptık sistemin güvenilir olmasını nasıl sağlayacağız. Misafir öğrencilere eşit hakların sunulması ve onlara kaliteli eğitim olanakları sağlanması, ülkenin eğitim sektörünü daha ileriye taşıyacaktır.

 

Yükseköğretim ve Mesleki Eğitimde Stratejik Planlama

Yükseköğretim ve mesleki eğitim, ülkelerin stratejik ekonomik ve eğitim politikaları çerçevesinde uzun süreli planlamalarla şekillendirilmelidir. KKTC’nin de bu konuda kapsamlı ve sürdürülebilir stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. Bu stratejiler, eğitimin nitelikli hale getirilmesi ve çeşitlendirilmesi hedeflerini içermelidir. Eğitimde evrensel normların benimsenmesi ve misafir öğrencilere eşit hakların sunulması, ülkenin eğitim sektörünü daha sürdürülebilir ve kaliteli hale getirecektir.

 

Uluslararası Stratejiler ve Karşılaştırmalar

Malta, Lüksemburg, Güney Kıbrıs, İzlanda Örnekleri:

Malta: Malta, yükseköğretimde uluslararası öğrencilere yönelik çekici programlar sunarak, eğitim kalitesini artırmak ve ekonomik katkı sağlamak için stratejik planlamalar yapmaktadır. Ülke, İngilizce eğitimi ve denizcilik alanında öne çıkmaktadır.

Lüksemburg: Lüksemburg, yükseköğretimde çok dilli programlar ve güçlü araştırma merkezleri ile dikkat çekmektedir. Ülke, nitelikli eğitim ve yenilikçi araştırma projeleri ile uluslararası alanda rekabet etmektedir.

Güney Kıbrıs: Güney Kıbrıs, eğitim sektöründe nitelikli öğretim programları ve araştırma olanakları sunarak, hem yerli hem de yabancı öğrenciler için cazip bir eğitim ortamı yaratmaktadır. Güney Kıbrıs’ın bu stratejik yaklaşımı, Kuzey kıbrıs için de önemli dersler içermektedir.

İzlanda: İzlanda, eğitimde çevre bilinci ve sürdürülebilirlik üzerine odaklanarak, yenilikçi ve nitelikli eğitim programları sunmaktadır. Ülkenin doğal kaynaklarını ve çevresel farkındalığını eğitim politikalarına entegre etmesi, Kuzey Kıbrıs  için örnek teşkil edebilir.

 

Güney Kıbrıs ile Karşılaştırma

Güney Kıbrıs, yükseköğretim ve mesleki eğitimde Kuzey Kıbrıs’a göre daha planlı ve stratejik bir yaklaşım sergilemektedir. Güney Kıbrıs, eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik uzun vadeli politikalar ve programlar geliştirmektedir. Bu durum, ülkenin eğitim sektöründe daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya sahip olmasını sağlamaktadır. Kuzey Kıbrıs’da benzer bir stratejik yaklaşım benimsemesi, eğitimde yaşanan sorunların çözümünde önemli bir adım olacaktır.

Ancak Kuzey Kıbrıs’daki yanlış eğitim politikaları, rekabet ettiğimiz Güney Kıbrıs ve Türkiye üniversiteleri ile olan rekabetimizi olumsuz etkilemektedir. Ülkedeki öğrenci gelmesini zorlaştırıcı uygulamalar, şu soruyu akıllara getirmektedir:

 

Yabancı Öğrenci, Kuzey Kıbrıs’ın Beka Sorunu mu?

Ülkemizdeki  eğitim politikalarındaki bu tutarsızlıklar ve yanlış uygulamalar, öğrencilerin Kuzey Kıbrısı   tercih etmesini zorlaştırmakta ve ülkenin eğitimdeki rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Güney Kıbrıs, bu anlamda daha planlı ve stratejik bir yaklaşım sergileyerek, eğitimde kaliteyi artırmakta ve uluslararası öğrenciler için cazip bir eğitim ortamı yaratmaktadır. Kuzey Kıbrıs,da  benzer bir stratejik yaklaşım benimsemesi, eğitimde yaşanan sorunların çözümünde önemli bir adım olacaktır.

