Köşe Yazarları

Kolej sınavı, Karpaz ve fırsat eşitliği






İki bini aşkın çocuk dün yine ülke eğitiminin kanayan yarası olan kolej sınavına girdi. Son yıllarda neredeyse her sınav döneminde sınav merkezlerini mutlaka ziyaret eder, vatandaşlarla sohbet ederim, ortamı gözetlerim. Dün yine gittim. Bu kez İskele’yi tercih ettim. O çocukların endişeli ve korku dolu bakışları her şeye yeter. Babalar pek belli etmedi tedirginliklerini ama annelerin yüzünden okunuyordu heyecanları…

Kiminle konuşsam “kaldırsınlar bu sınavı, çocuklara çektirilen bu eziyet yeter” diyordu. Ben de kendi kendime sordum; “peki bu sınavı kim istiyor?”. Biliyorum ki bu sınav kaldırılsa ortalığı velveleye verecek ciddi bir kesim var.



… Ama şunu söylemekte yarar var bu sınav bu şekilde gitmez, gitmemeli. Dedik ya bu kez İskele’deyim. İskele bölgesinde bu sınava 230 kişi girdi. Bekirpaşa Lisesi Kolej Bölümü’ne 50 öğrenci alınacak. Bölgedeki vatandaşların iddiası şu ki; İskele’de sınava girenlerin yarısından fazlası Mağusa bölgesinden…

Çok ciddi bir şekilde haklarının yenildiğini söylüyorlar. Karpaz’dan gelen bir veli özellikle yanıma gelerek şunları söylüyor; “Zaten Karpaz unutulmuş bir bölge. Fırsat eşitsizliğini çok ciddi bir şekilde yaşıyoruz. Bir de bizim çocuklar için yaratılan bu fırsattan başkaları yararlanacaksa vay halimize” dedi. Tabii ki bu bir iddia… Ancak bakanlığın bu konuyu incelemesinde yarar var. Gerçekten İskele bölgesindeki bir koleje çoğunlukla Mağusalılar gidecekse ortada bir sorun var demektir. Eğer hal böyle ise ya Mağusa’daki kapasiteyi artırmak ya da ikinci bir kolej yaratmak gerekir.

Zaten neresinden bakarsanız bakın bu sınav kendi içinde bir eşitsizlik yaratıyor. Karpazlı dostların söylediği gibi oralara eğitim hizmeti ya hep eksik gidiyor ya da geç gidiyor. İskele’den Dipkarpaz’a kadar olan ilkokullarda okuyan çocukların kaçı kolej sınavına giriyor? Kaçı kolej sınavına hazırlanabiliyor? Kaçı özel ders alabiliyor? Belki biraz Yeni İskele merkezde rekabet edebilirlik olasılığı var. Ya Karpaz’ın diğer bölgeleri?

Açıkçası “fırsat eşitliği” kavramı oralara pek uğramıyor. Bu durum da bu sınavın kanayan yarası. Özellikle büyük şehirlerde bu sınavın yarattığı büyük bir rant var ve rant kavgası çocuklara zarar veriyor. Yıllardır bunu ortadan kaldıracak bir de siyasi irade aranıyor. Hala bekliyoruz.

*****

Sınav bittikten sonra telefonlar çalışıyor. Arayıp bilgi veren çok… Hastalıktan yataktan kalkamayan çocuklar zorla yataktan kaldırılıp sınava sokuluyor. Sınavın yarısında “çok zor bu sorular” diye sınavdan ağlayarak çıkan çocuklar var. Elbette stresten, sinirden ağlayanlar, midesi bulananlar… Yine bilindik görüntüler yine bilindik konuşmalar…

Yani bu iş ne kadar daha böyle gidecek. Her yıl bu görüntüleri görmeye devam mı edeceğiz? Sakın bana hiç kimse “zamanında biz da girdik bu sınava” demesin. Ben da “senin zamanında başkaydı” derim. Şimdi 2 binden fazla öğrenci bu sınava giriyor. Bu rakam çağ nüfusunun yarısından fazladır. Benim zamanımda da sınav vardı ama bu kadar vahşi ve acımasız değildi.  Şimdi sevgiden yoksun bir nesil yetiştiriyoruz. Çünkü yanında oturduğu, çok sevdiği arkadaşı artık onun en büyük rakibi… Böyle bir psikolojide gel de sağlıklı çocuklar yetiştirin. Bahsettiklerimiz 10 yaşındaki çocuklar…

Umarım bir gün bu çocukları anlayan birileri çıkar ve onları bu eziyetten kurtarır.

Rahmetlik nenem sorardı hep: “Koleje gidince ne oluyor?” Yani, gerçekten ne oluyor koleje gidince?







Başa dön tuşu