Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KTFF’nin “evet”i yetmez. Ya siyaset?

 

Kritik bir aşamada ülke futbolu.
“Zor karar” dedik…
Evet…
Futbol kulüplerimiz değil sadece…
Siyasilerimiz de “zor bir karar” verecek.
1955’te yaşananlar, bizi içimize kapattı…
1974 sonrası, sadece “Türkiye ile sınırlı” bir futbol yaşamımız oldu.
1983 sonrası, “KKTC ayrılıkçı bir yapı” olarak kabul edilince de, hepten içimize kapandık.
İlk kez, Kıbrıs Türk futbolu ile ilgili, kritik bir aşamaya gelindi.
Reddetme şansı da var…
Kabul etme şansı da…

Siyaset ne yapacak?
Hasan Sertoğlu ve futbol kulüpleri…
Yani KTFF üyeleri…
“Kabul ettik” diyebilir.
Yeterli mi çizilen çerçevenin yaşam bulabilmesi için?
Değildir.
Neden değildir?
İşte KKTC’deki siyasetin önemi de bundan ortaya çıkıyor.
Çok basit bir söylemle…
Rum tarafından KKTC’ye bir takım geçecek…
KTFF her türlü saha organizasyonunu yaptı.
“Pasaport gösterin, öyle girin KKTC’ye” derse siyaset…
KTFF ne yapacak?
Sertoğlu ve KTFF’yi oluşturan üye kulüpler “KTFF özerktir” desin istediği kadar…

Metin yeterli değildir
Ortaya çıkan metin, tek başına yeterli değildir.
Hasan Sertoğlu’nun endişelerine sonuna kadar katılıyorum.
Muallak ifadeler vardır.
KTFF’nin statüsü ne olacak?
Ortaya çıkan ve adına “değerlendirme metni” denen bu metinde yoktur.
Hasan Sertoğlu “bunu kabul etmem” dedi ya.
Kimse kabul etmez.
Zira, heyecanla futbol kulüpleri, “evet” diyebilir bu metne…
Ama siyaset…
“Siyasi eşitlik” temelinde 50 yıldır masada olan zihniyete bunu kabul ettiremezsiniz…

Evet zor karar
KTFF zor bir karar verecek.
Öneriler sunuldu.
Üzerinde uzun uzun tartışmaya gerek yoktur.
KTFF, KOP’un üyesi olacak mı olmayacak mı?
“Futbolcu heyecanıyla”…
Ya da “futbol adamı” heyecanıyla buna, “Dünyaya açılacaksa, olsun” diyebiliriz.
Ben derim mesela.
Ama benim dememle bitmez.
KTFF üyelerinin demesiyle de bitmez.
Toplumsal bir sorumluluk da vardır.
Bu metin, “KOP’un üyesi olursak eğer” bizlere çok ciddi kapılar açar.
Bu kapılar, “mahallede top oynamanın” ötesinde imkanlar sunar.
Doğrudur.
KOP’un otoritesini kabul ederseniz…
Kuzey’deki futbol organizasyonları ve yönetimi ile ilgili söz sahibi yaparsanız…
Bazı kapıları açarsınız.
Bugün Türkiye Futbol Federasyonu’na bağlı Merkez Hakem Kurulu örneğin…
Hakemlerimizi en üst seviye eğitiyor.
Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği üzerinden de teknik adamlarımız eğitiliyor.
Bunlar için KOP’a ihtiyacımız yoktur.
Ama “futbolcularımız” özelinde, “uluslar arası bir adıma “ihtiyacımız vardır.
Şimdi tartışmamız gereken budur:
“Bu kapı KOP’un otoritesini kabul etmekten mi geçecek?”
Bu sorunun cevabı, sıkıntıları da giderir.

Ayrı kaerede
KTFF’nin “evet”i yetmez
Tekrar etmekte fayda vardır.
Olaya “futbol” penceresinden bakarak, “Bu anlaşma statümüzü uluslararası alana yükseltir” diyebilirsiniz.
En temel siyasi kavga olan eşitlik içeriyor mu?
Maalesef içermiyor.
Bu noktada Hasan Sertoğlu’nun endişeleri var.
Benim de var.
Sadece futbolu seversek eğer, sorunun çözümüne katkı sağlayamayız.
Heyecanla ileri adım atılması da çözüm getirmez.
KTFF’nin atacağı “uluslararası” bir adımın, KKTC siyasi makamlarınca da kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, “Kıbrıs Türk futboluna gönül verenlerin” önerileri “ileri adım içerir” gerekçesi ile kabul etmesi yeterli değildir.

Ayrı karede
Siyaset ne yapacak?
Siyasete yön verenlerin de…
Yani Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun…
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun…
Sporun patronu konumundaki Serdar Denktaş’ın…
Müzakere heyetinin…
Tümden “retçi” bir tavır takınmaması gerekmektedir.
“Eşitlik içermez” diyerek, FIFA’daki KTFF dosyasının tümden rafa kalkacağı bir adım atmaması gerekmektedir.
Futbol ile ilgili KTFF üzerinden ilerleyen müzakere sürecine değer verilmesi kaçınılmazdır.
Toplumun bu yöndeki hassasiyetlerine de kulak verilmesi gerekmektedir.
Saygı duymamla birlikte, kamuoyundaki “toptan retçi” ya da “bize ne siyasetten, çözümsüzlükten hemen kabul edelim” içerikli çıkışların da değeri yoktur.
Siyaset, gelinen aşama ile ilgili ortak hassasiyetleri de masaya yatırarak bir noktaya ulaşırsa…
Ancak o zaman KTFF ve üyelerinin “evet” demesi anlam kazanır.
Yoksa KTFF evet der…
Siyaset de bu işi bir adım ileriye götürmez…
KKTC’deki yasa ve tüzükleri kullanır…
Adım attırmaz…
Bütünlüklü bir adıma ve ortak bir çalışmaya ihtiyacımız vardır.
Sertoğlu ve ekibin geldiği noktayı, “iyi niyetle ve toptan retçi olmadan” ele alacak bir siyasi akla ihtiyaç vardır.
Eroğlu- Yorgancıoğlu- Denktaş üçgeninde konuyu ileri götürmek ne denli olasıdır?
Önümüzdeki üç-beş günün tartışma konusu budur.