Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Kuzey Kıbrıs satılık bir arazi parçası değildir.”


Söz, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu’na ait.

Davutoğlu, adaya geldi, toplantılar yapıp gitti.
O gelmeye hazırlanırken, Loğoğlu yukarıdaki açıklamayı yapmıştı.

Bir açıklama daha yapılmıştı.
O da Downer’dan.
Davutoğlu hakkında ilginç bir yorum yaptı Downer.
“Gittiği yerde ilginç etkiler yaratır” dedi.
Sonra, Kıbrıs sorunu sürecinde gizlilik isteyen bir döneme girildiğini söyledi.

Parçaları birleştirirsek:
Davutoğlu geldi.
Loğoğlu, arazinin satılacağından endişe ediyor.
Downer, gizlilik isteyen bir döneme girildiğini belirtiyor.
Davutoğlu “gittiği her yerde ilginç etkiler yaratıyor.”

Şifreyi çözmeye çalışalım:
Satılacak bir arazi var.
Satacak olan geldi, araziyi elinde tutanlarla görüştü.
Arabulucu da geldi.
Gizlilik istedi.
Satıcının etkisine güvendiğini söyledi.

Tek tek ele alalım:
Loğoğlu, CHP’nin sözcüsü.
Eski bir diplomat.
İyi koku alıyor; sezgileri güçlü olabilir.
Lakin, eski kafa.
Vizyonlarında çözüm yok.
Bir çakıl vermeyiz diyenlerden.

Davutoğlu:
Sıfır problemle başladı.
Yüzde yüz probleme ulaştı.
Bir adım önde olacağız dendi, her şey beş adım arkada kaldı.

Downer:
Çırpınıyor.
Çözeceğini sanıyor.
Neye nasıl arabuluculuk edeceğini şaşırmış durumda.
Satıcıya bel bağladı.

Eroğlu.
Arazinin elde tutulmasından o sorumlu.
Mücahit Puanlarının mucidi.
Arazideki malları dağıtmada üstün hizmetleri var.
Aslında CHP ile aynı fikirde.
Bir çakıl taşı vermeyen kuşaktan.
Bütün arazinin kendisinin olduğuna inanıyor.

Anastasiadis:
Durumu vahim.
Egonomia zorda.
Bu bakımdan kağıt oyunu oynuyor.
Annan Planına evet dedi ama o geçti.
Dün dündür, bugün bugündür ekolünden.

Resim bu…

Bu kadar farklı vizyonları ve konumları olan liderlerin nereye varacakları pek kestirilemez…
Hepsi de bulundukları ve gittikleri yerlerde çok etkileyici…

Arazi üstünde yaşayanlara gelince:
Hiçbir etkileri yok.
Gelen itiyor, giden itiyor.
Allahları var yürekleri çok temiz.
Ne elektrik zammına, ne her hafta başı rutin hale gelen petrol zamlarına başkaldıracak halleri kaldı.
Muhteşem Yüzyıl’la tarih öğreniyorlar, Çalı Kuşu’yla aşk.
Hürrem kılıklı Meryem Uzerli’yi çok sevmişlerdi.
Nerde haberini görüyorsa, tıklıyorlar.
Ne verirlerse yetiniyorlar.
İyimser bir ahalidir.
Kime dokunsan ağlıyor.
En çok dernek, birlik, cemiyet kuran millettir.
Birlik kurarlar ama birlik olamazlar.
Sıkıyı görünce arazi olurlar.
En belirgin özellikleri budur: Herkes çok bilir.
Herkesin kendine göre bir Kıbrıs planı vardır. Yine de planları yabancılar hazırlar.
Onları Birleşmiş Milletlere koyun, bütün diplomatlara beş çekerler.
Annan Planını didik didik etmişlerdi.
Şimdi, Havadis’in yayımlayacağı Ban Ki-moon planındaki gümbürtüyü seyredin.