 

Politikacıların Vizyon Eksikliği ve Eğitimde Evrensel Normlar.

Ülkemizde  eğitim politikalarını uygulayacak vizyona sahip politikacılara ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitimde yaşanan sorunların çözümü, vizyon sahibi politikacılar tarafından gerçekleştirilebilir. Eğitimde evrensel normların benimsenmesi ve misafir öğrencilere eşit hakların sunulması, ülkenin eğitim sektörünü daha sürdürülebilir ve kaliteli hale getirecektir. Eğitimin kalitesini artıracak politikaların benimsenmesi ve evrensel yaklaşımların benimsenmesi, ülkemizde eğitimde yaşanan sorunları aşmasında önemli bir adım olacaktır.

 

Sorunlara Eğitim Bilimi Çerçevesinde Çözümler.

Eğitimde yaşanan sorunlara, eğitim bilimi çerçevesinde evrensel çözümler bulunması gerekmektedir. Eğitimde nitelikli ve sürdürülebilir politikaların benimsenmesi, ülkenin eğitim sektörünü daha ileriye taşıyacaktır. Eğitimde evrensel normların benimsenmesi ve vizyon sahibi politikacılar tarafından uygulanması, ülkede  eğitimde yaşanan sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacaktır.

 

2023 Yılı Verileriyle Değerlendirme:

  • Öğrenci Sayısı: 100.000’in üzerinde (YÖK 2023 verileri)
  • Üniversite Sayısı: 23 (YÖDAK 2023 verileri)
  • Eğitim Bütçesi: GSMH’nın %4’ü (KKTC Maliye Bakanlığı 2024  Bütçe)

 

Sonuç

Kuzey Kıbrıs’ta yükseköğretim ve mesleki eğitimde yaşanan sorunlar, büyük ölçüde politika eksikliği  ve yapısal bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Eğitimin sadece sayısal başarı üzerinden değerlendirilmesi, uzun vadede ülkeye zarar vermiştir. Eğitimde nitelikli ve sürdürülebilir politikaların benimsenmesi, Kuzey Kıbrıs’ın eğitim sektörünü daha ileriye taşıyacaktır. Eğitimde evrensel normların benimsenmesi ve vizyon sahibi politikacılar tarafından uygulanması, ülkenin eğitimde yaşadığı sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacaktır. Eğitimde Malta, Lüksemburg, Güney Kıbrıs ve İzlanda gibi ülkelerin stratejilerinden alınacak dersler, Kuzey Kıbrıs’ın eğitim politikalarını geliştirmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Bu stratejik yaklaşımlar ve politikalar, Kuzey Kıbrıs’ın eğitim sektörünü daha sürdürülebilir ve kaliteli hale getirecektir.

Ancak, bu çözümlerin hayata geçirilmesi için eğitim bilimcilerin doğrudan programlara dahil edilmesi şarttır. Ülke yönetiminin strateji ve planlama süreçlerinde eğitim bilimcilerin uzmanlığına başvurulması, uygulanacak politikaların etkinliğini artıracaktır. Kuzey Kıbrıs’ta mevcut eğitim yapısının oluşturduğu 100,000’i aşan öğrenci kapasitesi, ekonomik ve istihdam açısından önemli fırsatlar yaratmıştır.

Ancak, bu büyüklükteki bir sistemin sürdürülebilirliği ve kalitesi, belirlenecek politika ve strateji değişikliklerinin ekonomik maliyetlerinin kim tarafından ve nasıl karşılanacağı sorusunu da beraberinde getirmektedir.

İstikrarsız ekonomi politikaları ve bilhassa pandemi sonrası başlayan kriz, yükseköğretimdeki problemlerin çözümünü daha da zorlaştırmıştır. Bu sorunların üstesinden gelmek, eğitimde benimsenen vizyon ile doğrudan ilişkilidir. Eğitimde kalıcı ve etkili çözümler üretebilmek için politika yapıcıların uzun vadeli stratejik vizyonlar benimsemesi gerekmektedir. Kısa vadeli ve popülist yaklaşımlar, eğitimdeki mevcut sorunları derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.