Ekonominin sıkıntıda olduğunu söyleyenlere en temel eleştiri yıllardır ekonomiyi siz yönetiyorsunuz neden ekonomiyi kırılgan halden çıkarmadınız, neden ekonomik modeli düzgün kurmadınız da hale daha ekonomik sıkıntıdan bahsediyorsunuzdur?
Genellikle ekonomik kriz dendiği zaman batış, iflas, çöküş anlaşılır. Krizlerin bir batış veya bir çöküşle sonuçlanması gerekmez. Genel tanımla ekonomik kriz ekonomiyi iftiva eden göstergelerin kötüleşmesiyle ekonominin işleyişinin bozulmasını ve genel ekonomik yaşamın şimdi ve gelecekte de olumsuz etkilenmesini ifade eder.
Ekonomik krizler birçok nedenle çıkar ve farklı etkileri vardır. En belirgin ekonomik krizler;
DURGUNLUK; Ekonomi büyümez veya yavaş büyür.
YÜKSEK ENFLASYON; Fiyatların çok hızla artması
DEFLASYON; Fiyatların düşmesine rağmen ekonomide canlılık kaybolur.
STAGFLASYON; Enflasyon var fakat ekonomi büyümez.
RESESYON; Ekonomide sürekli küçülme yaşanması.
DEPRASYON; Ekonomi küçülür beraber enflasyon işsizlik artışı cari açık bunların uzun süre yaşanması.
Bazen yukarıda ki krizlerin bazıları farklı derecelerde olmak üzere bir arada bulunabilir ve krizin boyutu yükselir.
KKTC ekonomisinin son beş yılının başlıca göstergelerini kıyaslayalım ve nerelerdeyiz bir bakalım.
2017 2021
Büyüme(%) 5,4 3,9
İşsizlik(%) 6,2 8,5 Gerçekte çok daha yüksek
Kişi Başına Gelir USD 14,187 11,129
Enflasyon(%) 14,68 48,32 Gerçekte çok daha yüksek
USD Kuru 3,78 13,22
Cari faizler(%) 7,00 12,75
Yukarıdaki göstergeleri bir arada değerlendirirsek KKTC ekonomisinin doğru zeminde olmadığı işsizlik enflasyonunun arttığı, kur ve faizlerinde arttığı kişi başına gelir(satın alma gücü açısından) düştüğü bir durumu gösteriyor. Bu duruma baktığımız zaman ekonomimizin sürekli bir kriz yaşadığı görülüyor. Elbette ki çökmedik ama krizi yaşıyoruz.
ENFLASYONDA ÇOK YÜKSEĞİZ:
Gerek AB Ülkeleri gerekse G20 ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyoruz. Bütçemiz sürekli açık verir. Bir durumda hatta açık sürekli artmakta.
Durum böyle olmasına rağmen sürekli pembe tablolar çizip hem bizle hem de kendileriyle alay ediyorlar. Gerek asgari geçim ücreti gerekse çarşı pazardaki fiyatların sürekli artması hane halkını yoksulluğa sürüklerken asgari ücret açlık sınırının bile altında seyrediyor. Çarşı ise fahiş fiyatlarla tavan yapmış durumda.
Özellikle fiyatların ucuzladığını söylemekle de halk ile adeta dalga geçiliyor.
KKTC’de ekonomik kriz yaşandığını dile getirenlere sokaklara, marketlere, restoranlara, trafikteki araçlara bakın kriz var mı bu ülke de diye tepki gösteriliyor.
Yani bizde ne olması lazımdı ki ekonomik kriz olduğunu kabul edelim. Neyle kıyas yapılıyor? Acaba bizim krizimiz.
‘KKTC’de ki kriz eşitsizliği artıran bir kriz’
Geliri ve varlığı olanlar tüketiyorlar fakat hane halkının (çoğunluk olan) durumu giderek kötüleşiyor. Bir çok eve bugün kırmızı et giremiyor.
KKTC Halkı hızla fakirleşiyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde mutlu bir azınlık var. KKTC’de insanlar tekrar odun sobalarıyla ısınmaya başlamış, marketlere uğramak ise ayda bir defaya düşmüş durumda.
Dünyada ki krizle mukayese etmeyelim sakın. Enflasyonu kıyaslamayalım çünkü bizde hayat pahalılığı var. Bizde ki enflasyon fakirlik enflasyonu. Enflasyonla hayat pahalılığı aynı şey değil. Dünyada ki enflasyona paralel olarak maaşlarda ona göre artıyor. Bizde böyle mi? Asgari ücretle çalışan yüksek bir kesim enflasyona ezdiriliyor. Dolayısıyla fakirleşme enflasyonu var KKTC’de.
Doğruları görüp kabul etmenin zamanı çoktan geçmiştir.
































