Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Külahçı: Bu suçu işleyen kişi 6 yıla kadar hapis ve para cezasıyla cezalandırılır

UKÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Yardımcısı Doç. Dr. Şölen Külahçı, Başbakan Ersin Tatar’ın bir kadınla yaptığı görüşmenin paylaşılması olayını hukuksal boyutlarıyla anlattı.

İşte o paylaşım:

Sosyal medyada Başbakan Ersin Tatar’ın bir kadınla yaptığı görüşmenin paylaşılması, akıllara bu durumun suç olup olmadığı sorusunu getirmiştir. Bu noktada, özel hayatın gizliliği ve buna bağlı olarak da haberleşmenin gizliliği esasları üzerinde durmak gerekmektedir.

Özel hayat, bireyin başkaları tarafından bilinmesini arzu etmediği alan olarak tanımlanabilir. Özel hayatın kapsamına, kişisel özgürlükler, kişisel özerklik, kişisel bütünlük ve kişisel ilşikiler girer. İnsan hayatının iki yönü vardır. Bunlardan ilki, hayatın genel yönü olarak nitelendirebileceğimiz, özel nitelik taşımayan ve herkese açık olan, herkesle paylaşılabilen yönüdür. Bu alan özel korumayı gerektirmemektedir. Ancak, hayatın özel alanı olarak isimlendirdiğimiz ve özle hayat ile gizli alandan oluşan bölümde yer alan bilgiler ise daha hassas içeriklidir. Bireyin özel hayatı, birey tarafından istendiğinde başkaları ile paylaşılabilir. Hayatın gizli alanı ise, kişinin hiç kimse ile paylaşmadığı sır, gizli duygu, düşüncelerinden oluşmaktadır. Bu kapsamda, AİHM özel hayatın yabancı gözlerden uzak yaşamayı isteme hakkından daha geniş olduğunu ve  bir ölçüde bireyinsosyal içerikli olarak ya da duygusal olarak kurduğu ve devam ettirdiği ilişkileri koruma ve bunları devam ettirmek hakkını olduğunu kabul etmektedir. AİHM, siayestçi, oyuncu, şarkıcı gibi ünlü kişilerin özel hayatlarının daha dar anlaşılması gerektiğini kabul etmemekle birlikte her halukarda  telefon konuşmalarının dinlenmesi, bireyin cinsel hayatına müdahale, bireyin kişiliğine ilişkin özel bilgilerin toplanmasını özel hayata müdahale olarak değerlendirmektedir.

Bu çerçevede, KKTC’de de 2014 yılında yürürlüğe giren Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası AİHM kararları da dikkate alınarak, Anayasada yer alan özel hayatın gizliliğini ve haberleşme özgürlüğünü korumak ve bu temel hakları ihlal edenlerin işlemiş sayılacakları suçları ve bu suçları işlemeleri halinde alacakları cezalarla ilgili yasal düzenlemeler getirmiştir.

Özel hayatın bir bölümünü oluşturan haberleşme hakkı da, kural olarak, yasal gerekçeler ve mahkeme kararı olmadan ihlal edilemez. Yasaya  göre, “aleni olmayan konuşmaları, tarafların tümünün rızası olmaksızın, ses alma cihazı ile veya görüntülü olarak kaydeden kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezası ve para cezası ile cezalandırılır (m.6/1B)”. Dolayısıyla, Başbakan Ersin Tatar’ın telefon görüşmesinin rızası olmadan kayıt altına alınması suç oluşturmaktadır. Ayrıca, bu görüşmenin dağıtılması ve sosyal medyada paylaşılması da suç oluşturmaktadır. Aynı Yasa’nın  6(3) maddesine göre, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa eden kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis ve para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın-yayın yoluyla veya sosyal medya aracılığıyla işlenmesi halinde, ağır bir suç işlenmiş olur ve suç işleyen kişi altı yıla kadar hapis ve para cezasıyla cezalandırılır.