KGS belası nihayet bitti. Bitti de yaratığı travmaların bazıları hemen bazıları ise çok yıllar sonra ortaya çıkacak. Çocuklara yaşatılan psikolojik travmaların sorumluları da üzerine birer bardak su içer artık. Dershaneciler de karlarını hesaplasınlar!
Çocuklar geleceğimizdir. Bütün çocuklarımızın sosyal, zihinsel ve fiziksel olarak sağlıklı gelişimleri birinci derecede yöneticilerin sorumluluğudur. Ne yazık ki kolej olgusu, bu sorumluluğun yöneticiler tarfından üstlenilmediğinin göstergesidir. Tam tersi çocuklarda psikolojik travmalar yaratmak, sanki görevleriymiş gibi hareket etmekteler.
Pazar gün (12 Haziran) ‘Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü’ idi. Buralardaysa çocuklar bir gün önce yarıştırıldılar. Ne için? Daha iyi bir meslek edinimi için mi? Sadece çocukluklarını yaşasınlar diye mi? Yoksulluktan kurtarılmaları için mi? Daha sağlıklı, temiz ve güvenli bir çevrede yaşamaları için mi? Yoksulluk nedeniyle fiziksel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz etkileyecek işlerde çalışmaktan kurtulsunlar diye mi? Yoksa en önemlisi bütün çocukların yoksulluk riskinden kurtarılması için mi?
Ne yazık ki hiçbiri için yarıştırılmadılar. Sadece zengin çocuklarının daha iyi meslekleri kapmasını sağlayacak bir ortamı yaratmak için. Kolej şimdiki yapısıyla kesinlikle zengin çocuklarınındır. Yoksullukla boğuşan, yoksulluk riski altında olan ailelerin çocukları şimdiki kolej olgusu yapısıyla asla kolejli olamaz.
Olamadı da zaten. 2015 öğrenciden yalnızca 501’i koleje girdi; yüzde 24.9’u. Geriye kalan yüzde 75.1 çocuk, psikolojik travmalara mahkum edildi. KKTC’nin çarpık sosyal yapısında iddia edilen ‘üst düzey meslek’leri edinmelerinin önü kesilmiş oldu. Çarpık sosyal yapıda yaratılan ‘zengin’lerin! çocuklarına ise yol açılmış oldu. Yazık çok yazık. Sözde Milli Eğitim Yasası’nda eğitimde fırsat eşitliği maddesi var. Buralarda asla eğitimde fırsat eşitliği diye bir kural çalışmaz.
Üstelik daha önce de yazdık; KGS-2 sınavının soruları dışarıya sızdığı ile ilgili iddialar ayyuka çıktı. Geçen haftaki yazımdan sonra öğretmen, müdür muavini ve çocuğu koleje hazırlanan değerli bir öğretmen arkadaş beni ziyaretinde kaygısını şöyle aktardı: Hocam bir öğrenci KGS-1 sınavından 53 aldı. KGS-2’den ise 95. Beni kimse buna inandıramaz. KGS-1 çok az konudan girilen bir sınav, KGS-2 ise bütün konulardan girilen bir sınav. Bir öğrenci bu kadar artış gösterip 53’ten 95’e asla yükselemez. Bizler asla KGS-2’ye güvenmiyoruz, sorular dışarıya bir şekilde sızdı. Yöneticiler pirincin taşını ayıklamayacak ama vijdan azabı duyacaklar sanırız!
Kolej ortaokul sonuna bırakılmalı (illa ki olacaksa). Ortaokul sonunda koleje giriş düşünülmeli. Bu amaçla da öğrenci portfolyolarından yararlanılmalı. Öğrenciler sınav kaygısını asla duymamalı. Değerlendirmeler sadece öğretmen sınavıyla da yapılmamalı. Bunun yanında veli, müdür, müdür muavini, öğrencinin kendi kendisini değerlendirmesi, diğer öğrencilerin öğrenciyi değerlendirmesinden oluşacak ‘toplam puan’a göre öğrenciler koleje alınmalı. Öğrenciler ilgileri belirmeye başladığı için kendi kararlarını da kendileri verebilir. İlkokul 5. sınıfta kendi kararı değil ailenin kararın uyar.
Şimdiki kolej giriş sisteminde, ailenin kararı olduğu için koleje giren çocukların bazıları kolej programını taşıyamıyor; yeteneğinin üzerinde bir program çünkü. Koleje giren öğrenci 6, 7 ve 8 sınıfta tökezlemeye başlıyor. Kolejlerden gelen duyumlar bunun kanıtı. Öğrenci kolejde ingilizceden, matematikten ve fenden not olarak 2, 3 alıyor . Bunun çok değişik anlamları var; örneğin öğrenci bir şekilde korunarak veya ezber yeteneği sayesinde koleje girmiştir vb… Kolejde de tökezlemeye başlıyor.
Bu durumun kolej giriş sınavının güvenilir ve geçerli olmadığının da kanıtıdır. İstatistiksel olarak KGS’lerin yordama geçerliği çok düşük anlamı çıkar. KGS’ler öğrencilerin kolej programında başarılı olup olamayacağını kestiren (yordayan) bir sınav değildir. İstatistiksel olarak büyük problemleri olan bir sınav olduğunun kanıtıdır. O halde KGS’lerin bu çeşidinde ısrar niye?
Başka bir ülkede bu kadar tutarsız bir eğitim sismeti (sistemsizliği) her halde yoktur. Yapılandırmacılık varsa, KGS’ler güvenilir ve geçerli değilse, bu sistem acilen değiştirilmeli.
































