Köşe Yazarları

Kıbrıs’ta tehlikeler artıyor


Petrol ve gaz, Orta Doğu’da durdukça, bölgedeki karışıklıkların durmasını beklemek hayaldir.

       Türkiye’nin Suriye içinde başlattığı Barış Pınarı harekatını da, Orta Doğu’daki çıkarların bir parçası olarak görmek gerekmektedir.

       ABD, Rusya ve Suriye , Türkiye ile birlikte, şu anda oyunun baş aktörleri durumundadır.

       ABD ve Rusya, her gün değişen politikalarıyla, bölgedeki güçlerini arttırmaya çalışmaktadırlar.

       Trump, Güvenli Bölge yaratmanın, Türkiye’nin doğal hakkıdır görüşünü savunurken, bir yandan da Kürtlerin koruyucusu rolünde durmaktadır.

       Rusya ise, dar faydacı politikasını sürdürmekte kararlıdır.

       Putin, bir yandan Türkiye ve İran’ı yanına çekmeye çalışırken, diğer yandan da özellikle Türkiye’nin Suriye içerisinde kökleşmemesine çalışmaktadır.

       Barış harekatının hedefleri olan Münbiç, bir anda Rusya askerleriyle ve hemen arka planda Suriye devletinin ordusuyla korumaya alınarak, Türkiye’nin o bölgedeki yayılması durdurulmuştur.

       Emperyalizmin bölgedeki oyunları çok karmaşıktır.  Bu oyunları analiz edebilmek için, tarihi birikime ve analitik düşünmeye ihtiyaç vardır.

       Suriye‘nin parçalanmak istenmesini isteyen ana güç ABD’dir. Bu hiç unutulmamalıdır.

       ABD, Rusya’nın Akdeniz’deki en önemli müttefiki olan Suriye üzerinde ayrıntılı ve kaypak planlarıyla tehlikeli bir politika izlemektedir.

       Bu tehlikeli politika sayesinde, Suriye alabildiğine zayıflatılmış ve kendi bütünlüğünü, Rusya ve İran’ın destekleriyle , koruyabilmiştir.

       Türkiye de dıştan gelen göçmen akımı ve kışkırtmaların etkisiyle, Suriye içerisinde bir güvenli bölge yaratmak zorunda bırakılmıştır.

       Savaş, bir ülkeyi her açıdan zor durumlara sokmaktadır.

       Türkiye de, başka bir ülkede bu zorlu savaşı sürdürürken, ekonomik olarak etkileneceği kesindir.

       Kıbrıs’a gelince:

       Kıbrıs’ta yaşayanlar, Orta Doğu cehenneminin hemen yanında yaşadıklarını unutmamalıdırlar.

       Böyle önemli bir bölgenin komşusu olmak, dış müdahalelerin de daima  gerçekleşebileceğini dikkate almayı gerektirir.

       Kıbrıs’ta her iki ulus artık, TEK BAŞLARINA karar verme pozisyonundan uzaklaşmıştır.

       Kıbrıs’taki yeni şekillenme, Orta Doğu’daki çatışmaların bir sonucu olacaktır.

       Orta Doğu’daki  çatışmalarda yer alan güçler, Kıbrıs sorununda da, belirli avantajlar elde etme peşindedir.

       Amerika ve Rusya’nın, Kıbrıs üzerindeki hakimiyet mücadelesini görmeyenler ve Kıbrıs sorununu Rum-Türk çatışması şeklinde görenler, bu sorunun taşıdığı tehlikeleri anlayamazlar.

       Her iki tarafın toplum liderleri, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de hızla artan çelişmeleri ve potansiyel tehlikeleri anlamak zorundadırlar.

       Artık uzlaşma için, belirli riskleri göze almak gerekmektedir. Bu riskler alınıp, Kıbrıs sorunu çözümlenmezse, Kıbrıs’ta da çatışma kaçınılmaz olacaktır.

 

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı