Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Başarı için inat ve sabır gerekir

KADER BALIKÇI

Candan Avunduk… 1998 yılında eşi Berin Hanım’la Avunduk Süt Ürünleri Ltd. Şti.’yi kurdu. Amaçları Kıbrıs’ta süt ürünleri imalatı yapıp ihraç etmekti. Özverili bir çalışmanın ardından önce Türkiye ardından Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün ve Dubai’nin de bulunduğu Körfez ülkelerine Kıbrıs’ın yerel tadı hellim başta olmak üzere çeşitli süt ürünlerinin ihracatını yapmaya başladılar. Hatta Japonya’ya bile hellim sattılar. İç pazara da Meriç markasıyla süt ve süt ürünleri sunan Avunduk, geçtiğimiz yıl Kıbrıs Türk Sanayi Odası tarafından en çok ihracat yapan 3. firma seçildi. Avunduk Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olan Candan Avunduk, eşiyle girdikleri bu zorlu yolda başarının yolunun, “neyi ne kadar istediğini bilmekten geçtiğini” belirtiyor. İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu olan Avunduk’a göre inatçı ve inançlı olan girdiği her işte başarıya ulaşır. İşte o başarı hikayesi:

-Avunduk Süt Ürünleri Ltd. Şti. nasıl kuruldu?
Türkiye’de mühendislik, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme-Ekonomi okudum. Eşim Berin de aynı üniversitenin Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nü bitirdi. Okul bittikten sonra Berin Hanım’la evlenip Ankara’ya yerleştik. Meriç’teki fabrikamızı kurma kararı verince tekrar Ada’ya döndük ve kolları sıvadık. 1998 yılında kurduğumuz şirketimizin amacı Kıbrıs’ta süt ürünleri imalatı yaptıktan sonra bunları ihraç etmekti. Milyonlarca litre süt dışarı satılamadığı için dökülüyordu. Biz bu sütü alıp işledik ve yaptığımız kaşarı Türkiye’ye satmaya başladık. İlk etapta başlıca ürünümüz kaşardı. Ancak hellim yapıp satma kararı verince fabrikamızı yeniledik ve hellim ağırlıklı çalışmaya başladık. Önce Türkiye’de büyük bir tanıtım atağı başlattık. Zincir marketlerdeki sunum ve tanıtımlarımızın ardından Türkiye’ye hellim satmaya başladık. Ayrıca yeni ihracat kapıları gerekiyordu. Körfez ülkelerine açıldık. Bu pazara zor da olsa girdik. Şu an Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Ürdün ve Dubai’nin de aralarında bulunduğu ülkelere hellim ihracatı yapıyoruz. Şu an en büyük ihracat kapımız Körfez ülkeleri. Ayrıca Japonlara da hellim satmayı başardık.

-Kıbrıs’ın yerel lezzeti hellimdeki satış oranınız nedeniyle önemli bir ihracatçı durumundasınız. 2013 yılında hedeflerinize ulaştınız mı? 2014 yılına ait planlarınız nelerdir?
Meriç markasıyla Kıbrıs iç piyasasına hellim, kaşar gibi süt ürünlerini sunuyoruz. Kıbrıs’ta neredeyse tüm marketlerde ürünlerimizi bulmak mümkün. Kıbrıs halkına ürünlerimize ve bize gösterdikleri ilgiden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Ürünlerimize olan ilgi ihracat konusundaki isteğimizi kamçılamıştır. Ancak başta da söylediğim gibi ihracat odaklı bir şirket olarak kurulduk. Ve amacımıza uygun hizmet verdik. KKTC’de Kıbrıs Sanayi Odası tarafından geçtiğimiz yılın en çok ihracat yapan 3. firması seçildik. Bu durum kendi sektörümüz içinde en çok ihracat yapan birinci firma olduğumuzu gösterir. KKTC ihracatının yüzde 25’i de süt ürünleridir. Bizim bir numara olmamız inat, sabır ve mücadeleyle geçen sürecin doğal bir sonucudur. 2013 yılında Körfez ülkelerine yaptığımız süt ürünleri ihracatımız ve Kıbrıs pazarında da endüstriyel mutfakta elde ettiğimiz başarı sevindiriciydi. 2014 yılına dair yeni hedeflerimiz var ve bunları gerçekleştirmek için yoğun tempolu bir şekilde çalışmalarımız sürüyor.

-Endüstriyel mutfak işine girişiniz nasıl oldu?
Sektörümüzdeki ihracat şampiyonluklarımızın ardından ilgi isteyen bir sektör daha olduğunu fark ettik. Otel ve restoranların mutfak ekipmanlarının sağlanması konusunda önemli bir boşluk vardı. Ve bizde endüstriyel mutfak işine girdik. Kristal Endüstriyel olarak 10 yıldır bu işin içindeyiz. Yükselen bir trend içinde çalışıyoruz. Kurulduğumuz günden beri birçok 5 yıldızlı otelin mutfak ekipmanlarını sağladık. Kıbrıs’ta marka olan restoranların endüstriyel mutfak konusundaki çözüm ortağı olduk. İstikrarla ilerliyoruz. İyi bir teknik servisimiz var. Bu da bizim bu sektör içindeki en büyük avantajımız. Asla satıp geri çekilen bir firma olmadık. Başarıya giden yolda bu ağın varlığı çok etkili oldu.

