Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Külfet eşit ama “nimet” değil

Demokrat Parti’de “kazan kaldıran” sadece genel sekreter Bengü Şonya değil…

Şonya, genel başkanı Serdar Denktaş ve Cumhurbaşkanı’nı hedef alan açıklamaların sahibi ama yalnız değil…
Partinin ağırlığı olan isimlerinden Erhan Arıklı dün sosyal paylaşım sitesinde yazdı:
“Bana yine yollar göründü dostlar. Ne zaman uzun yola çıksam Atsızın ‘Yolların Sonu’ şiirini okurum. Üstelik de Kıbrıs ta dostlarım arasında çıkması muhtemel bir kavgayı geride bırakarak gidiyorum. Hafta sonu döndüğümde umarım her şey aynıdır.”
Genel sekreter Bengü Şonya’nın tavrını dün köşemize taşımıştık.
Şimdi de Erhan Arıklı parti içi bir huzursuzluğu kamuoyunun gündemine taşıdı.
“Neden?” sorusuna da Arıklı cevap veriyor:
“İktidara gelmenin ilk bedelini ödeyeceğiz. Devamından Allah korusun. Onlar dosttu Hüseyin. Bunca yıl yokluğu paylaşmışlardı. Kolay mı 7 yıl muhalefette bir partiyi yaşatmak ve bugünlere gelmek. Yokluğu paylaşanlar varlıkta bu yolu yürümeyi beceremiyorlar, yazık…”
Fazla söze de gerek yok sanırım.
Serdar Denktaş yoluna “UG” ile devam ediyor.
Serdar Denktaş yoluna devam ederken, “UG” kısmı ile DP’nin muhalefet döneminde partiyi sırtlayanlar arasında bir uyumsuzluk var.
Ayyuka da çıktı…

 

6’ncı sınıflar mı?
Hükümetin CTP kanadı onay vermeyecek gibi görünüyor…
DP ise hedefleri arasında açıkladı.
“İlköğretim altı yıla çıkacak…”
Peki nasıl olacak?
Çok basit bir hesap yapalım…
1- 2 yanılsak da…
Şu anda KKTC genelinde 220 adet 5’inci sınıf öğrencisi bulunuyor.
Yani 5’inci sınıfları okutan 220 öğretmen var demektir bu…
220 sınıfta…
Bunun 6’ncı sınıfta da devam edeceğini düşünürsek…
Bu çağda 5 ve 6’ncı sınıflar aynı sınıfta okumayacağına göre…
220 yeni öğretmen ihtiyacı daha demektir bu…
Ve aynı zamanda 220 ek derslik…
Orta eğitimde ciddi bir öğretmen talebi var ve Maliye Bakanlığı “bütçe” gerekçesi ile bu sayıyı aşağıda tutma gayretinde…
İlköğretimde de öyle…
Tablo bu…
Bir takım hedefleri ortaya koyanlar, kaynağını da açıklamak durum undadır.
DP, CTP’den gizli bir bütçeye de sahip olmadığına göre…
Bunun nasıl gerçekleşeceği de kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

 

Su sessizliği
Türkiye’den gelen suyla ilgili ne biliyoruz?
Bildiğimiz şu…
Borular döşeniyor…
Türkiye’de barajın kurulacağı yerde bulunan köyler boşaltıldı, yeni bir köy alanı kuruluyor…
KKTC’de su, Geçitköy bölgesinde depolanacak ve oraya ciddi bir baraj yapılıyor…
Mart 2014’te de Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun doğum gününde su adaya gelecek…
Başka?
Bendeki bilgi bu kadar…
Su, mevcut sudan daha kullanılır olacağı için, yıkanacağız, diş fırçalayacağız, yaşam kalitemizi de yükseltecek… Buna da eyvallah…
Peki ya tarım?
Suyun önemli bir kısmının KKTC’de tarım için kullanılacağı söyleniyor…
Peki nerede kullanılacak?
Hangi bölgede tarım arazileri bu işler için ayrılacak?
Su hangi arazilere hayat verecek?
Mesarya’ya nasıl taşınacak?
Bilen var mı?
Tarım nasıl şekillenecek?
Bilen var mı?
Varsa anlatsın, dinleyelim…
Ha…
Bir bildiğimiz daha var…
O da, belli ki kamuoyunun bilmediğini biliyor.
Hızla arazi kapatıyor birileri. Dönümü 500- 2 bin TL arasında… Mesarya’da…
Satan çok…
Alan da…
Peki neden?
Bu sorunun cevabını vermekle yükümlü olan da yeni Tarım Bakanı’dır…