Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Korkunç Kaza ve Kolektif Öfke

 

Çok üzgünüm..

Aynı zamanda herkes gibi çok öfkeliyim de..

Bütün Kıbrıs üzüntülü ve öfkeli..

Zira, geçen gün dağ yolunda gerçekleşen korkunç kaza, adeta geliyorum diyerek geldi.

Her şeyden korumaya çalıştığımız çocuklarımızın bu şekilde katledilmesigerçekten çok acı verici bir durum.

Bu kaza nasıl oldu, niye oldu, sorumlusu kim gibi sorular bir an evvel cevaplandırılması gereken sorulardır.

Diğer yandan üzülerek görüyorum ki bu kaza ne ilk ve ne de son olacak gibi görünmektedir.

Önlemler alınmadığı takdirde başka evlere de ateş düşeceği kaçınılmaz görünüyor.

Yetersiz yollarımız uzun zamandır inşaat patlamasından dolayı ağır vasıtaların insafına terk edilmiş vaziyettedir.

Ucuza getirilmiş aceleyle yapılmış standart dışı yol ağlarıyla çevrilmiş bir ülke burası. Işıklandırılmamış, kedi gözlerinin çalışmadığı, polisin trafikten çekildiği bir mesuliyetsizlik diyarı.

Trafik önleminin sadece dolaylı vergi toplamaya dönüştüğü, trafik kontrolünün park yeri bekçiliğine ve kameralara emanet edildiği bir tuhaf yerden söz ediyoruz.

İstatistiklere baktığımızda da AB içerisinde en fazla ölümlü kaza olan bir ülke KKTC.

Veriler bizeKuzey Kıbrıs’ın 100.000 nüfusadüşenölü sayısı sıralamasında ilk sırada olduğunugöstermektedir. Lefke Avrupa Üniversitesi öğretim üyelerinden Doçent Doktor Okan Şafaklı ve Müslüm Kaya’ya göre, “Avrupa Birliği’neüye olan ülkelerin 100.000 nüfusadüşenölü sayısı ortalaması 5,7 iken, bu rakam KKTC’de 14,6 olarak görülmektedir.”

Bu çok ürpertici bir rakamdır.

Özellikle 2002 yılından sonra patlayan düzensiz gelişme bu kazaların oluşmasının bence en önemli nedenlerindenbirini oluşturmaktadır.

Yollar artan trafiğe ayak uyduramamaktadır.

İnşaat sektörünün ve taş ocaklarının trafiğe soktuğu kamyon ve iş araçları zaten yetersiz olan yollarımızı mahvetmiştir.

Devamlı değişen hükümetler ve genel umursamazlık, bir trafik master planının hazırlanmasını bugüne kadar engellemiştir.

Bir an evvel önlemlerin alınması gerekmektedir.

Bütün trafik ile ilgili kurum kuruluş ve sivil toplumun bir araya gelerek bu konunun üzerine gitmesi gerekmektedir. Tüm paydaşların bir araya gelerek acil ve seri kararlar üretmelerininzamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir.

Son kazada 2014 yılında yürürlüğe sokulan emirnamenin uygulanmadığını da öğrenmiş bulunmaktayız.

Bu emirname ağır vasıtaların trafiğin yoğun olduğu sabah ve mesai çıkışı saatlerinde trafiğe çıkmalarını yasaklıyordu.

Fakat anladığımız kadarıyla bazı iş çevrelerinin baskılarıyla emirname bir türlü uygulamaya sokulamamış ve devamı ve içeriği geliştirilmemiştir.

Öte yandan tabii ki uygulanmayan emirname tek başına bu olayın nedeni değildir.

Kamera sistemine geçildiğinden ve Belediyeler şehir içi trafiğinin büyük bir kısmının yönetimini ele aldıktan sonra, trafikteki polis devriyeleri büyük oranda azaltılmıştır. Bu da trafikte daha büyük bir başıbozukluğu getirmiştir.

Dikkatsiz sürüş, kural ihlali, ben merkezci şoförlük, denetimsizlik, alkollü ve aşırı sürat adeta kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir. Buna ek olarak gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin siyasetsizliği, beceriksizliği ve umursamazlığı da bu konuyu içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Canımız yanıyor ve yanmaya da devam edecektir. Acımızı ancak trafik ve yol güvenliğine el birliğiyle sahip çıkarak azaltacağız. Hemen yarından tezi yok Kuzey Kıbrıs trafiğinin masaya yatırılması gerekmektedir. Bunun için de herkesin bu olaya sahip çıkması lazımdır.

Çünkü bu sorun büyük oranda hepimizin yarattığı bir sorundur ve ancak hepimizin müdahil olmasıyla çözülecektir.