İki haftadan beri Kıbrıs müzakereleri konusuna yoğunlaştığımız cihetle iç konulara değinememiştik. Bu gün Haziran 2017 ayı içinde TC Büyükelçiliği Kalkınma ve ekonomik İşbirliği Ofisi’nin yayınladığı KKTC Bütçelerine konan TC Yardım ve Kredi’leri ile finanse edilen yatırım projelerinin uygulama sonuçlarına değinmek istiyorum.
TC Büyükelçiliği ilgili raporlarına göre, 2016 ve 2017 yılları içinde KKTC Bütçesinde öngörülen ve Hibe ve Kredi olarak verilen yatırım projelerinin önemli ölçüde kullanılamadığını göstermektedir. Hükümetin ilgili yatırımcı bakanlıklarının proje üretememeleri sonucu 2016’da ödeneklerin ve kredilerin % 50’si, 2017 yılında ise henüz %10’u kullanılabilmiştir. 2016 yılında 615 milyon TL, TC Yardımı kullanılamamış, 2017’de ise öngörülen 723 milyon TL,’den henüz 70.6 milyon TL kullanılabildiğini, üzülerek görüyoruz.
2014 ve 2015 yıllarından da 305 milyon TL Hibe yardım kullanılamamış ve 2016 yılına sarkmıştı. Bu raporlar özellikle son 4 yılda Hükümetlerin Bütçe’lerde öngörülen yatırım alt yapı ve reel sektör için öngörülen ödenekler ve Yardımlara karşılık proje uygulamasında ciddi aksamaların olduğunu ve Hükümetin verilen TC yardımlarını kullanmada uygulama kabiliyetini kaybettiğini göstermektedir.
Yalnız 2016 yılı Bütçesinde öngörülen Alt yapı projeleri için öngörülen 432 milyon TL ödenekten bir yıl içinde 145 milyon TL harcanabilmiş, 287 milyon TL kullanılamamıştır. Bu projelerin biraz detayına inersek en çok hizmete konması için ihtiyaç olan Ulaştırma sektörü için ki esas yol projeleridir, 113 milyon TL öngörüldüğü halde 39.3 milyon TL’sı kullanılabilmiştir. Girne Antik limanı için ki çok önemli 58 milyon TL ödenekten 14 milyon TL kullanılmıştır. Yol yapımı ve karayolları master plan uygulaması için toplam 98 milyon TL ödenekten ise ancak 29 milyon TL’sı kullanılmıştır ki ne kadar yol proje uygulamalarına ihtiyacımız olduğu ortadadır. Basında her gün çıkan haberlerin çoğu yollardaki bozukluklar ve kontrolsüzlüklerden meydana gelen can kayıplarıdır. Halkın isyanı yansıtılmakta, ancak hiçbir önlem alınmadığı gibi proje paraları da geçen yıllardan beri kullanılamamaktadır. Dağ yolunda her gün can kaybedilmektedir. Aynı şekilde bütün yollar yetersizdir ve tehlike saçmaktadır. Ulaştırma sektörü dışında Eğitim, kültür, sağlık ve sosyal hizmet projeleri ödeneklerinin de büyük kısmı kullanılmamış bakiye olarak durmaktadır.
Diğer Kamu sektörü başlığı altındaki 178.7 milyonTL ödeneğin, 125 milyon TL’sı, belediyelerin alt yapı projeleri için öngörülmüş bunun da 35 milyon TL’sı harcanmıştır. Geriye kalan 53 milyon TL kamu alanları için öngörülen ödenekten 16 milyon TL, harcandı ve 2016 yılı sonunda toplam 178 milyon TL’lik bu kalemden 51 milyon TL harcanmış, geçen yıldan beri 127 milyon TL bakiye mevcuttur.
Ayrıca Reel Sektör projeleri olarak 2016 yılında öngörülen toplam 177 milyon TL’den ise 107 milyon TL harcanmıştır ki bu ödenekten diğer yatırım ödeneklerine göre daha fazla harcama olmuştur. Nedeni tarım, sanayi ticaret, turizm sektörlerine prim dağıtımıdır, ve yüksek öğretim kurumlarına yapılan yardımlardır ki projelendirme açısından fazla zahmet gerektirmedi..
Toplamda 2016’da yatırımlarda öngörülen 609 milyon TL Hibe’den 357 milyon TL kullanılamayan bakiye kaldı. Öngörülen 478 milyon TL Maliye’ye Destekleme Kredisi’nin ise 220 milyon TL’si temin edilebilmiş, gerisi Hükümetçe gerçekleştirilmeyen İşbirliği protokolü dolayısıyla olacak ki 258 milyon TL kullanılamamıştır. Sonuçta Hükümetçe gerçekleştirilemeyen proje ve mükellefiyetler dolayısıyla 2016 yılında, toplam 615 milyon TL, kullanılamayan TC yardım ve kredileri olmuştur. 2014-2015’den ise 305 milyon TL 2016’ ya sarkmıştı.
2017’ye geldiğimizde en son yayınlanan ilk 5 aylık uygulama sonuçlarına göre, toplam 511 milyon TL alt yapı projelerinden ki bunlar tarım, sanayi ticaret, ulaştırma , eğitim-Kültür, sağlık ve sosyal hizmetler sektörleri için, ve ‘Diğer kamu’ adı altında belediyelere, köylere ve kamu alanlarına yapılacak yatırımlar, çevre, gibi projeleri kapsamaktadır. Toplam bu 511 milyon TL’den bu yıl 45 milyon TL’ye yakın bir harcama yapılmıştır henüz. Yılın yarısına yakın sürede projelerin % 10’u dahi uygulanamadı.
