KTTO’dan Zeki Çeler’e: Tam bir fırsatçılık girişimi

11 Ekim 2018 Perşembe | 16:19
ktto

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’in açıklamalarına cevap verdi.

KTTO, Çeler’in siyasi amaçlarından biri olan “özel sektörde sendikalaşmayı zorunlu hale getirmek” koşuluyla değerlendirmeye kalkışmasının tam anlamı ile bir “fırsatçılık girişimi” olarak anlaşıldığını açıkladı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’in açıklamaları hakkında basına açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, İstihdam Destek Fonu birikimlerinin özel sektörde sendikalaşmayı teşvik etmek amacıyla kullanılacağını; sendikalı ve toplu sözleşmeli özel sektör çalışanlarının ücretlerine devlet tarafından ek katkı yapılmasını öngören tüzük taslağının Başbakanlık ve Başsavcılığa sunularak görüş beklendiğini açıkladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, bu açıklaması ile toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunların farkında olmadığını bir kez daha göstermiş; kapanmak üzere olan işletme sayınının arttığının her gün gazetelerde uyarıcı bir haber olarak yer aldığını görmezden gelmeyi tercih etmiştir.

Bu düzenlemenin iki yıl süreyle uygulanacağının ortaya konulması, sürdürülebilir olmadığını da kanıtlamaktadır. Bugünkü temel ihtiyaç, işletmeler üzerindeki yükleri azaltmak, böylece piyasaya daha ucuz, tüketicinin erişebileceği mal ve hizmetler sunulmasını sağlamak ve halkın yaşam koşullarını iyileştirmeye katkı koymaktır. İşletmeleri verimsizliğe itecek, çalışanlar arasında ayrım yaratacak ve çalışma hayatını kaosa sürükleyecek yaklaşımlara ihtiyacımız olmadığı ise açıktır.

Bugünkü durumda, İstihdam Destek Fonu’nda birikmiş kaynağı, kriz koşullarının hayatını zorlaştırdığı dar gelirli emekçilerin yaşamını geçici bir süre için de olsa kolaylaştırmak için kullanmak yerinde bir davranış olacaktır. Ne var ki, asgari ücretliyle destek amacı bu durumu, Sayın Bakan’ın siyasi amaçlarından biri olan “özel sektörde sendikalaşmayı zorunlu hale getirmek” koşuluyla değerlendirmeye kalkışmak tam anlamı ile bir “fırsatçılık girişimi” olarak anlaşılmaktadır. Bu kriz günlerini, popülist yaklaşımlarla değil, ciddi ve çalışmayı teşvik eden politikalarla aşabileceğimizi hatırlatır; hükümetimizi çalışma hayatını kaosa sürüklemeyecek, tam tersine verimli hale getirecek önlemler almaya çağırırız.