Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Komşunun Durumuna Göre…

Adanın kadim halkı Rumlardır.

Kökleri çok eski dönemlere dayanır.

Ne yazık ki ada, şimdiki gibi yolgeçen hanı olduğu için,

Nüfus bakımında sürekli gel git’ler yaşamıştır.

Kimi zamanlar nüfus çok azalmış,

Kimi zamanlar artmış hatta birçok milletten nüfuslar birbirine karışmıştı…

Bazı kaynaklar Bizans döneminde adanın 36 yıl kıtlık yaşadığını belirtir.

Denildiğine göre o dönemler yıllarca hiç yağmur yağmamış,

Toprağın bereketi dibelik kaybolmuş,

Ada sakinleri de civar ülkelere göç etmişti.

Bu kara yazgının kaderini Aziz Helena değiştirmiş.

Kudüs dönüşü Limasol’a geldiğinde adanın vahim durumunu görmüş,

İsa’ya yalvarmış yakarmış,

Ve o yakarış sonrasında toprak yağmurlarla buluşmuş.

Bunun üzerine göç eden Rum ahali tekrardan ülkelerine dönmüşler…

Diyeceğim,

Nüfus meselesi bu adada öteden beri sorunlar yaşadı.

Kimi zaman kahrolası savaşlar nedeniyle,

Kimi zaman doğa felaketleri yüzünden…

Neyse ki,

Şimdi istenildiğinden de çok var.

Hatta istenilmediğinde bile nüfus aktarılabiliyor.

Doğa felaketlerinin de üstesinden gelinebiliyor.

Su yoksa,

Denizaşırı su taşınıyor mesela…

İyi oldu,

Nüfus dairesinden bütün vatandaşların kimlikleri alınarak masaya kondu.

Daha önce 45 bin kadarı masaya götürülmüştü,

Yüzde ellisi sayılır,

Şimdi yüzde yüzü…

Zaten Rumlar adaya nüfus taşınmasına ta Lüzinyanlardan, Cenevizlilerden, Venediklilerden, Osmanlılardan beri alışıktırlar…

Öte yandan görüşmeci söyledi.

Su geldi dedi,

Yakında tarımda patlama olacak,

Bu bakımdan daha çok nüfus gelecek,

Zaten nüfus değişti,

Böyle giderse,

Ve çözüm olmazsa,

Türkiye’ye komşu olacaklar dedi…

Belli ki başka yol yok!

Komşusu değişecek diye komşu merak etmesin.

İyi komşu var kötü komşu var.

İyi komşu şu:

Tarık Akanlar öldüğünde birlikte ağlayacaklar.

Yaşar Kemal okuyup, Fazıl Say dinleyecekler.

Uzo’yu Manavgat suyu ile içecekler.

Güzelim İstanbul’a neredeyse bedava gidecekler.

Evlerine Bursa şeftalisi girecek.

Yurtta Sul, Cihanda Sulh sözünü şiar edinecekler.

Nazım Hikmet etkinliklerine katılacaklar.

“Ankara’nın Bağları”nı saz ve buzuki ile birlikte söyleyecekler…

Kötü komşu şu:

Bir sabah kalktıklarında,

Faneromeni kilisesinde minare görecekler.

Ezanı sadece Ayasofya’dan değil Baf’tan da duyabilecekler.

Elefteria Meydanının adı 15 Temmuz Şehitler Meydanı olması büyük ihtimal.

Hatta bir başka 15 Temmuz’da bir dini kalkışmanın kendilerine de sıçrama olasılığı yüksek.

Çocuklarının başlarını açık tutmakta zorlanacaklar.

Kadına şiddete alışacaklar.

Şortla gezerlerse tekme de yiyebilecekler.

Ortalık yerde kahkaha atamayacaklar.

Hapishanelerini çoğaltmak durumunda kalacaklar.

Ya da bir sabah Hala Sultan’ın yerinde olmadığını fark edecekler…

Artık,

Komşunun durumuna göre…