Güney KıbrısKıbrısManşet

Kültürel hazine tehlike altında











Havadis, maddi değeri yüz milyonlarca doları bulan “kayıp” ikonlara ulaştı. 1974 sonrası Girne kalesinde oluşturulan ambarlara kilitlenen ikonlar çürümeye terk edildi…




SERVET: 1974 sonrası kiliselerden toplanan tarihi değerdeki binlerce ikon Girne Kalesi’nde uygun olmayan koşullarda saklanıyor. Yüz milyonlarca dolar değerindeki ikonlar eski eser kaçakçılarının insafına bırakılmış bir güvenlik sistemiyle korunuyor



ÇALINMIŞTI: Dünyaca ünlü eski eser kaçakçısı Aydın Dikmen 140 ikon, 10 fresk, ahşap işlemeler, gümüşten yapılmış haçlar, el yazması İnciller ve çeşitli dinsel değeri olan tarihi eserlerle yakalanmıştı. Yalnızca bu eserlerin piyasa değeri 3 milyon doların üzerindeydi

NE OLACAK: Havadis’e konuşan Arkeolog Tuncer Bağışkan “1985 yılında bu eserlerin envanterini çıkarmıştık. Bu tarihi eserler öncelikle aşırı sıcak ve tozlu ortamdan kurtarılmalıdır. Çalınmaya veya sahteleriyle değiştirilmeye karşı mutlaka tedbir alınmalıdır” dedi

Öntaç Düzgün / Mete Hatay

Havadis Gazetesi, 1974 yılından beridir tartışma konusu olan ve Türkiye ile KKTC’nin “Kıbrıs Ortodokslarının kültürel mirasını talan ve yağmalamakla” suçlanmalarına neden olan “kayıp” binlerce ikonu Girne Kalesi’nde görüntülemeyi başardı.

“Kayıp” ikonlar konusu 1974’ten sonra sürekli tartışma konusu oldu. Kıbrıs Ortodoks Kilisesi ve Güney Kıbrıs yönetimi çeşitli defalar, 1974 savaşı sonrası kuzeyde kalan kiliselerden çalınıp yurt dışına kaçırılan veya talan edildikleri iddia edilen ikon sayısının 20 bin adet olduğunu ileri sürdü.  Bunlara, çok sayıda fresk ve tarihi değerleri çok yüksek dinsel objelerin de dahil edilmesi gerektiği sürekli olarak gündeme getirildi. Konu, uluslararası siyasi ve kültürel ortamlarda sürekli gündem maddesi yapılarak Türkiye’nin cezalandırılması ve bu eserlerin iade edilmeleri istendi.

Dipkarpaz’daki kilise sorumlusunun zimmetinde bulunduktan sonra müsadere edilen ve şu anda Girne Kalesin’de korunan kilise malzemeleri.

Güney’de devlet ve kilise, büyük bir organizasyon oluşturarak Avrupa Polis Örgütü İnterpol ve Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI ile işbirliği halinde Avrupa ve Amerika’da büyük bir kovalamaca başlattı. Aralarında milyonlarca dolara satılan çok değerli eserlerin de bulunduğu çok sayıda ikon ve fresk polis marifeti veya hukuk mücadelesi sonrası geriye Kıbrıs’a getirildi. Ancak hiçbir zaman kayıp oldukları iddia edilen rakamlara ulaşılamadı.

Apostolos Andreas Kilisesi’ne ait 1886 tarihli altın kaplamalı Apostolos Andreas ikonu. Halen Girne Kalesi depolarında bulunmaktadır.

Öte yandan Türkiye ve KKTC yetkilileri, kayıp oldukları iddia edilen ikon ve fresklerin iddia edildikleri sayıda olmadıkları çünkü çok sayıda değerli ikonların KKTC’de beş ayrı müzede halen sergilenmekte olduklarını iddia etti.