-İnatla ve inançla süt ürünleri ihracatında önemli başarılar elde etmişsiniz. Çalışma ilkeleriniz nelerdir? Başarı yolu nasıl açıldı?
Hedef koyun, hedefe doğru yürüyün. Hangi işi yaparsanız yapın önce “neyi ne kadar istediğinizi bilmeniz” gerekiyor. Üniversitede bir hocamız, “Bilgi öğrenilmez, bilgiye nasıl ulaşacağınızın yolu yöntemi öğretilir” derdi. İnatçı ve istekli olmak gerekiyor. Kıbrıs Türkü başarmak konusunda çok inatçı ve istekli. Hedefimiz müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmak. En iyisini üretmek ve sunmak. İhtiyaçlara göre cevap vermek ve tüketici davranışlarını yönlendirmek önemli. Aranan bir marka olduk ve tüm bunlar bizim için olmazsa olmaz koşullar.

-Kıbrıs’ta iş insanlarının önündeki zorluklar nelerdir?
Ülkemizde sanayici ve işadamlarının içinde bulunduğu ortam stabil değil. Ambargolara rağmen üretip dış piyasalara açılıyoruz. Ancak asıl sıkıntımız ambargolar değil. Bizim sorunumuz kendi kendimize uyguladığımız ambargolar. Bazı ambargo memur ve bürokratları ile ambargo siyasetçileri başarı yollarını tıkıyor. İş yapmak isteyen her kesimin önüne bürokratik engeller çıkartılıyor. Bunlar resmi ambargolardan bile daha ağır sonuçlara yol açıyor. Üretim, pazarlama, yeni pazar bulmak ve nihayetinde ihracat yapmak zor ve yorucu değil. Bizleri yoran ve yolumuzu tıkayan bürokratik engellerdir.

-İş yaşamınızdaki dönüm noktanız nedir?
Ekonomik ve siyasal hayatı düzenli olmayan bizimki gibi ülkelerde çok dönüm noktası yaşarsınız. Siyasal çalkantıların ve krizlerin olduğu bir ülkenin işadamlarıyız. Bir yandan izolasyonları ağır şekilde hissediyoruz. Diğer yandan da iç etkenlerde mücadele ediyoruz.

-Karşınıza çıkan zorluklara nasıl tepki verirsiniz, nasıl aşarsınız?
Önce söz konusu zorluğun sebebini araştırırız. İçeriden mi dışarıdan mı kaynaklanıyor onu inceleriz. Ona göre bir çözüm yolu üretiriz.

-Risk almaktan çekinir misiniz?
Peygamberimiz, insanlara ticaretle uğraşmalarını, rızkın 10’da 9’unun ticarette olduğunu buyurmuştur. Biz riske girmeyi seviyoruz. Tabii ki girilen her yönüyle inceler sonra ciddi yatırımlarımızı yaparız. Tüm büyük yatırımlarımızı da kriz zamanlarında yapmışızdır. Bu durum bize avantaj olarak dönmüştür. Biz her zaman rüzgara karşı direnerek yürüdük. Her zaman da öyle yürüyeceğiz.

-Kurumsallaşma yönünde çalışmalarınız var mı?
Başlangıçta küçük bir aile işletmesiydik. Hedefimiz büyümekti. İhracat yapmamız büyümeyi sağladı ve bizi kurumsallaşma yönünde motive etti. Şu an 75 kişiyi istihdam ediyoruz ve kurumsallaşma konusunda profesyonel destek alıyoruz.

-Kıbrıs ekonomisinde yaşanan sıkıntıların sebepleri nelerdir?
Siyasi ve ekonomik istikrar bir bütündür. Eğer siyasi istikrar varsa ekonomik istikrar da vardır. Bizim ülkemizde her ikisi de yok. Yasalar var ama uygulayanımız yok. Uygulanır hale getirilmesi için hepsinin yasaların yenilenmesi gerekiyor. Karanlıkta el yordamıyla yürür gibiyiz. Çalışma saatlerinden tutun kamudaki verimliliğe kadar her şey etkendir. Yasalarımızda yabancı yatırımcının ülkeye gelmemesi için her türlü şart ve koşul konulmuştur. Gelenlerin de gitmesi için her türlü koşul yaratılmıştır. Bu anlamda ülkenin yasalarının yeni baştan yazılması gerekmektedir.

-Rumlarla barış yine masada. Bir anlaşma halinde Rum tarafına ürünlerinizi satmak ister misiniz?
Rumlarla bir anlaşma olsa tabii ki ürünlerimi orada satmak isterim. Ancak anlaşma olsa da satabileceğimi sanmıyorum. Defalarca ürünlerimizi orada satmak istedik. Bir iki kez talep oldu ancak sonra gelip toplamamızı istediler. Anlaşma olmadan da satmak istiyorum ancak kendi kendimize uyguladığımız ambargolar buna mani oluyor. Rumlarla yapılacak bir barış anlaşması iki bölgeli konfederasyon sistemine dayanmalıdır. İzolasyonsuz bir dünya istiyoruz.

****

Her zaman “Yürüyelim” diyor

Başarınız: Kendini bilmek.
Hayaliniz: Birçok hayalim var.
Sevdiğiniz mekan: Evim ve dostlarımla olduğum her yer.
Giyim tercihiniz: Berin Hanım belirler.
Sık kullandığınız söz: Yürüyelim.
Son okuduğunuz kitap: İki Cami Arasında Aşk.
Taraftarı olduğunuz takım: Milli Takım.
Para: Satın alma aracı.