Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KUTSAL KAVGAMIZ…

Sağlık Bakanı’nın BRT’de canlı yayında izliyorum;

Titrek bir ses tonuyla birtakım rakamlar söylüyor;

“Lapta’da 2, Karpaz’da 1 Gönyeli’de 2 yeni koronavirüs vakası tespit ettik” diyor.

Gönyeli’ye dikkat kesiliyorum.

Çünkü Lapta’da ve Karpaz’da zaten koronavirüs vakası vardı, Gönyeli’yi ilk kez duyuyorum ve haliyle bir miktar panik yapıyorum.

“Londra’dan gelen biri” diyor, “temas yaptıklarına bulaştırdı, sonra Londra’ya gitti ve aldığımız duyumlara göre Londra’da koronavirüsten hastaneye kaldırıldı.”

Yıldırım hızıyla aklıma “ne zaman uçuşlara durduruldu” sorusu geliyor.

Resmi olarak 2 kişiye bulaştırdı ama başkaları da var mı?

Malum Londralı ya, akrabaları, tanıdıkları, bankaları, marketleri gezip de çok sayıda insana bulaştırdı mı?

Sonra fark ediyorum ki ciddi bir panik atak yaşıyorum.

Karpaz’da ve Lapta’daki vakalarda da panik atak yaşamıştım.

“Kim bilir bu hastalar kaç yüz kişiye bulaştırdılar?”

Evet, kim bilebilir ki?

Bu konuda tek otorite olan Sağlık Bakanlığı da bilmiyor.

Şimdilere yaptığı sadece vakaların peşinden koşmak.

“Almanları taşıyan şoför bulaştırdı Karpaz’da sokağa çıkma yasağı ilan edelim, test yapalım, çıkan sonuçları kamuoyu ile paylaşalım.”

Bir turizmci Lapta’ya bulaştırdı, test yapalım, çıkan sonuçları kamuoyu ile paylaşalım.”

Eee Lefkoşa ve Gönyeli’de 11 vaka var, onların bulaştırdıklarını ne yapacağız?

 

***

 

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Bakanlar Kurulu toplantısına katılıp da “olağanüstü durum” ilan edilmesi gerektiğini istediği “o geceyi”, “Akıncı darbe yapmaya çalıştı” diye nitelendiren aklıeveller vardı ya.

Olağanüstü durum ilan edilse ve ilk günden evlerimize kapanıp izole olsaydık belki de bu durumları yaşamazdık.

 

 

***

 

Yaşayıp göreceğiz herşeyi.

Virüs bulaşmadan sağlıklı kalmak için direneceğiz.

Ailemizin temel gıda maddelerini alması ve hayatta kalması için uğraşacağız.

Bu kötü günlerin geçeceği umutlarını taze tutacağız.

Neslimizin bu topraklarda devam etmesi için var gücümüzle çalışacağız.

Kutsal kavgamız bu değil mi?

Kıbrıs Türkünün, her daim, sonsuza kadar yaşamasını sağlamak…