Salamis harabelerine yakın St Barnabas Manastırı’da, İskele Panagia Theodoku Kilisesi’nde, Güzelyurt’ta St.Mamas Kilisesi’nde, Girne’de Arkangelos Michael Kilisesi’nde ve Maraş’ta Agios Yuannis Kilisesi’nde çok sayıda ikonun halen ziyaretçilerin izlemelerine açık olduğunu ve bu tutumun Türk tarafının iyi niyetlerini ifade ettiğini ileri sürdü. Bunlara ek olarak Kıbrıs Türk tarafı, 1990 ve 1996 yıllarında Eski Eserler Dairesi ve Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile yayınladıkları raporlarda KKTC’de sergilenen ikonlara ilaveten devletin kontrolünde bulunan fakat sergilenmeyip depolarda muhafaza edilen daha başka binlerce ikonun bulunduğunu, sergilenenlerle beraber bu rakamın 7 bin 656 adet olduğunu açıkladı. Ancak bu tarihten sonra bu ikonların varlığından hiç bahsedilmedi. Bu tutum, Güney Kıbrıs’ta bu ikonların ortadan kaybedildikleri kuşkusuna yol açtı. 1981-82 yıllarında, Girne Kalesi mühürlü kayıp ikonların en değerlilerinden bazılarının İstanbul Havaalanı’nda yakalanmış olmaları bu kuşkuyu artırdı. Bu tarihlerde Girne Kalesi’nde muhafaza edilen bazı çok değerli ikonlar çalınmış, bir kısmı İstanbul’a giriş yaparlarken yakalanıp geriye iade edilmişlerdi.

ana yolu üzerine bulunan Eleusa manastırına ait Banaya Eleusa ikonu. Halen Girne Kalesi depolarında bulunmaktadır.

Havadis gazetesi sonuncusu 22 yıl önce yayınlanan bu raporlardan yola çıkarak bu ikonların akıbetinin ne olduğunu soruşturmaya başladı. Turizm ve Çevre Bakanlığı ve Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü ile yürüttüğümüz görüşmeler sonrası söz konusu ikonların çoğunun Girne Kalesi’nde olmak üzere, koruma altında oldukları öğrenildi. Elde edilen özel bir izinle fotoğraf ve kamera görüntüleri çıkarılan binlerce ikonun atıl durumda olmayıp raflarda muhafaza edildikleri tespit edildi. Ancak koruma yapılan odaların iklim ve fiziki şartlarının bu tarihi eserlerin korunmasına uygun olmadığı özellikle yaz aylarında aşırı sıcak ve tozlu ortamlarda tutulmaları sonucu zarar görmüş olabileceklerini belirledi.

İkon sayısında iddia edildiği gibi herhangi bir azalma olup olmadığını sorduğumuz Eski Eserler ve Müzeler Dairesi yetkilileri, “azalma bir yana geride kalan yıllar içerisinde çeşitli polis operasyonları ile ele geçirilen muhtelif değerlerdeki ikonlar mahkeme safhasından sonra bize teslim edilip envanterimize giriyorlar” dediler. Bunca yıldan sonra bu kadar çok ikonu ne yapmayı düşündüklerini sorduğumuz yetkililer, konunun bir hükümet politikası olarak ele alınabileceğini uygun koşullar yaratılabilirse, sergileme yapabileceklerini dile getirdiler.

Çıbanbaşı Aydın Dikmen
6. Tremeşe köyündeki Ayios Spiridonas Manastırı’ndaki restorasyon atölyesinde bulunan Ay. Spyridon ikonu dahil tüm ikonlar Girne Kalesi ikon depolarında muhafaza edilmektedir.

