Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kutsal isim

Haber daha önce de çıkmıştı.

Apostolos Andreas Manastırı restore edilecek.
Talat döneminde başlayan çalışmaların biri daha meyvesini verdi demek.
İyi.
Hayırlısı.
Lakin ecdadımız her dönemde bir alem.
Şaşırır kalırsınız.

Zaman zaman da Maraş’ın mülk konusu tartışılır.
Şöyleydi böyleydi.
“Esasına bakarsanız Türk malı”ydı diye!

Türk malıydı da öylesine yüzüstü bıraktık!

Apostolos Andereas Manastırı’nın restorasyonu olsun muydu olmasın mıydı derken, bu konuda başlayan süreç içinde çok tartışmalar yaşandı.
Kimi zaman Rumlardan kaynaklanan sorunlar vardı, kimi zaman Türklerden.
Çok fazla yazılıp çizildiği için üzerinde durmaya gerek yok.

Kuzey Kıbrıs’ta bulunan kilise ve manastırların perişan durumları hakkında da fazla söze gerek yok.
Kültürümüzün aynası gibidirler!
Ama doğrusu, bir zamanlar durum daha farklıymış.

Sultan Abdülaziz zamanında  Kıbrıs Başpiskoposluğuna Sophronios atanır.
Yıl 1865.
O tarihte Sultan, Başpiskoposa beratını “ihsan” eder.
Beratta yazılanlardan iki maddeyi aktaralım:
IV. Bizim yüce emrimiz olmadan, ab antiquo uyarınca Başpiskoposların tasarrufuna verilmiş olan kiliseleri ve manastırları hiç kimse onun elinden zorla alamaz.

Yorum yok…

XX. Başpiskoposun yetki alanı içindeki kiliselerin tüm vakıf malları bağlar, bahçeler, çiftlikler, tarlalar, otlaklar, sergiler, kutsal kuyular, değirmenler, sürüler ve diğer kiliseye ait mülkler tamamen sözü edilen Başpiskoposluğun egemenliği ve kontrolü altındadır ve ondan başka hiç kimse onlara karışamaz.

Yorum yok…

Beratın son maddesi de şöyle:
XLIV. (Başpiskoposların) Dinlerine dokunan konuların icrasında ve mülklerinin doğrudan tasarrufu ile yönetimi konusunda, hiçbir kimse, her ne şekilde olursa olsun onlara mani olamaz veya bu konulara müdahale edemez. (Başpiskoposlar) tarafsız ve dokunulmaz kalacaktır.

Sultan, sonunda değneğin ucunu da gösterir:
Bu, herkes tarafından biline.
Herkes bizim kutsal ismimize (Osmanlı Sultanı) saygı duymalıdır.

Yorum yok…

Şimdi de durum pek farklı değil.
1974’ten sonra kilise ve manastırları bildiğimiz gibi yaptık.
Herkes saygı duymalıdır.
Kutsal ismimize!..

Not: Alıntılar, Doç. Dr. Ata Atun, M.Ö 66-M.S 1772, Excerpta  Cypria’dan Mağusa Yazıları adlı kitabından derlenmiştir.