Dedik ya…
KKTC’deki hukuk dışı sistem, kimileri için güllük gülistanlık bir ortam.
Yazıyorlar…
Yağ çekiyorlar…
Çalıyorlar…
Yiyorlar…
Aklıyorlar…
Bombalıyorlar…
Tehdit ediyorlar…
Yakıyorlar…
Aklıyorlar…
Karayı beyaza çeviriyorlar…
Beyazı kaçırıyorlar…
Neden?
Çünkü burada herley hukuk dışı da ondan…
Çünkü burası, buradaki hukuk dışlılık onların her türlü yanlış işini örtüyor da ondan…
Polisi mülayim…
Yargısı mülayim…
Çünkü insanı mülayim…
Herşeyde bir “hayır” arayan biz Kıbıslılar, “kazandıklarımızın keyfini” sürerken, kaybettiklerimizin farkında bile değiliz…
Daha dün adaya “ziyaret için” gelenler, şimdi medyada köşe başını tutup, siyasilerle girdikleri ilişkilerle vatandaşlığı da alıp…
Herkese ayar verebiliyor…
“Ayrım” üzerinden beslenip, hukuksuzluğu savunabiliyor.
Ayarı yeyen herkes de sus pus…
Çünkü biz toplum olarak bu noktadayız…
“Dur bakalım ne olacak?” diye diye…
Geldiğimiz son konak budur..
Usülden isyana
Tam da bunları düşünürken…
Dr. Mert Taşkın’ın paylaşımını gördüm…
Olayı önce doktor olarak ele aldı Taşkın…
9’uncu madde de isyana dönüştürdü.
İşte o dokuz madde:
1- Kürtaj, 10 haftalıklardan küçük hamilelikler için kullanılan bir terimdir. Daha büyük gebeliklerde ismi doğum dur.
2- Bebekte bir anomali saptanmışsa belgeleri ile birlikte özel izinle tahliye edilir. Bebek gömülür.
3- 26 haftalıktan büyük bebek viabl (yaşayabilir bebektir )
4- Bebeğin cigerlerinde hava olması canlı doğduğunu ve nefes aldığını gösterir.
5- 500 bebek 1000 anne baba, ve bunlardan bilgisi olan birçok kişi olaya dahildir.
6- 15-25 trilyon arası dönen bir paradan bahsedilmektedir.
7- KKTC nin her alanında denetimsizlik ve devlet otoritesinin olmaması büyük sorundur
8- Ülkede şeref, onur, gurur maneviyatını kaybetmiş, herşey para ile satılır hale gelmiştir.
9- KKTC Türkiyenin kalın barsağı değil Rektum u olmuştur.
Doktor gözüyle olaya bakınca, kendimizin “anne- baba içgüdüsü ile” tartıştığı bir çok konunun aslında ne kadar teknik ve hatta imkansızı başarmak olduğunu görüyoruz.
Kaçağınj ekonomisi
Aslında “ganimet” konomisi Kıbrıs’ın kuzeyinde devam ediyor.
1974 sonrası, “hak etmediğini alma” olarak başlayan…
Siyaset ile meşrulaştırılan o süreç…
Bugün yaşadığımız olayları doğrudu.
Türkiye kumarhaneleri kapattı ama biz aldık kabul ettik.
Uzatmaya gerek yok…
Türkiye’de yasak olan her şey burada serbest…
Hani, anne- yavru…
Anne kendisi için istemediğini, yavrusu için ister mi?
Abi, kardeşi için ister mi?
İstemez elbet.
Ama burada mesele o değildir.
Mesele, “bende olmasın ama bir yerlerde olsun. Onu da ben kontrol edeyim” mantığıdır.
Mesele budur…
Utanıyorum…
Siz de arlanın…
































