2004 Annan Planı’nın referandumundan sonra, bir süre durgun giden Kıbrıs görüşme süreci, daha sonra, özellikle Mehmet Ali Talat’ın kişisel çabaları ve ısrarıyla yeniden başlamış ve günümüze kadar, arada bir hızlanarak, çoğu kez, topal aksak ve gönülsüz bir şekilde devam etmişti.
Şimdi, süreç yeni bir şekle bürünecek.
Yeni süreçte gerçekler daha ön planda olacak.
Kıbrıslı çözümün mümkün olamayacağı, 2004’tten sonra yaşananlarla iyice açığa çıktı. Zaten Kıbrıs Sorununun kaynağında iç dinamikler değil, dış dinamiklerin hegemonya mücadelesi ve dalaşı vardı.
Dünya çapında, bölgesel avantaj yakalamaya çalışan büyük güçler, küçük ülkelerin iç işlerine daima karışmışlardır. Kıbrıs tarihi bu dış karışmacılığın tarihidir de…
BM Kıbrıs görüşmelerinde yeniden DEVREDEDİR.
BM ÖZEL TEMSİLCİ’yi atayarak, sürece yeniden daha ciddi bir şekilde karışacağını taraflara bildirirken, bu atamanın yeni ve hızlı bir sürecin ilk adımı olduğu ortaya çıktı.
Tayyip Erdoğan da, 1 Eylül’de Kıbrıs’ı ziyaret etti. Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta açıkladıkları yeni sürecin ta kendisidir.
Bu yeni süreç artık NATO’nun ve Garantör Ülkelerin belirleyici olacağı bir süreç olacaktır.
Son Ukrayna krizinden sonra, Amerika’nın ve Batı’nın kendileri için, enerji konusunda çok önemli olarak gördükleri Orta-Doğu’da yeni bir ayar kaçınılmaz hale gelmiştir.
BİDEN’in Tayyip Erdoğan’la hemen hemen her gün, Orta-Doğu ve Kıbrıs konusunda görüştüğü, daha önce de Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı.
BİDEN’in Kıbrıs’ı ziyaretiyle planlanan gelişmeler, Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla Eylül ortalarından sonra gündeme gelecek şekilde kurgulanmıştı.
Tayyip Erdoğan’dan sonra, Türkiye’nin yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun da Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etmesi, hızlanacak olan yeni süreci işaret etmektedir.
Özellikle Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs görüşmelerinde takvim ve zaman sınırı koyma isteği, yeni süreçte en fazla tartışılacak olan konudur.
Rumların, Kıbrıs sorununda devamlı zamana oynama ve topu taca atma siyasetleri, kesinlikle yeni süreçte etkisiz hale getirilecektir. Rumların zamana oynama taktiği, GARANTÖR ÜLKELER ve NATO’yu devreye sokarak, etkisizleştirilecektir.
Önümüzdeki birkaç gün içerisinde, NATO toplantısı yapılacaktır. Tayyip Erdoğan bu toplantılarda Kıbrıs Sorununu birinci gündem olarak ortaya koyacağını Kıbrıs’taki konuşmasında açıklamıştı.
NATO’nun son Ukrayna Kriziyle birlikte, Avrupa’nın güvenliğini sağlamada daha dikkatli olacağı kesindir.
NATO şemsiyesi, KIBRIS HARİÇ diğer tüm Avrupa ülkelerini kapsamaktadır. Kıbrıs’ın NATO güvenlik şemsiyesi altına girmesini ise Türkiye devamlı VETO kullanarak engellemektedir.
Türkiye’nin bu VETO eyleminde, Kıbrıs’ın Türkiye’nin AB’ye katılmasını VETO etmesi yatmaktadır.
Her iki VETO esas olarak AB’nin ve Amerika’nın Doğu Akdeniz ve Orta-Doğu siyasetlerine zarar vermektedir. Bu zararın Türkiye’ye de büyük bir maddi külfet yüklediği unutulmamalıdır.
Hem Kürt sorununda, hem de Kıbrıs Sorununda çözüm acil bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın diğer dinamiği, Petrol ve gaz’ın Türkiye ve Avrupa’ya acilen ve sorunsuz bir şekilde ulaşımını sağlamaktır.
Kıbrıslılar, kendilerini dünyanın merkezinde gördükleri için, Kıbrıs Sorununun çözümsüz kalması veya bu haliyle zaman içerisinde çürümesi işlerine gelebilir. Ancak, bölgesel ayarlarda, Kıbrıslıların bu isteğinin daha uzun süre korunması artık mümkün değildir.
Kıbrıs sorunu artık tüm yönleriyle bir NATO-RUSYA hegemonya çatışması haline gelmiştir. Rusya’nın UKRAYNA’da bir adım atması ve üstünlük sağlamasına cevap KIBRIS’ta ve Orta-Doğu’da verilecektir.
RUSYA’nın ekonomik gücünün, Güney Kıbrıs’ta tıraş edilmesi ve Troyka’nın Güney Kıbrıs’ta dizginleri ele alması, tamamıyla Batı ve Amerikan patentlidir. Rusya’nın paralarının gücünü etkisiz hale getiren Batı, kendi çıkarına ayarda şimdi daha avantajlı durumdadır.
Unutulmamalıdır ki, NATO’nun Güney-Doğu kanadının en önemli iki gücü Türkiye ve Yunanistan’dır. Bu iki güç de İngiltere ile birlikte Kıbrıs’ın GARANTÖRÜDÜR.
Tayyip Erdoğan’ın Garantör ülkelerin Kıbrıs sorununda DEVREYE GİRMESİ konusundaki ISRARI, yeni ayardan başka bir şey değildir.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