Türkiye’nin 1974 askeri harekatı sonrası büyük bir göçmenlik sorunu yaşanırken, pek çok spekülasyon haberleri yanında, milyonlarca dolarlık eski eser ganimetleri ile adından en çok söz ettiren kişi Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Aydın Dikmen oldu. Dikmen, bir süre Almanya’da yaşamış ve Avrupa’daki eski eser kaçakçılığı piyasasını çok iyi tanıyan, 1974’ten de önce kaçakçılık piyasasında isim yapmış bir kişi. 1998 yılında New York Times gazetesinde yayınlanan özel bir makalede Aydın Dikmen için   “İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman Nazilerden sonra yüzyılın en büyük eski eser kaçakçılık örgütünün başı” olarak bahsedildi. Kıbrıs’ta savaş sonrası oluşan kaosu fırsat bilen Aydın Dikmen, yerel elemanlar da kullanarak uluslar arası piyasalarda milyonlarca dolara sattığı çok sayıda ikon ve freski Kıbrıs dışına taşıdı. Karpaz bölgesinde bulunan Kanakarya Kilisesi’nden sökülüp Amerika’ya kaçırılan freskleri 1 milyon yüz bin dolara sattığı anlaşıldı. Alıcılar bu eseri Los Angeles’te Getty Müzesi’ne 20 milyon dolara satmaya çalışırlarken müze yetkililerinin durumu polise ihbar etmeleri sonucu, fresklere el konuldu ve geri Kıbrıs’a gönderildiler.

Yine, 1997 yılında Almanya’da polisin Aydın Dikmen’in ev ve ofislerine yönelik olarak gerçekleştirdiği operasyonlarda 140 ikon, 10 fresk, ahşap işlemeler, gümüşten yapılmış haçlar, el yazması İnciller ve çeşitli dinsel değeri olan tarihi eserler yakalandı. Bu eserlerin o dönemki değerinin 3 milyon dolar olduğu açıklandı. Bu eserler mahkeme safhası sonrası Kıbrıs’a geriye iade edildiler. Amerikan New York Times gazetesi ayni yayınında Girne Kalesinde bulunan ikonların bir kısmının Aydın Dikmen’den elde edildiğini yazdı. Dikmen’in, Almanya, Hollanda Türkiye ve Belçika’da ciddi düzeyde faaliyetleri olduğu hatta Kıbrıs’tan kaçırılan bazı eserlerin Belçika’da bir Yunanlının evinde bulunduğu ortaya çıktı.

Aydın Dikmen’den müsadere edildikten sonra Kıbrıs Kilisesi’ne iade edilen tarihi ikonlar.

Aydın Dikmen’den Avrupa ve Amerika’dan elde edilen tarihi eserler halen Güney Lefkoşa’da Başpiskoposluk yakınında bulunan Bizans Kilisesi’nde sergilenmekteler. Konu ile ilgili devlet ve kilise yetkilileri verdikleri çeşitli demeçlerde konuyu “Kıbrıs sorununun utanç verici bir parçası” olarak gördüklerini tümü sahiplerine iade edilene kadar konuyu unutmayacaklarını ifade ediyorlar.

Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz ve 1985 yılında sözü edilen ikonların envanterinin çıkarılmasında rol almış Arkeolog Tuncer Bağışkan, aralarında 17’nci ve 18’nci yüzyıllara ait çok değerli örnekleri de bulunan bu ikonların bilimsel şartlarda korunmaları gerektiğini vurguladı. “Bu tarihi eserler öncelikle aşırı sıcak ve tozlu ortamdan kurtarılmalılar” dedi. Bağışkan, geçmişte özellikle Girne Kalesi’nde bazı değerli ikonların çalındıklarına dikkat çekerek, güvenliğin ve özellikle envanter sisteminin iyileştirilmesi, eserlerin sahteleri ile değiştirilmesi olasılığına karşı titizlikle fotoğraflanmaları gerektiğini belirtti.

Başta Girne Kalesi olmak üzere çeşitli depolarda 44 yıldan beridir bekletilen çok sayıda ikonun akıbetinin ne olacağı merak konusu.





Başa dön tuşu