Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Köpeksiz köyde artık değnek biziz”

Havadis önünde eylem vardı dün…

Liderliğini Buray Büsküvütçü ve Bertan zaroğlu’nun yaptığı grup, gazete önüne geldi, açıklama yaptı ve dağıldı.
Her ikisini de tanıyorsunuz…
Yazarımız Ahmet Okan’ın kaleme aldığı yazı.
“Toplumdal huzurumuzu bozacak adımlardan kaçınalım. Türkiye’nin kötü yönlerini adaya taşıyacak vatandaşlık politikasından uzak duralım…” ana fikirli Ahmet Okan’ın yazısı, günlerdir tartışılıyor.
Sağduyulu herkese anlattık.
Bir kesim ısrarla bunu “Türkiyelileri tecavüzcü gösteriyorsunuz” noktasında tartıştı.
Havadis’in demokratik yapısı içerisinde, yazarımız Ahmet Okan’a, yazarımız Yusuf Suiçmez karşı bir yazı yazdı…
Ahmet Okan’a “ırkçı” demek, benim kabul edebileceğim bir nokta değil.
Bir yazı kaleme aldı, defalarca da “ırkçılık” için yazıyı kaleme almadığını ifade etti.
Özellikle, Havadis ailesinden gördüğümüz arkadaşlarımız, bizlerden yazı için izahat istedi.
Hepsine tek tek anlattık.
Ama biliyorum ki, bu konu çok hassas.
Maalesef bu ülkede birileri, zemin arıyor.
Çünkü “hukuk dışı” bu adada kurdukları kişisel düzenleri ile önce hak etmeyerek vatandaşlık aldılar, sonra da siyaset üzerinden ülkeyi dizayn etmeye soyundular.
Torpili olmayan, siyaset heveslisi olmayan binlerce emekçi ise, vatandaş olamadı.
KKTC’de doğup, 20’li yaşlarını geçen gençler de vatandaş olamadı.
Ama, KKTC’deki “uluslar arası hukuk dışı” düzende, kendisine düzen edinenler, bir gecede siyasi maharetle vatandaşlığı kaptı.

Hukuk dışı davranmaya devam edenlerin vatandaşlığı da devam etti.
Defa defa toplum huzurunu bozmalarına rağmen, “statüko” onları içine aldı.
Devlet imkanları emirlerine verildi.
Ama, basit gerekçelerle, yüzlerce ailenin birliği, dirlİği bozuldu.
Bu konuda adaletli olamadık.
İşte, “haksız yere KKTC vatandaşlığı” tutanlar, düzenin devamının da en büyük destekçisi

“Bilerek” ayrımcılık
İşte bu kesim, en çok da “ayrımcılığa” oynayanlar…
Başka?
“TC kökenli nüfustan oy alırım” gaylesi ile hareket edenler…
Hukuksuzluktan statü elde edenler…
“Anteplinin oyu bende…”
“Hataylıın oyu bende…”
“Konyalının oyu bende…” diye ortada gezinen siyaset bezirganları…
Her seçim dönemi “rantını çoğaltmaya” devam edenler…
Örnekleri daha da artırabilirim…
Bunlarının hiçbirinin, “emekçi halkla” bağı yoktur.
Emekçi halktan yana gayleleri de yoktur…
Kıbrıs’ın dünyalı olmasıyla ilgili tasası yoktur…
Çözümsüzlüğün yarattığı hukuk dışı ortamdan da rahatsız olmazlar…
İşte bunların bir argümanı da “siz- biz” argümanıdır…
Ben onlara kısaca “taşeron” diyorum.
Medyada da vardırlar…
İş hayatında da vardırlar…
Örgüterde de vardırlar…
Maalesef siyasette de vardırlar…
Hataylıdırlar…
Baflıdırlar…
İzmirlidirler…
Larnakalıdırlar…
Anteplidirler…

Ama kendilerini bu adaya ait hissetmiyorlar…
Ortak yanları nedir bilir misiniz?
“Siyasette insanları kullanarak rant elde etme…”
İçlerinde, “acaba siysette ben de var olabilir miyim?” heveslileri de vardır…
Bu nedenle herkese tavsiyem, “sen- ben”, Kıbrıslı- Türkiyeli kavgalarından uzak durun.
“Bu adaya kendisini ait hissetmeyenler” bilmelidir ki, faydaları da olmayacak…
Rant apaçık ortadadır…
Kimsenin de bize “Türklük”, “Müslümanlık”, “Milliyetçilik” dersi vermesine ihtiyacımız yoktur.

***

“Artık değnek biziz…”

Buray Büsküvütçü, Havadis önünde yapılan eylemde, basın açıklaması yaptı.
Önce toplumsal barıştan…
Huzur içerisinde yaşamaktan bahsetti.
Ama son cümle şu oldu:
“Bu adada köpeksiz köy bulup değneksiz gezdiğini zannedenler bilsinler ki arık biz varız. Türk’ün hassasiyeti ayağa kalkmıştır ve bu adada Türk’ün hassasiyetini göstereceğiz…”
Ne demek bu?
“Değnek biziz…”

Bir de giderken, Havadis’e yönelik atılan slogan:
“Faşist köpekler, Kıbrıs sizden ne bekler…”
Elbette, biz Havadis içerisinde yazarlarımızın, muhabirlerimizin tavırlarını tartışırız.
Yukarıda örnek verdim…
Ahmet Okan’a karşı, Yusuf Suiçmez de bir yazı kaleme aldı…
Okan, izahatını yaptı…
Ötesinde “tehdit” buralarda sökmez…
Gereksiz…
Ve fazlalık…
Üstelik, bütün kavgamız, “köpeksiz” bir köy için…
Hele “değnek” siz olacaksanız…