Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Köylü tereyağı ve proteinler

Recep İvedik’le ünlenen bi’atasözü; “Ekinler baş vermeden kör buzağı topallamazmış” var ya, işte yine sonbahar, bilâhare de kış mevsimi geçti gitti rutin. Bahar mı? Bu ülkede sadece bi’hatun ismi bildik. Yok öyle ilkbahar keyfi. Yine kızgın güneş ve direkt yaz’a girdik yine. Bu aralar yine yazlıkların için ha’bire çamaşır makinem üzerinden ütücüme posta koyar oldum. Neyse, “ekinler baş vermeden” zaman belirtmek için kullanılmış, yani eylül ayından önce; topallayan kör buzağı da, anne karnından yeni çıkmış henüz gözleri açılmamış ve ayağa kalkmaya çalışan buzağıdır. Biraz daha açarsak; ekinler baş vermeden, yani hasat zamanı gelmeden; kör buzağı topallamaz, yani inek doğum yapmaz. Kısaca, “inekler eylül’den önce doğurmaz” anlamına geliyor. Bâyâ manidar bi’yaklaşım! Söyleyenin yüreğine sağlık. Neyse, yaz geldi ya, yine fitnes merkezleri yanında açık hava rekreasyon alanları da hınca hınç dolup taşmakta. Katılımcıların kimisi göbekten, kimisi basenden, kimisi selülitten yakınmakta. Çok yazdık yine yazalım. Temele profesyonel bi’diyetisyen ve de profesyonel bi’fitnes danışmanı şart. Egzersize eyvallah ama aslolan diyet değil mi? İnsülin direncimizi artırarak bizi obez yapan kahrolası en tatlı zehir şekerden bi’defa uzak durmak şart. E işlenmiş un’da uzak dursun, işlenmiş yağ’da. Allah’tan doğal yağlar var ya; zeytinyağı ve köylü tereyağı tamamdır. E doğal protein’leri n’apmalı? Bedenimizdeki hücrelerde en fazla bulunan madde proteinlerdir. Beslenme bilim çalışan arkadaşlar söyler; ‘Protein’ kelimesi eski Yunancada kullanılan ‘proteios’ kelimesinden türetilmiştir. Proteios demek “ilk ve tek, en önemli olan” demek. Proteinler bedenemizin en önemli yapı taşı! İşte bu süreçte de hiçbir protein molekülü ‘yağlar’ olmadan işe yaramaz, görevini yerine getiremez. İşte bu protein dalgaları 20 adet aminoasit zincirinden oluşur. Bunun 8 adet’ini de yiyeceklerden alırız. Bu süreçte de hayvansal gıdalar söz konusu olur. Köylü tereyağı ve soğuk köylü zeytinyağı sayesinde kaslarımız gelişir, metabolizmamız hızlanır ve bunun yanında da odun fırını gibi çalışan kaslar da ha’bire karbonhidrat ve yağ yakar. Az önce dedik Allah’tan dedik ya; işin içerisine köylü yumurta da girsin a dostlar. Ekmek mi? E ekmek de şekerdir mâlum. Tahıl’ın her türlüsünü dikkatlice tüketmek gerekir. Yok öyle diyet-miyet krakerlere yumulmaca. Kola veya diğer alkollü içecekler mi? tövbe ediniz lütfen. Tavuk eti mi? E onların da yemlerine ha’bire nişasta basan çiftçiler var ya, o da kilo yapacaktır. Sonuçta işlenmiş karbonhidratlardan uzak durarak; kaliteli doğal yağlar ve de kaliteli doğal proteinlerle hem sağlık, hem de estetik yönden güçlü olmak için kâfi mi? E bu da yetmez. 7 gün boyunca günde 1 saat ılımlı egzersiz ve de eli maşalı bi’diyetisyenin Tanita’sından geçmek şart. Rakam cinsinden kilo ile uğraşmayın. Aslolan vücut yağ yüzdesi. Herkes için farklı bu değerler için de bi’uzmana başvurun. Şahsen yüzde 12’yle Akdeniz’in serin sularına dalmaca gibi bi’hayalimiz var. Allah’tan köylü tereyağı, yumurta, süt, peynir, yoğurt, zeytin, yeşil sebze, az bulgur ve de kırmızı et’in dibine dibine vurun afiyetle. Bol bol da su için ki hayat bulasınız. Meyve mi? Çok feci obezite reçetesi içerisinde olan bi’besin öğesi. Dikkatli tüketin lütfen. Sağlıkla a dostlar.