Anlamadığım nokta şu…
Mont Pelerin’den beklenti neydi…
“Toprak konusunda harita… Beşli konferans için tarih…”
Uzlaşının kıyısına gelen liderler…
Beş günlük İsviçre zirvesinde ciddi ilerlemeler sağladılar.
“Dört başlıkta ilerleme var” denildi ya…
Mesela kimse onlarla ilgilenmiyor.
Bence…
Liderlerin uzlaşacağı en önemli nokta “Yönetim ve Güç Paylaşımı…”
Nasıl yönetilecek bu ülke?
Uluslararası bir çözümde, tek gaile toprak ve garantiler mi?
Nasıl yönetilecek bu federasyonu?
Yönetimde eşitlik ve adil bir dağılım yoksa, çökmez mi?
Havadis’in bugünkü ön sayfasında size aktardık…
Dört başlıktaki en önemli ilerleme şu:
– Annan Planı’nda 4’e 2 olan bakanlar kurulunda yapı değişti. 7’ye 4 bakanlık dağılımını Rum tarafı kabul etti.
Ne demek bu?
Yönetim ve güç paylaşımı dağılımında ileri bir adım var.
Yargıda eşit sayıda hakim… Eşit sürede dönüşümlü yüksek mahkeme başkanlığı… Kazanım.
Ne var başka?
Mont Pelerin’de bir diğer kazanım da üsler toprağının Türk tarafına kalacak olması. Mülkiyette ve toprak dağılımında işleri kolaylaştıracak bir başka nokta bu.
Ayrıca, garantör İngiltere’nin egemen üs toprağından bir bölümünü kurucu Türk devletine bırakacağını da biliyoruz artık…
Sıkıntı belli…
Rum tarafı olabildiğince çok Rum’un, iade edilecek şimdi KKTC sınırı içerisinde olan toprağa yerleşmesini istiyor.
Masaya da bir harita kondu…
Türk tarafı bu haritayı reddediyor…
Türk tarafı da en az sayıda insanımızın yeniden göçmen olması için çaba sarf ediyor.
Garantiler konusu “garanti” altına alınmadan, hangi Türk lider “toprağa” evet diyebilir?
Sıkıntı belli.
Çözüm isteniyorsa, tarafların birbirini anlayarak ilerlemesi gerekiyor.
Hiç kimse “çözüm olsun” diye “çok rahat” hareket edemez…
Mont Pelerin’de kazanım var
Bakınız…
Evet…
Üzerinde uzlaşılan bir harita yok…
Ama artık taraflar birbirlerinin “kriter” önerilerini biliyor.
Ortada öneriler uzak olsa da bir çalışma kağıdı var…
Yönetim ve güç paylaşımı başlığında ilerleme var…
Üs toprakları ile ilgili yeni bir karar var…
Türkiye’nin masaya yönelik, “Burada toprak alamazsınız, beşli konferansa gelin” çağrısı var.
İrade kalıyor geriye…
Geriye liderlik iradesi kalıyor…
Ki gördüğüm kadarı ile masayı dağıtmayan liderler…
Lefkoşa’da yoğun çaba harcama konusunda uzlaştılar…
Şimdi yarın Lefkoşa’ya gelecekler…
Çalışmaya devam edecekler…
Mavroyannis ve Nami… Burcu ve Nikos…
Liderler yanında…
Müzakere masasını ayakta tutan bir gerçek daha var…
Liderlerden daha uzun sürelerde çalışan Özdil Nami ve Mavroyannis…
Bir de kamuoyundaki algıları dağıtarak, açıklamaları ile toplumları masada tutan Barış Burcu ve Hristodulidis…
Aslında, hiçbirinin görevi kolay değil.
Bu süreç çökerse, başarısızlık liderlerle birlikte onların…
Çözüm olursa, en büyük eleştiri gene onların…
Ama “duygusal” bir dönem değil yaşanan.
Ciddi ciddi çözüm için masa kuruldu.
Büyük bir alt- üstlük de beraberinde gelecek.
“Bozulup” yeniden kurulacak bir düzen…
Kimseyi mutlu etmeyen bu bozuk düzen…
































