Köşe Yazarları

KKTC’NİN YENİ DENKTAŞI: KUDRET ÖZERSAY


Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Yunanistan Başbakanının Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyarette “Kıbrıs’ta Türk askerinin işgali sonlandırılacak” açıklamasını çağ dışı olarak niteledi.

Neden çağdışı?

Özersay demecinde bunun Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığının Yunan darbesi ve anlaşma ihlalinden kaynaklandığını söyledi.

Özersay’a göre Türkiye’nin adaya askeri müdahalesine işgal denemez çünkü Yunan cuntası askeri darbe yapmış Türkiye de karşılığında garantör olarak adaya askerlerini gönderdi.

İyi de bu olay tam 45 yıl önce oldu. Neredeyse üzerinden yarım asır geçti. Yunanistanda cunta ve Kıbrısta işbirlikçileri iktidarda değil. Kıbrıs Cumhuriyeti ayrı bir devlet ve en büyük ulus üstü ve de demokratik (en azından Türkiye’den misliyle daha demokratik) bir federasyonun, Avrupa Birliğinin üyesi. Demem o ki “Türkiye’nin 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunan Cuntası askeri darbe yapıp Kıbrıs Cumhuriyetinin bağımsızlığını ortadan kaldırdı”  olayı tarihe karışalı yıllar geçti. Ve bu siyasi argümanlar Denktaşın. Ona da ne BM nezdinde ve ne de uluslar arası diplomaside Kıbrıs sorununun çözümünde “Mr. No” deme ünvanından başka bir şey kazandırmadı!

 Özersay Yunan Başbakanı Mitçodakis’in ziyaretiyle ilgili başka ne demiş?

 “İşgal arıyorsa Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin Rumlar tarafından işgal edilmesine bakmasına tavsiye ederim. Kıbrıs Türk halkının haklarının gasp edilmesine bakmasını tavsiye ederim”

Bu sözleri yıllarca Denktaş da defalarca tekrar edip durdu.

Bir yandan “Kıbrıs Cumhuriyetini Rumlar gasp etti” dedi, diğer yandan Kıbrıs Cumhuriyetindeki ortaklık haklarını kullanmak için hiçbir şey yapmadı. Dahası o ortaklık haklarını talep edecek olanları da “hain” ve “Rumcu” ilan etti.

Hem “devleti elimizden zorla çekip gasp ettiler” diye ortalığı velveleye vereceksin, hem de “istemem sana kalsın” diyeceksin!

Ne istiyorsun sayın Özersay?

Adada iki ayrı devlet mi?

Türkiye’nin adada yalnızca askeri gücüyle değil ama nüfusu, dini, mali gücü, hasılı kültürüyle kalmasına aracılık edecek ayrı bir devlet!

Bunun için de KKTC’nin tanınmasını istiyorsun.

Sanki bunu ve batılı ülke diplomatları, ABD, AB, Rusya ve hatta Arap ülkelerinin siyasetçileri bilmiyor görmüyor mu?

Gerek Perez De Cuellar, gerek Butros Gali’nin “Güven Yaratıcı Önlemler Paketinde, gerekse Annan Planında tamamen Kıbrıslırumlara bırakılması öngörülen Maraş için de  “ne Rumların ne de Yunanistan’ın paydaş ve muhataplarımız olmadığını” vurgulamışsın.

Muhatabımız kim sayın Özesay?

Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden sorumlu AKP’li bakan ve siyasetçileri mi?

Maraş’ın yasa dışılığına atıfta bulunan uluslar arası kararlara karşı da:

“Doğu Akdeniz’de Yasadışı faaliyet arıyorsa yine Rumların tek yanlı yaptıklarına bakmasını tavsiye ederim.”demişsin.

Kıbrıs’lı Türkler siyasette “Toparlanıyoruz” derken, yuvarlanarak bugüne geldi ve suçu karşı tarafın üzerine atacak donelere başvurarak görüşürmüş gibi yapıp çözümsüzlüğün, statükonun devamını sağlayacak, bir “usta blame game”ci daha kazandı.

Sevgili Kudret kardeşim.

Dün CTP’nin, bugün UBP’nin desteğiyle, (herkesin diline sakız olmuş 750 milyon türk lirası AKP ve RTE desteğini unutmamak gerekiyor)  Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü oldun, radyo, televizyon ve gazetelerden sosyal medyaya, pek çok siyasi algı yaratacak konuşmaların yer aldı.

Öyle gösteriyor ki HP olası bir seçimde öncekinden daha düşük bir oy alacak.

Dış Politikada elbette önceki lider Eroğlu’ndan, Tatar’dan da çok ama çok daha iyisin! Denktaş kadar da zeki ve bugün için “Reisin” güvenine layık, konusunda kalem yalamış, İngilizceye hakim bir siyasetçisin. UBP için Denktaş’tan bu yana Kıbrıs sorununda “içe dönük yıldızı parlayacak” ikinci siyasetçi olmaya aday birisisin.

Önümüzdeki seçimlerde büyük bir olasılıkla pek çok Kıbrıslı Türk ve Türkiye kökenli KKTC vatandaşının da oylarıyla başkanlık makamı için de en yakın adaylardansın.

Doğrusu önümüzdeki toplum liderliği seçimlerinde senin değil ama bizim (Kıbrıs solunun) işimiz zor! HP’ni ise bir sonraki genel seçimde bir zamanlar İsmet Kotak, Nejat Konuk, İrsen Küçük tarafından kurulan siyasal partileri bekleyen akıbet bekliyor sanırım.

Bu nedenle UBP ve önümüzdeki başkanlık seçimleri tek kurtuluş gibi.

Vatana ve Millete hayırlı olsun!



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı