Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

Kızılca Gün Anıtı

Şehir meydanlarına dikilmiş heykeller ve anıtlar tarih boyunca toplumun ve çevrenin kültürüyle yoğrulmuş, bütünleşmiş öğelerdir. Genellikle de bulundukları ülke ve şehirlerle ilgili tarihi özellikleri vardır veya tarihten bağımsız sosyal bir mesaj ileten sanatsal sembollerdir. Saat kulelerini de meydanlarda sıklıkla görebiliriz. Bu sanatsal eserler bulundukları meydana anlam katarlar ve insanların buluşma noktası, çevredeki yerleşim yerleri için konum belirleyici olurlar. Görsel olarak insan ruhuna dokunmaları da esastır.

Ankara’ya gidip de Kızılay’a uğramayanımız yoktur sanırım. Kızılay, çarşılarıyla kafeleriyle, Ankaray ve metro istasyonuyla şehrin merkezi; bakanlıkları ve meclisi ile beynidir. Öyle ki insan kalabalığı hiç eksilmez, trafik asla azalmaz. Genelkurmay Kavşağı bilindik önemli bir noktadır. İşte bu kavşak 27 Aralık 2020’de açılışı yapılan Kızılca Gün Anıtı ile önemine yakışır bir anıt projesine kavuştu. Bu anıtın oraya yapılabilmesi için çetin bir mücadele verilmiştir. Eski Belediye Başkanı Melih Gökçek 2014 yılında aynı noktaya bir buçuk milyon Türk Lirası’na mal olduğu söylenen, iç içe geçen dört kol saatinden oluşan bir heykel yaptırmıştı ve siyasi tartışmaların da odağı olmuştu. Muhalefet, bu saat heykelinin 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından eski Ekonomi Bakanı’na rüşvet olarak verildiği ileri sürülen 700 bin dolar değerinde Patek Philippe marka kol saatini hatırlattığını ileri sürmüştü. Söz konusu saat heykelinin Genelkurmay Kavşağı’nda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tam karşısına rüşvetin bir sembolü gibi dikilmesinin kabul edilemeyeceğinin kavgasını vermiş soru önergesi bile sunmuştu. İktidar ise bunu reddetmiş ‘Sadece bir saat heykeli’ diye savunmuştu. Mecliste bunlar tartışılmıştı ancak Ankaralılar yıllardır şehrin her yerine dikilen anlamsız hayvan figürlerine alışıktı. Beyin yakan bu kol saati heykelini de bir müddet sonra benimsediklerinden değil de çaresizliklerinden olsa gerek, görmezden gelmeyi tercih ettiler. Medya, saat heykelinden rahatsızlığını, onun anlamsızlığını ve çirkinliğini yazmaktan vazgeçmedi. Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş, Nisan 2019’da toplumdan kabul görmeyen bu kol saati heykelini kaldırdı ve yerine Ankara’ya yakışacak bir anıt projesi için kolları sıvadı.

Ankara önemini ve gücünü Ulu Önder Atatürk’e borçludur. 27 Aralık 1919 ‘da Ata’nın Ankara’ya gelişi Kurtuluş Mücadelesinde çok önemlidir ve sonradan 23 Nisan 1920’de Meclisin Ankara’da toplanması ve 13 Ekim 1923 ‘te başkent ilan edilmesi Atatürk’ün Ankara’ya verdiği önem ve değerin göstergesidir. Yeni yapılacak anıt projenin ana fikri de Mustafa Kemal’in 27 Aralık 1919’da ilk kez Ankara’ya gelişinin canlandırılması oldu.

Yapılacak anıt geçmişte o gün yaşananları anlatacak sanatsal değerde bir yapıt olmalıydı. Tarihte, 27 Aralık 1919’da Atatürk’ün Ankara’ya gelişi ‘Kızılca Gün’ olarak anılır. Mustafa Kemal 27 Aralık 1919’da Dikmen sırtlarından Ankara’ya giriş yapar; şehrin köylerinden, kasabalarından akıp gelen binlerce atlı ve yaya Seymen Ata’yı karşılarlar ve onu bağırlarına basarlar. Şaşıran ve duygulanan Ulu Önder ‘Merhaba Efeler! Niye zahmet ettiniz, neden geldiniz?’ der ve Ata’nın etrafında çember olan binlerce Seymen hep bir ağızdan ‘Seni görmeye, bu vatan için ölmeye geldik Paşam!’ diye cevap verirler. Mustafa Kemal ‘fikrinizde kararlı mısınız?’ diye sorar ve Seymenler yine hep bir ağızdan ‘And olsun!’ diye karşılık verirler. Bunun üzerine gözleri yaşaran duygulanan Gazi Paşa ‘Var olun Yiğitler’ der. Atatürk ile Seymenler arasındaki bu konuşma tarihe geçer. Orta Asya Türk törelerine göre ülkenin buhran yaşadığı dönemlerde devleti ve milleti bu buhrandan çıkaracak bir lider seçiminin yapıldığı güne Kızılca Gün denirmiş. Böylelikle 27 Aralık 1919, Ankara için önce milli mücadelenin karargahı, sonraki yıllarda ise Türkiye’nin kalbi ve Cumhuriyetin başkenti oluşunun başlangıcı Kızılca Gün’dür.

Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 101. Yıl dönümünde 27 Aralık 2020’de Kızılca Gün adı verilen anıt, önceden saat heykeli olan alanda tamamlanıp, pandemi dolayısıyla temsili bir törenle açılmıştır.

Maliyeti Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi tarafından karşılanmış olup Heykeltıraş Aslan Başpınar’ın eseridir. Yaklaşık 10 metre yüksekliğe ve 4,5 metre ene sahip cam elyaf takviyeli polyester malzemeden yapılan anıt, 17 figür ve 1 rölyeften oluşuyor.

Kademeli mimari formu 16 Türk Devletini, Ay Yıldız ise Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ediyor. Anıtta Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere dönemin Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi, Ankara Vali Vekili Yahya Galip, Müderris Beynamlı Hoca Mustafa Efendi ve ilk kadın muhtar Satı Kadın yer alıyor. Ana figürlerin etrafında ise Ankara’nın yiğit Seymenleri, Bacı erenleri, gençler ve çocuklar ile Milli Mücadele’ye inanmış Ankaralılar bulunuyor.

Kızılca Gün Anıtı’nın açılışını gazeteler ‘Kol Saati Heykeli gitti, Kızılca Gün Anıtı geldi’ diye yazdı. ‘Ankara’nın benim gönlümde bambaşka bir yeri vardır.’ diyen Atamıza Ankaralıların şükranlarının ifadesi niteliğinde anlamlı ve tartışmasız başarılı bir anıt oldu. Başkentin merkezi Kızılay’da yapılan Kızılca Gün Anıtı, tüm farklılıkları, tüm karşıt görüşleri ortak bir değer etrafında ‘Atatürk Sevgisi’ ile bütünleştirmiş ve sadece Ankaralıları değil tüm ulusu kucaklamıştır.