Reel sektör başlığı altındaki 212 milyon TL ise ki tarım, sanayi-ticaret, turizm teşvikleri ve yüksek öğretime yardımları kapsamaktadır, sadece 25.7milyon TLsi harcanmıştır ki bu da bu başlık altındaki yardımların % 12 si ediyor.
Bu tablo bir Yönetim için çok acı bir tablodur. Hizmetlerin yürütülmesi için kamu yönetiminin çeşitli nedenlerle çalıştırılamadığının sonucudur ve bu sonuç Hükümetlerin ve Yöneticilerin sorumluluğudur. Partizanlıklar nedeniyle alt üst edilen kamu bürokrasisinin ve yok edilen veya kenara çektirilen teknik ekiplerin boşluğunun bir sonucudur..
Hatırlıyorum yatırımcı Bakanlıklardan her yıl Bütçe hazırlanırken Genelge ile Maliye Bakanlığı’ca istediğimiz Bütçe tasarı teklifleri içinde her yatırımcı Bakanlıktan yatırımlar için Maliye Bakanlığına projeler yağardı adeta. Çünkü projeler o yılın Bütçe hazırlık safhasına kadar hazır edilmesi gerekirdi. Projesi hazırlanmayan yatırım ödeneklerini Bütçe tasarısına koymazdık. Ve KKTC Bütçesi yatırımları için Türkiye tarafından her yıl öngörülen TC yardım ve kredileri toplamı, çoğu zaman hazır edilen projelere yetmediği cihetle, Lefkoşa’daki Yardım Heyeti’ne ödenek arttırılması hususunda toplantılar yaparak ödenek arttırılmakta veya kabul ettiremediğimiz kısım için de hem yerel kaynaklardan ödenek ayrılır, ayrıca Ankara’ya toplantıya giderek Bütçe kapsamına alınamayan mevcut hazırlanmış Projeler için ödenek artırımı talebinde bulunulur ve büyük ölçüde sağlanırdı. Hatta İslam kalkınma Bankasından dahi Yardım istenerek ve temin edilerek başlangıç sermayesi yapılmış ve KKTC çapında binlerce Sosyal Konut projeleri gerçekleştirilerek onbinlerce dar gelirli evi olmayan vatandaşlar ev bark sahibi yapılmışlardır. Sonrasında bu proje de durdu..
Yılın Bütçesi onaylandığı zaman projeler Bakanlıklarda hazırdı, ilgili Daire, işçileri ile o projeyi yürütür veya ihaleye çıkılırdı. Bir çok yolları, Karayolları Dairesi işçileri, bir çok su şebekelerini Su Dairesi ve jeoloji dairesi işçileri ve Devlet binalarının çoğunu Planlama ve İnşaat dairesi ve kadrolu işçileri yapmıştır. Gerektiğinde dışarıdan ihale ile ek iş ve takviye ile tamamlanmış, daha büyük projeler ise ihale ile yapılmıştır. Örneğin Girne yolu yapımının önemli kısmını Karayolları Dairesi ve kadrolu işçileri yapmıştır.
Şimdiki duruma bakıyoruz, o kadar ehil elemanlar partizanlıklar ve yandaşlıklar dolayısıyla harcanmıştır ki, dairelerimiz atalete düşmüştür. İşçilerin çoğu da delege yapılmıştır ve al ver süreci ile kamu bürokrasisi çökertilmiştir. Şimdiki gelinen duruma bakıldığında tam ters ve inanılması güç bir şey, ödenekler ve yardımlar hazır harcama yapılamıyor, proje uygulaması yok! Hibeler kullanılamıyor.!
Şimdilerde esasen Bütçe hazırlanırken, hepimizin gördüğü üzere, projesiz Global ve toplu ödenekler Bütçe tasarısına konmakta ve Bütçe Meclis’ten onaylandıktan sonra projeler detaylandırılmaya ve hazırlanmaya çalışılmaktadır ki teknik eleman eksikliği ve Yönetimlerdeki çoğunlukla bilgi ve Yönetim eksiklikleri dolayısıyla yılı içinde de değil yıllar sonra bile projesi hazırlanamadığı cihetle uygulanamamaktadır. Ödeneklerin büyük çoğunluğu ertesi yıla devredilmekte ve beklenmektedir. TC Büyükelçiliğinin bu konularda sitemli açıklamalarını sık sık duymaktayız. KKTC Yönetimlerinin önlem almak yerine duyarsızlığın devamı anlaşılır gibi değildir.
Proje ekipleri hazırlanması ve takviye edilmesi bir Hükümet bir Yöneticiler grubu için bu kadar zor ise söyleyecek bir şey yoktur.
Siyasi kademelerde de gerek siyasi olsun gerek bürokraside olsun atandığı işe göre ehliyet ve tecrübe ortadan kalktığı için Yönetimlerde sevk-i idare diye bir şey kalmamıştır ki, bu sonuçlar ortadadır. Tüm Siyasi Partilere bu ülkenin bu ataletten çıkarılması için büyük görevler düşmektedir. En yakın Güney komşumuza bakalım. Bürokrasileri ile mukayese edelim. Devlet’te her gelen siyasi parti ile Parti-Devlet bütünleşmesi var mı? Yoksa her görevli yerli yerinde mi?
Ve tüm devlet mekanizmalarının ülkemizin geleceği için öncelikle hukuk devleti ve işleyebilecek bir kamu Yönetiminin gerçekleşmesinin önceliğini gündemlerine koymaları gerekir.
































