Köşe Yazarları

KUZEY KIBRIS BATIYOR







Son bir haftadır, özellikle elektrik alanında yaşananlar, insanlara çok şeyler öğretti.




Laf ile peynir gemisinin yürümeyeceği, Kuzey Kıbrıs’taki her olayda iyice su yüzüne çıkıyor.



Mersinlik bölgesinde çıkan yangın, erken bir zamanda söndürülebilirdi.

Güney Kıbrıs , YANGIN ÇIKAR ÇIKMAZ ,  ateşi söndürmek için , yardım etme teklifinde bulundu. Bizim aşırı sözde milliyetçiler bu isteği ret ederek, yangının büyümesinin yolunu açtılar.

Hayat , sizin isteklerinize bağlı olarak yaşanmıyor.

Yangının daha da büyümesi üzerine Güney Kıbrıs uçaklarının gelişine izin verildi.

Güney Kıbrıs, İsrail den destek isteyerek, yangının söndürülmesi çalışmalarına İsrail helikopterlerini de kattı.

ŞİMDİ DE, Birkaç günden geri Teknecik santralinin çalışması için gerekli yakıt sağlanamıyor.

Bizim aşırı milliyetçiler, bu kez de Güney Kıbrıs’tan elektrik yardımı istemek zorunda kaldılar.

Kuzeydeki artan HAYAT PAHALILIĞI insanları ya Güney Kıbrısa, ya da Avrupa’ya kaçmaya zorluyor.

Kuzey Kıbrıs’ta ayakta kalmaya çalışan sektörler, esas olarak Kıbrıs Rumlarının alışveriş yaptığı sektörlerdir.

Güney Kıbrıs İnsanının piyasaya akıttığı paralar olmasaydı, Kuzey Kıbrıs çoktan iflasın bayrağını çekerdi. Buna rağmen Kuzey Kıbrıs’ı YÖNETTİĞİNİ SANANLAR, serbest geçişlere karşı çıkıyorlar. Kapılarda yığılmalara sebep veriyorlar. Halkları birbirinden uzaklaştırmak için her tür YOLA BAŞVURUYORLAR.

Kuzey Kıbrıs’ta yaşananlardan , halka doğru önderlik yapamayan politikacılar  da, muhalefette olsun, iktidarda olsun, sorumludur.

Özellikle MUHALEFET PARTİLERİ, üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi, günübirlik kısa açıklamalarla halkı uyutmaya devam ediyorlar.

Türkiye’de TL nin istikrarsız durumu, ekonomiyi derinden etkiliyor.

Şimdi, Kıbrıs olayının iç yüzünü bilen Kıbrıs’lı Türkler, yağmurdan kaçıp, dolu’ya yakalanan  insanlar durumuna düştüler.

Maraşa karşı Ercan havaalanının açılmasını teklif eden Rumlara özlü bir cevap hala verilemedi. Maraş ‘ı nasıl yutabiliriz planları hala gündemde.

Kuzey Kıbrıs insanının kanına girerek, milliyetçilik nutuklarıyla Kıbrıs Türklerini eski yaşam tarzına mahkum eden politikacılar, adadaki Türk nüfusunun yok olmasının yolunu açmaktadırlar.

Kuzey Kıbrıs’taki küçük ölçekli işletmeler, elektriklerin verilememesinden hayli zarar görmektedirler.

Mazot un pahalılığından, tüm imalat sektörü rahatsızdır. İmal edilen veya yurt dışından getirilen her şey, bir yıl öncesine göre en az 3 misli pahalılaşmıştır.

Bu koşullar altında, hiçbir işletmenin ayakta kalma şansı kalmamıştır.

Çare nedir?

Bu konuda özellikle aydınların, sendikaların, Partilerin 2004 süreci öncesinde olduğu gibi açık tartışmalara girmesi, sıradan halkın hareketlendirilmesi gerekmektedir.

Sıradan halk zaten, bu koşullarda artık yaşamanın mümkün olmadığının farkındadır.

Halkın sessizliği böyle devam edemez. Sessizlik devam ettiği müddetçe halk iyice sıkıştırılmış olacaktır.

Kediyi sıkıştırmaya devam ederseniz, bir gün kediniz sizden intikam alır.

Şimdi buna benzer bir süreç, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanmaktadır.









Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu